• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Gülen Türk Okulları ve Düşmanları

29.12.2013 21:55
Soru - Cevap / Uzman

Soru - Cevap / Uzman

Fettullah GÜLEN hakkındaki iftiralardan geçen gün Yargıtay tarafından alınan karar ile aklandı.Artık din devleti kurmak faaliyeti ile bir daha itham edilemeyecek.Tabi bu karar ile başsavcının Cumhurbaşkanımız hakkında Gülen okullarına destek olunmasını istediği için açtığı yasaklama davası da düşmüş oluyor.Peki Ulusalcı cenahın Gülen ile ilgili sorunu ne ?

Gülen hareketi özellikle Türkiye devletlerin bağımsızlığını   kazanmasından sonra bu devletlerde yıllarca baskı altında tutulmuş ve Türklük ile din bilincini yitirmiş soydaşlarımızın

Türlük ve İslam bilincini kazanması için Orta Asya’da  açılmaya başlandı.Fakat daha sonra Türk Cumhuriyetlerindeki başarısı ışığında Türk işadamlarının ve Gülen cemaatinin yoğun desteği ile önce Rusya sonra Afrika ülkeleri ve Balkanlar ardından da Asya’nın en ücra köşelerinde ücretli olarak eğitim vermeye başladılar.Şu an 111 ülkede 500 ün üzerinde ilköğretim ve Lise ,6 üniversite,öğretim ve dil merkezleri ve 100 binleri geçen öğrencisi ile dünyanın en büyük eğitim kurumlarından biri haline geldiler.Üstelik bu okullara rağbet o kadar yüksek ki ancak sınavla öğrenci alınıyor ve açıldıkları yıldan itibaren tüm eğitimsel ve bilimsel yarışmaları kazanıp o ülkelerde öğrencileri derecelere giriyor.Açıldıkları ülkelerdeki eğitim sistemleri bu okullar gözetilerek tekrar düzenleniyor.Tabi aynı başarı Türkiye içindeki okullar ve eğitim kurumları içinde söz konusu.Bu okulların ne kadar başarılı olduğunun ve bu ülkeye ne kadar büyük bir hizmet ettiğinin en büyük göstergesi ise geçenlerde yapılan 110 ülkeden gelen ve 550 yarışmacıdan oluşan Türkçe olimpiyatları idi.Bu olimpiyatlar belli bir basın grubunda özellikle yayınlanmadı ve hatta gündeme gelmemesi için ellerinden geleni yaptılar.Zira Gülen hareketi ve Türk okullarının başarısını göstermemeleri kendilerinin iftira ve karalama siyasetine devam edebilmeleri için gerekiyordu.Zira yurt dışındaki binlerce öğrenciye,devlet adamı ve işadamına,halka Türkçeyi öğretmeye çalışmak, İslamiyet’e yapıcı,hoşgörülü ve Osmanlı vizyonu ile baktırmak ve onları İslam’a yöneltmek,Türkiye’yi ve Türkçeyi,Türk insanını sevdirmek,Türkiye ile daha yakın ilişkiler içine girilmesini sağlamak ve en önemlisi bundan 15^20 yıl sonra ülkelerinde önemli görevlere gelecek bu çocukların Türkiye’nin başarısı ve ülkelerinin başarısı için çalışacaklarını Türk halkına göstermek kendilerinin gerçek yüzlerini gösterecekti.Fetullahcı diye nitelendirdikleri insanların bu ülkenin büyük bir ülke olması için,İslam’ın kalkınması için ve tüm dünyada barışın öncüsü bir Türkiye’nin oluşması için ne kadar çabaladıklarını göstermek halkın Fetullahcı denen insanlara daha çok yönelmesini sağlayabilirdi.Kendilerinin de iftiralarını kendileri tarafından yalanlanmasını sağlayabilirdi.

       Gülen okulları Nurcu anlayışa farklı bir vizyon getirdi.Sistemli bir şekilde gençlerin başıboş kaldığında aile disiplininden uzaklaşmaması ve başarıya ulaşması için,kötü alışkanlıklar ve kötü arkadaşlıklar edinmemesi için Türkiye’deki Üniversitelerde çok güzel bir yapılanma oluşturdu. Gençlere daha kayıtlarını yaptırmadan başlayan ve mezun olana kadar süren bir süreçte destek olundu. Benim Üniversitede okuyan kardeşimde bende ve tanıdığım bir çok kişi Nur evi adını verilen ve en büyüğün ağabey olarak adlandırıldığı bu evlerde, kendilerinden daha önce o üniversitelere gitmiş ve cemaate katılmış diğer öğrencilerin yardımı ile rahatça okullarını bitirdi.Herhangi yasadışı ve okulu bitirmemizi engelleyecek ortamlara girmemiz önlendi.Şu an bu sistem Yurt dışındaki okullarda Türk okullarını bitiren öğrenciler tarafından alttan gelen nesillere de uygulanmakta.Üstelik din faktörü ile değil.Yoksa Gülen okulları yalnızca Müslüman ülkelerde değil bir çok ülkede açılmış durumda ve sadece Müslüman çocuklar yok.Bu okulların eğitim sisteminde Din yok. Fakat Türkçe,Atatürk ve Türkiye ile Osmanlı çocuklara öğretiliyor.Sadece Müslüman ülkelerde ülke milli eğitimlerinin izin verdiği ölçüde bir din eğitimi var.Üstelik bu okullarda eğiticilerinde çoğunluğu o ülkelerin kendi öğretmenlerinden oluşuyor.Bu okulların batılıların okullarından çok farklı.Batılılar kendi ülkelerinde laikliği savunurken onların açtığı okullarda dil baskısı ve din baskısı  kilise aracılığı ile yapılmış ve kilise tarafından bu yolla sömürge imparatorluklarına destek olunmuştu.Oysa Gülen okulları almaktan çok o ülke insanlarına veriyor ve sömürge olmama fikrini o insanlara aşılıyor.Batılıların laiklik anlayışı ve bizdekilerin farkını görmek için Fransız başbakanın söylediklerine dikkat edelim. Fransa’nın en “laikçi” başbakanlarından Gambetta, 1890’larda Fransa’da Katoliklere hayatı zehir etmiş ama Kuzey Afrika’da Cizvit papazlarını devlet gücüyle desteklemişti.  Sebebi sorulduğunda şu cevabı vermişti: Bizim laikliğimiz ihraç etmek için değildir!

Çünkü Kilise Kuzey Afrika’da Fransızcayı yayıyordu! (Robert Gildea, France, 1870^1914.) Bizdekiler ise hem içerde hem dışarıda Müslüman olmayı suçmuş gibi gösterip hayatı herkese hatta kendilerine bile zehir etmeye çalışmaktalar.Devletinse bu okullara düşman olmasına çabalamaktalar.Üstelik bu okullarda din faktörü 2. planda olmasına rağmen ve kendilerinin paranoyası olan din devleti kurma hayali filan güdülmeden.Bir yazar Türkiye’deki Laiklik hastaları(sömürücüleri) ve bu okullar hakkında şunu söylüyor “ Ama ne gariptir ki bu Türk okullarının en büyük muhalifleri yine Türkler. Öyle ki bazıları, bu kurumları ziyaret etmeyi “parti kapatma” ve “siyasi yasak getirme”nin gerekçesi bile sayıyor. Medyanın malum köşeleri ise, okulları kötülemekle hızını alamıyor, bunlar hakkında olumlu şeyler yazan Batı basınını da suçluyor.Yani Türk örf ve adetlerinin,Atatürk fikir ve düşüncelerinin tüm dünyada yayılmasına en çok Atatürkçülük ve laiklik savunuculuğu(sömürücülüğü) yapan ve kendisini Türk milliyetçisi zanneden Türkler yapıyor.Papalık dahi bunlar gibi açıktan bir engelleme çalışmasına giremiyor.Daha çok sağ gösterip sol vurmayı tercih ediyor.Bizde ki laiklik ve Atatürkçülük sömürücülerinin düşünce yapısı şu “Beyaz Türk müslüman olur mu? Ateist Türk olur mu? Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak batılılara özenmek olur mu? İçeriye kapanıp birbirimizi yemek ulusalcılık mıdır? İçerde ben yaptım olduya eleştiri getiren batılılar, içişlerimize mi Karışıyor? Fettullah Gülen gerici bir müslüman değil mi? Kim oluyor da çağdaş ileri eğitim kurumları açıyor? Çağdaş eğitimi Beyaz Türkler verir. Onlar her türlü nimete sahip olur. Siz kim oluyorsunuz da cahil halkı eğitip Anadolu çocuklarını ticarette, siyasette, sanayide geliştiriyorsunuz. Bu mevkiler Beyaz Türklerin küllerini savuracağı alanlardır. Kara kafalı kalabalıkları eğiterek başımızı derde sokmayın. Batılı olacağız dediysek o kadarda demedik. İşin kötü tarafı batı ülkelerinde de bu okullar yayılıyor”  Bütün bu sapkın düşüncelere rağmen Gülen okulları ve destekçileri hak yolunda çabalamaya devam ediyor ve edecekler inşallah.

        Tabi bunun yanında bu okulda okuyan öğrencilerin Türkçe olimpiyatları sırsında Atatürk’ü anıtkabirde ziyaret etmesi ve  şu yöndeki sözlerine rağmen;  Olimpiyatlara Tanzanya’dan katılan Aly Asghar, Atatürk’ün tüm dünyada saygıyla anılan bir lider olduğunu söyleyerek, “Atatürk’ü bize öğretmenlerimiz sevdirdi. Atatürk gençler ve çocuklara hep önem vermiş. Bizi hep geleceğin teminatı olarak görmüş. Ben Türkiye’den binlerce kilometre uzaktan geliyorum. Fakat o, bizim de kalbimizde yer alıyor. Şimdi hep gıpta ettiğim Atatürk’ün mezarını ziyaret etmekten çok memnunum.” dedi. Kırgızistanlı Venera Susarenko duygularını şöyle dile getirdi: “İstanbul’u, Ankara’yı görmek tabii güzeldi ama bunun yanında Türk meclisini ve Atatürk’ün kabrini gezmek benim için çok güzel bir duygu.” Bu söze rağmen bir kesim Türkiye düşmanlarından bile daha düşmanca bir şekilde Atatürk’ün arkasına gizlenerek bu çocukların kalbine bu sevgi tohumlarını ekenleri Atatürk düşmanı ve rejim düşmanı olmakla itham ediyorlar.                                                                                     

 

        İnsanın gerçeği araştırıp görünce aklı bu iftiraları kabul etmiyor. Vicdanı bir şeyler yapmamanın ızdırabı ile canını yakıyor.Nasıl bir zihniyet ki 110 ülkeden gelen birbirinden farklı milliyette ve renkte,dinde ,dilde ,coğrafyada ,örf ve adette insanların severek ve isteyerek,sömürgecilik psikolojisi içerisinde olmadan Türkleri ve Türkiye’yi sevmesini,Türk tarihini bilmelerini,birbirleri ile bu felsefe çerçevesinde kardeşlik hisleri için de beraber olmasını,eğlenmelerini,Türkçe konuşmalarını,İstiklal marşımızı okumalarını ,başta ulu önderimiz Atatürk olmak üzere Türk büyüklerini tanımalarını ve fikirlerini öğrenmelerini sağlayan insanları ve bunların öğrencilerini rejim ve Cumhuriyet için tehlikeli ilan edip  ispatlama İhtiyacı dahi  duymadan akla hayale gelemeyecek   komplo teorileri ile bu son yüzyılın en büyük insani hareketine saldırabilir ve onu düşman ilan edebilir.Ya da hangi vicdan sahibi Türkiye vatandaşı bunların sözüne inanıp milliyetçilik fikrini savunupta bu insanlara karşı onların sözünü dinleyerek cephe alabiliyor.Ben çevremde CHP düşüncesine sahip olanların bu paranoyadan etkilenerek abuk subuk konuşup yeni senaryolar yazmasına alıştım.Normal bile karşılar oldum.Fakat beni asıl yaralayan şey Başbuğ Türkeş’in de desteği ile büyüyen Gülen Hareketine MHP’li olduğunu ya da Ülkücü olduğunu iddia eden kişilerden de CHP tarzı bir düşmanlık seziyor olmam.(Tüm MHP’li ve Ülkücü düşüncedeki insanları kasıt etmemekle beraber ne yazık ki içlerinden Türk^İslam ülküsünün ne olduğunu dahi bilmeyen ama MHP’liyim ya da Ülkücüyüm diyebilen insanlar çıkabilmektedir.)Sağlıcakla kalınız ve bu insanlara sahip çıkınız.İftiraların arkasından gitmeyiniz.

Bu yazı toplam 523 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim