türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul : 7 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 6 °C

Gizemcilik

06.10.2013 18:33
Gizemcilik
Gizemli yaşantı ile insanın Tanrı'yla ya da "evrensel ruh"la birleşmesini anlıyoruz. Pek çok din Tanrı'yla Tanrı'nın yarattıkları arasında bir uçurum olduğunu vurgular.

Gizemli yaşantı ile insanın Tanrı'yla ya da "evrensel ruh"la birleşmesini anlıyoruz. Pek çok din Tanrı'yla Tanrı'nın yarattıkları arasında bir uçurum olduğunu vurgular. Ancak Gizemciye göre böyle bir uçurum mevut değildir. Gizemci "Tanrı'ya ulaşmış" ve "Tanrı'yla birleşmiş" kişidir. 

Buradaki ana düşünce, gündelik "ben"in gerçek ben olmadığıdır. Çok kısa süren anlarda daha büyük bir ben ile aynı olduğumuzu duyarız. Bazı Gizemciler buna Tanrı derken, bazıları bunu "evrensel ruh" , "Doğa" yada "evren" diye adlandırır. Tıpkı bir su damlasının denizle buluştuğu an "kendini kaybetmesi" gibi. Gizemci de bu birleşmenin gerçekleştiği an "kendini kaybeder", Tanrı'da yok olur ya da Tanrı'da kaybolur. Hintli bir Gizemci bunu şöyle dile getiriyor: "Ben varken Tanrı yoktu. Şimdi Tanrı var, ben artık yokum." Hıristiyan Gizemci Angelus Silensius (1624-1677) da bu anı şöyle anlatılıyor. "Ulaşınca denize, damla, deniz; yükselince Tanrı'ya, ruh, Tanrı olur". 

Belki de "kendini kaybetme"nin pek de hoş bir şey olmadığını düşünüyorsundur. Evet Sofi, ne demek istediğini anlıyorum. Ancak kaybettiğin şey kazandıklarının yanında öyle önemsizdir ki! O an olduğun görüntünü kaybedersin ama gerçekte bundan çok daha büyük bir şey olduğunu anlarsın. Tüm Evren olursun Sofi! Tanrı sensindir. Sofi Amundsen'i feda etmek zorunda kalsan da, bu "gündelik ben"in zaten bir gün yok olacağını düşünerek teselli bulabilirsin. Gizemcilere göre senin gerçek Ben'in (ki buna ancak kendini bir yana bırakarak ulaşabilirsin), sonsuza del yanan müthiş bir ateştir. 

Ancak bu gizemsel deneyim çoğu zaman kendiliğinden gerçekleşmez. Gizemci Tanrı'yla buluşmasına "temizliğin ve aydınlanmanın yolundan" gitmelidir. Bu yol mütevazı bir yaşam tarzından ve değişik meditasyon yöntemlerinden oluşur. Amacına ulaşan Gizemci haykırır: "Ben Tanrı'yım" ya da "Ben Sen'im". 

Gizemci öğelere tüm büyük dünya dinlerinde rastlanır. Ve gizemcilerin gizemsel yaşantı hakkındaki tasvirleri, kültürel farkları aşarak büyük benzerlikler gözterir. Ancak Gizemci yaşadıklarının dinsel ya da felsefi yorumunu yapmaya başladığında kişinin kültürel temeli kendini gösterir. 

Batı Mistisizminde -yani Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlıkta- Gizemci, karşılaştığı Tanrı'nın kişisel bir Tanrı olduğunu vurgular. Tanrı doğada ve insanın ruhunda bulunmakla beraber, dünyanın çok üstündedir de. Doğu Mistisizminde -yani Hinduizm, Budizm ve Çin dininde- ise Gizemcinin Tanrı'yla ya da "evrensel ruh"la tam bir birleşme gerçekleştirdiğini vurgulamak yaygındır. "Ben evrensel ruhum," der Gizemci ya da "ben Tanrı'yım". Çünkü Tanrı dünyadadır ve başka bir yerde değildir. 

Özellikle Hindistan'da Platon döneminin çok daha öncelerinde de Gizemcilik varolmuştur. Hinduizm fikirlerini Batı'ya getirenlerden biri olan Swami Vivekananda bir keresinde şöyle demiştir: 

"Dünyadaki bazı dinlerin, kendinin dışında kişisel bir Tanrı'ya inanmayanlara ateist demesi gibi, biz de kendine inanmayana ateist diyoruz. Ateist diye biz, kendi ruhunun yüceliğine inanmayana diyoruz"

Gizemsel bir deneyimin etik üzerinde de etkisi olur. Hindistan'ın eski devlet başkanlarından Radhakrishan bir keresinde şöyle söylüyor: "Yanındakini kendin gibi seveceksin, çünkü sen o'sun. Seni yanındakinin senden başka biri olduğuna inandıran şey, bir yanılsamadan başka bir şey değildir."

Çağımızda hiçbir dine ait olmayan insanlardan da gizemsel deneyimlerden bahsedenleri çıkmaktadır. Bunlar kendi deneyimleriyle aniden "kozmik bilinç" ya da "okyanus hissi" yaşamışlardır. Zamanın dışına çıkıp dünyayı sonsuzluğun bakış açısından" gördüklerini hissetmişlerdir. 

Sofi yatağında doğruldu. Hâlâ bir vücudu olup olmadığını kontrol etmeliydi...

Plotinos ve Gizemcileri okudukça yavaş yavaş odada dönmeye başlamış, pencereden çıkıp şehrin üzerinde uçmuştu. Şehrin meydanındaki insanları seyretmiş, sonra yaşadığı yer yüzünün üzerinde dolanıp Kuzey Denizi ile Avrupa'dan, aşağıda Sahra ile Afrika'nın geniş steplerinden geçmişti.

Tüm yeryüzü tek bir yaşayan canlı, bu tek canlı da Sofi. Ona çoğu zaman sınırsız gelen ve korku veren koca evren onun kendi beninden başka bir şey değildi. Evren yine büyük, yine haşmetlidi ama bu kadar büyük olan ta kendisiydi. 

Bu ilginç duygu çabucak yokoldu ama Sofi bu duyguyu asla unutmayacağından emindi. Tıpkı bir damla renkli boyanın tüm bir sürahi dolusu suya renk vermesi gibi, içindeki bir şey alnından dışarı fırlayıp diğer her şeyle birleşmişti sanki. 

Şimdi her şey olup bittikten sonrası, tuhaf bir rüyadan baş ağrısıyla uyanmak gibi bir şeydi. Sofi biraz hayal kırıklığı duyarak uyanmak gibi bir şeydi. Sofi biraz hayal kırıklığı duyarak vücudunun yataktan kalkışını izledi. Alberto Knox'dan gelen bu kâğıtları yüzüstü yatıp okumaktan beli ağrımıştı ama hiç unutmayacağı şeyler yaşamıştı.

Sonunda yerde durmayı başardı. Burada kâğıtları delip dosyasındaki diğer konuların yanına koydu. Sonra bahçeye çıktı. 

Kuşlar dünya o an yaratılmış gibi cıvıldaşıyorlardı. Eski tavşan kümeslerinin ardındaki huş ağaçları açık yeşil renkleriyle öyle parlaktılar ki, sanki yaratan henüz bunları boyamayı bitirmemişti. 

Her şeyin tanrısal bir ben olduğuna inanabilir miydi gerçekten? "Ateşten bir kıvılcım" olan bir ruh taşıdığına inanabilir miydi? Eğer böyleyse, kendisi de tanrısal bir yaratık olmuş oluyordu.

Bu haber toplam 1185 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Hamilelerin beslenmesi21 Nisan 2014 Pazartesi 22:33
  • Yörük Kebabı Nasıl Yapılır? İşte Malzemeleri16 Nisan 2014 Çarşamba 22:59
  • Kadınlar köleliği karanlığa gömecek20 Ocak 2014 Pazartesi 00:47
  • Kadınların içinde bir değil 44 farklı kadın var08 Ocak 2014 Çarşamba 16:33
  • Aktif Kadın İşgücü Projesi'nin Startı Verildi28 Aralık 2013 Cumartesi 14:13
  • Kilo Verirken Güzelliğinizi Bozmayın01 Aralık 2013 Pazar 22:49
  • Antep Aşuresi Nasıl Yapılır?25 Kasım 2013 Pazartesi 12:22
  • Saray Aşuresi Nasıl Yapılır?25 Kasım 2013 Pazartesi 12:09
  • Klasik Aşure Tarifi25 Kasım 2013 Pazartesi 11:54
  • En Güzel Aşure Tarifleri24 Kasım 2013 Pazar 12:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim