türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C

Güven sarsılırsa

24.12.2013 20:58
Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Zeynep Akgün / Esenyurt Gazetesi Muhabiri

Pamukova’da meydana gelen tren kazası, çok üzücüdür. 37 insanımız yaşamını yitirmiştir. Türkiye’nin büyük umut ve iddia ile başlattığı ve Türkiye için çok gerekli olan bir proje, Hızlı Tren projesi, ciddi yara almıştır. 


Böylesi kazalar Türkiye’de ilk değildir, son da olmayacaktır. Bizim ülkemizde hayat ucuzdur. Başka insanların hataları yüzünden günahsız insanlar hep yaşamlarını yitirmiştir. Hızlı Trenin Pamukova kazası, Türkiye”nin yaşadığı en büyük skandal, gördüğü en büyük felaket de değildir. 


•••


Türkiye’nin güvene ihtiyacı var. Türkiye’de devlete ve siyasete olan güven sarsılmış. AKP’nin iktidara geliş nedenlerinin en başında bu güven bunalımına duyulan tepki vardır. 


Türkiye’de insanlar, yalan söylemeyen, sözüne güvenilen, vatandaşının hakkını savunan liderler, siyasetçiler arıyor. Bu nedenle çok sayıda insan Recep Tayyip Erdoğan’ın uzattığı ele sarıldı. 3 Kasım 2002’de tek başına iktidara getirdi, 28 Mart 2004’te yerel iktidarları da verirken, güveninin sürdüğünü gösterdi. 


Tayyip Erdoğan’la, vatandaşına yalan söyleyen,  gerçekleri gizleyen, sadece kendisi için çalışan siyaset ve siyasetçi döneminin bitmesi isteniyordu. 


Bu yönde olumlu adımların atıldığını söylemek de yanlış değildir. 


Ama Pamukova’da devrilen trenle birlikte, AKP hükümetinin ve Tayyip Erdoğan’ın bir başka yüzü ortaya çıktı. 


Güven zedelendi. Aynı, yetersiz raylar üzerinde hızla giden tren gibi sallanmaya başladı. Bu nedenle, Pamukova’daki korkunç kaza, 37 masum insanın ölümünün yarattığı ulusal üzüntünün ötesinde boyutlar kazanmaya başladı. 


•••


Tayyip Erdoğan’ın kaza gecesi hemen olay yerine gitmesi, acılı ve tepkili insanların arasında dolaşması, onların sıkıntılarına çözüm arayan bir Başbakan olarak gözükmesi, şık ve kendisinden beklenen tavırdı. 


Ama sonrası… Sonrası hiç hoş olmadı. 


AKP’nin atadığı kimi bürokratların çok yoz, çok cahil olduğu ortayı çıktı. TCDD yetkilisi, korkunç kazayı Allah’a havale etti. Sorumluluğu topyekün üstlenmek varken, treni kullanan üç garibana bütün suç fatura edildi. 


Ulaştırma Bakanı’nın hiç sorulara bile hedef olmadan, soruşturmanın selameti açısından hemen istifa etmesi gerekirdi. Bu tavır, “İşte bunlar gerçekten farklı” dedirtirdi. Güvenin korunmasını sağlardı. 


Bakan çıktı, “Ben zor günlerde bırakıp kaçacak adam değilim” dedi. Ne alaka…Ortada Hızlı Tren inadı ve daha ilk ayında kaza yapan Hızlı Tren varken, Türkiye artık siyasette değişim, çağdaşlık ve açıklık beklerken, ülkede sağduyu sahibi herkes böylesi bir faciada siyasetin sorumluluk üstlenmesini beklerken sorumlu Bakan’ın tavrı, AKP’yi ciddi bir sınavda ikmale bıraktı. 


Ya Sayın Başbakan’ın istifayı soran gazetecilere karşı takındığı tavır?. . İstifa olacak mı diye soran gazetecileri azarlaması. 


Adeta ulusa kafa tutması, padişah havası takınması… 


Recep Tayyip Erdoğan uzun süreden beri çizdiği, güven veren, topluma hoş gelen, farklı olduğu izlenimi yaratan bütün imajını Pamukova kazasının sonunda zedeledi. 


•••


Ulaştırma Bakanı eninde sonunda istifa edecektir. Ya da yapılacak ilk kabine  değişikliğinde yerine başkası atanacak. AKP’nin, Türkiye’nin bu kazadan sonra Binali Yıldırım’ı taşıması mümkün değildir. Sayın Bakan’ın bu kazada en küçük bir dahli, kusuru olmayabilir. Ama insanlar, özellikle siyasetçiler ve yöneticiler, kendi himayelerindeki, kendilerinin güvendiği insanların yaptıkları vahim hataların da sorumluluğunu taşırlar. 


Pamukova kazasından sonra Başbakan’ın daha sakin, daha makul olması, projeyi askıya aldıklarını açıklaması gerekirdi. 


Ulaştırma Bakanı’nın gerekiyorsa “Benim suçum yok ama” diye başlayan bir açıklama ile istifasını vermesi gerekirdi. 


TCDD’nin başında bulunan bürokratların hemen açığa alınması gerekirdi. 


O zaman Türkiye, siyasette gerçekten değişme olduğunu düşünecek, güven pekişecekti. 
Tam tersini yaptılar. 


Bir krizi yönetirken soğukkanlı olamadıklarını, biraz sıkıştıklarında saldırganlaşabildiklerini; devlet anlayışında değişimi göstermek yerine, kendi adamlarını koruma içgüdüsü içine girebildiklerini gösterdiler. 


•••


Pamukova’daki hızlı tren kazasının boyutları, bu nedenle 37 vatandaşımızın yaşamını yitirmesinden çok öte önem taşıyor. 


Türkiye’nin kafasında bir kaza ile birlikte, AKP ve Başbakan hakkında yeni sorular yaratıyor. Onlara güvenen, güvenmek isteyen, Türkiye’de devlet yönetme ve siyaset anlayışında değişimi arzulayan ve bu nedenle yapılan kimi hataları bile görmezlikten gelen insanları yeniden düşünmeye yöneltiyor. 
Eğer bu kaza ile parlayan güvensizlik kıvılcımı ateşe dönüşürse, zaten pamuk ipliğine bağlı ekonominin tepe takla gitmesi de kaçınılmazdır. 


Allah korusun, bu vahim olayın arkasından Türkiye siyasetin ve bu siyasi kadroların atadığı aymaz kadroların hatasından yeni bir olay yaşarsa, kaos yaşanır. 


Alternatifsizlik, muhalefetsizlik, siyasete güvensizlik girdabındaki Türkiye, Hızlı Tren’den beter topluca raydan çıkabilir. 


Pamukova faciasının öncesinde yapılmış veya yapılmamış bütün hataları, yanlışları bir tarafa koyuyorum. Kaza sonrasında çizdikleri tablo, ülke açısından, siyasete güven açısından çok daha kötü ve ürkütücüdür. 


Dilerim, akıllarını başlarına alırlar.

Bu yazı toplam 402 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim