türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 90.263
  • Altın 226,565
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul : 28 °C
  • Ankara : 33 °C
  • İzmir : 30 °C

Gerçek Yüzleri Görmek Lazım

24.02.2014 20:21
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

Ne zaman birilerinin geçim kaynaklarına, insanları kandırmak için kullandıkları materyallere; kirli işlerini, dalaverelerini, riyakarlıklarını saklamak için arkasına saklandıkları siperlere bir halel gelse; viyaklamalar, ciyaklamalar, saldırmalar, karalamalar, saptırmalar alıp başını gider...

Bir suçu, bir kusuru, bir yalanı, bir dolandırıcılığı; insanım diyebilecek herhangi bir canlının kaldıramayacağı, yüzünün kızaracağı, yüreğinin isyan edeceği bir rezilliği mi çıktı ortaya; haksızlığı, mantıksızlığı, akıldışılığı, çağdışılığı mı kanıtlandı; kabul etmez, yaptığım doğru değil, bu yaptıklarım insanlığa da sığmaz demez, bozukluğu düzeltmeğe yanaşmaz, başkalarının haklı olabileceğini düşünmez; hemencecik arkasına saklanacağı, pisliklerini saklayacağı bir siper arar...

Din, iman, kitap...

Vatan, millet, Sakarya...

Ya hırsızlıklar?

Ya haksızlıklar?

Ya tam da adının arkasına saklanılan değerler başta olmak üzere, topluma verilen zararlar?

Ya kabalıklar; özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerden dolayı toplumda durmadan yaygınlaşan şiddet, çete-mafya özentiliği, salınan korkular, endişeler, tedirginlikler?..

Ya ha bire şunlar kötüdür, bunlar haindir, falanlar bölücüdür diyerek toplum kesimlerini birbirine düşürmeler ve böylece gerçek anlamda bölücülük yapmalar?..

Niyetler mi bu kadar kötü, akıllar mı yetmiyor, fena halde kullanılmalar mı var, birileri öyle mi emrediyor, efendilere hizmetin gereği mi; yoksa...

Anla anlayabilirsen!

                              *****

İnsanlar toplumları, toplumlar kültürleri ve giderek uygarlıkları ortaya çıkarırlar. Hangi kültür ögesini hangi toplum yaratırsa adını da, anlamını da o belirler. Başka toplumlar, başka kültürler eğer bu kültür unsurlarına gereksinim duyarlarsa, kendilerini cezbederse veya sahiplenmek isterlerse olduğu gibi, sahibinin ortaya koyduğu gibi, yaratıcısının belirlediği gibi anlamak, almak ve kullanmak durumundadırlar. Üzerinde değişiklikler yapsalar da, kendi bünyelerine uydurma girişiminde bulunsalar da özünü değiştirmezler, değiştiremezler; aksi halde bozmuş, yozlaştırmış, dejenere etmiş olurlar.

Bu ülkede ne zaman birilerinin başı sıkışsa veya saldıracak bir yer arasa, nedense ilk akla gelen laiklik ilkesi olur.

Geçen hafta sözümona kutlanan ‘ulusçuluğu’ ve ‘egemenliği’ kalmamış ve askerlik çağını çoktan geride bırakmış kırpık bıyıklı çocukların(!) temsil ettiği çocuk bayramı münasebetiyle; kuruluşuyla bir kurtuluş savaşı kazanmış, bir ulusun ortaya çıkmasını sağlamış; işgalcilere, işbirlikçilerine ve bilahare gericilere, çağdışı zihniyetlere ve yurt içinde kullanılan maşalarına karşı zaferler kazanmış; toplumun hemen her kesiminden ve her yöresinden temsilcilerinin olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin şimdiki başkanı, arkasındaki mızıkacıları eşliğinde, gözünü ha bire insanlardan kaçırarak buyurmuşlar : Laiklik yeniden tanımlanmalıdır!..

İnsanı suç işlemeğe iten ne çok sebep varmış...

O, öteki veya bir başkası çıksa ortaya; dürüstçe, namuslu bir şekilde, kıvırmadan, eğilip bükülmeden, bir şeylerin arkasına saklanmadan, sıkıştıkça kaçmadan, tükürdüğünü yalamadan; yani sağlıklı her insan gibi dese ki: Ey ahali, ey insanlar herkes bilsin ki ben şu anda var olan devlet yapısını beğenmiyorum. Özellikle de laiklik ilkesini istemiyorum ve hatta ondan nefret ediyorum. Şimdilik bu ilkeyi ortadan kaldırmaya gücüm yetmiyor. Her ne kadar yönetme erkini ele geçirmiş olsam da resmi veya gayri resmi kurumları ve halkın önemli bir kesimini kafesleyebilmiş değilim. Niyetlerimi, amaçlarımı, varoluş nedenimi açıkça söylemeğe de yeltenemiyorum. Öyle zamanlarda  içimden ‘Yusuf! Yusuf!’ sesleri gelmeğe başlıyor...

Beğenmesek de, onaylamasak da, karşı çıksak da, kendisine savaş açsak da, saygı da duyarız...

Okur-yazar olan ve öğretilebilir bir zekanın üst sınırında yer alan her insanın rahatlıkla anlayabileceği açıklıkta bir kavramdır laiklik. Bu da yetmez, laiklik ilkesini açıklamak için yüzlerce, binlerce kaynakta tanım yapılmış; makaleler, tezler, kitaplar yazılmıştır...

Olmaz, yeniden tanımlayalım demek; işi yokuşa sürmekten, sulandırmaktan başka bir şey değildir.

                             *****

Ülkemin ve tüm dünyadaki emekçilerin, üreticilerin birliğini, kardeşliğini ifade eden 1 Mayıs İşçi Bayramını kutluyorum.

Bu yazı toplam 720 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim