• BIST 99.639
  • Altın 141,794
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • İstanbul : 29 °C
  • Ankara : 25 °C
  • İzmir : 34 °C

Gürbüz Çapan: Marquez’in Ardından

18.04.2014 16:20
Gürbüz Çapan: Marquez’in Ardından
Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Dr.Gürbüz Çapan facebook üzerinden "Marquez’in Ardından" isimli bir not paylaştı. Gürbüz Çapan'ın, Yazar Gabriel Garcia Marquez ile ilgili yazdığı o yazı...

Gabriel Garcia Marquez, edebiyat alanında “büyülü gerçekçilik” denen türün öncüsü. Bir edebiyat metni hem büyülü hem gerçekçi nasıl olabilir?

 

Marquez’in, Yüzyıllık Yalnızlık romanındaki çocukluğu, fantastik anılar, bir o kadar gerçekçi Latin Amerika hayatı…Kendini yalnız hisseden herkesin yakını olmayı başarmış bir roman.

 

Kırmızı Pazartesi’de herkesin gelişini gördüğü bir cinayete insanların sessiz kalışı…Santiago Nasar’ın öldürülüşüne hangi okuyucu üzülmedi ki? Çünkü bu gayet sert bir Latin Amerika gerçekçiliğiydi.

 

Gabriel Garcia Marquez, bir edebiyat metnini, hem fantastik hem de sarsıcı biçimde gerçekçi olarak kurgulayabildiği için eşsiz bir yazardı.

 

Kolera Günlerinde Aşk, Başkan Babamızın Sonbaharı, hangi Marquez romanını okursanız okuyun, diyalektiğin dansını göreceksiniz.

 

Diyalektiğin dansı demişken; dünya üzerinde kendi yaşam alanını, yerelliğini anlatıp bu kadar evrensel olabilen çok az sanatçı vardır.

 

Marquez her satırında bize, hayatın kendisinin masalsı büyü ile gözlerimizi dolduran gerçeğin ritmik bir dansından ibaret olduğunu öğretti.

 

Çoğu okuyucu, belki de hiçbir Latin Amerika ülkesinde bulunmamış olmasına rağmen, Marquez romanları sayesinde Latin Amerika tarihine ve yaşam biçimine hakim oldu.

 

Ve çok sayıda okuyucu, Marquez yaşama veda ettiğinden beri, hiç görmediği ama hep mektuplarını okuyarak çok sevdiği bir uzak akrabasını kaybetmiş gibi hissediyor.

 

1982 yılında Marquez, Nobel ödülü aldığında hem Kolombiyalılar, hem Meksikalılar, hem de Kübalılar onu kendi vatandaşları olarak kabul ediyordu.

Kolmbiya’da doğup büyümüş, Meksika’da uzun yıllar yaşamış ve siyaseten Kübalı bir Latin Amerika vatandaşından sözediyoruz.

 

1994 yılında Fidel Castro, bir uluslararası dayanışma toplantısında, Marquez’i Latin Amerika’nın Homeros’u olarak tarif etmişti.

 

Pablo Neruda, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya, Neşet Ertaş gibi artık aramızda olmayan, fakat Yaşar Kemal gibi hala yanımızdaki büyük ustalara selam ederek, bize diyalektiğin dansını armağan edenlere teşekkür ediyorum.

 

Gabriel Garcia Marquez de bu büyük sanatçılardan biriydi. Marquez’i sevenlerin, dostlarının deyişiyle söylemek gerekirse;

Gabo aramızdan ayrıldı ve roman türü şu an kendisini çok yalnız hissediyor.

 

Dr. Gürbüz ÇAPAN

Bu haber toplam 2496 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim