• BIST 103.490
  • Altın 148,486
  • Dolar 3,5492
  • Euro 4,1831
  • İstanbul : 26 °C
  • Ankara : 26 °C
  • İzmir : 20 °C

Gazetemiz Esenyurt'ta muhalefete malzeme edildi

03.01.2014 00:36
Gazetemiz Esenyurt'ta muhalefete malzeme edildi
Kısa bir süre önce Esenyurtta yayın hayatına başlayan Gelecek gazetesi, geçen haftaki sayısında bize ve gazetemizin imtiyaz sahibine attığı çamurla, yaptıkları muhalefetin çirkinliğini ortaya koydular. (ARŞİV)

Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Murat Abdullahoğlu bu haftaki yazısında şahsına yapılan haberin ne kadar yanlı ve ne kadar yanlış olduğunu bütün çıplaklığıyla dile getirdi. Abdullahoğlu yazısında, GELECEK Gazetesi’nin kağıt üzerinde Yazı İşleri müdürü görünen ama gerçekte gizli sahibi konumundaki Cihan Güner’in kaleminden çıkan haberin, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’na yaptıkları muhalefete bizi de alet ederek karşı karşıya getirme çabası olduğunu söyledi.

Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Murat Abdullahoğlu'nun yazdığı yazıda:

Geçen hafta Esenyurt'ta yayın yapan Gelecek gazetesinde Gazete sahibi olarak görünen Hüsamettin Erbaş ve yine aynı gazetede Yazı İşleri Müdürü olarak görünen Cihan Güner tarafından şahsım ve gazetem adına çok çirkin bir haber yer aldı. Bu haberin kahramanı olan bayanın o gazeteye haber yapmak amacıyla beni nasıl oyuna getirdiğini ve birileri tarafından nasıl yanlı ve yanlış yazılması istendiği açıkca görülmekteydi.

Bu haftaki gazetemizde ben bu olayın bütün gerçeklerini dilimin döndüğünce anlatmaya çalışacağım.
Haberde adı geçen ve haksızlığa uğradığını iddia eden Aynur Eroğlu ile benim tanışmam yaklaşık bir ay öncesine dayanmaktadır. Haftalık rutin gazete dağıtma süreci içinde Esenyurt Belediyesi Basın bürosunda, mağdur olduğu ve iş aradığı için tanıştırıldığım Eroğlu, aslında birileri tarafından bana oynanmak istenen bir oyunun parçasıymış. Bunu da yaşayınca anladım. Metin Karakoç'a kendisini Ardahan Damal'lı, profesyonel reklamcı olarak tanıtan bayan, yıllardır bu meslekte olduğunu, bir çok ulusal ve yerel gazetede çalıştığını ve bu aralar işe ihtiyacı olduğunu söyleyerek iş talebinde bulundu. Bende kendisine, "Gazetemde böyle bir elemana ihtiyacım yok ama aylık olarak çıkarmaya çalıştığımız Mavi UMUT Dergisi için reklam alabilirsin, ama gazetem Yeni UMUT adına hareket edemezsin. Reklam alacağın bölge ise Esenyurt dışı olacak, çünkü zaten ben Esenyurt'tayım" dedim. Bu konuşmadan 3 gün sonra Eroğlu tekrar gazete merkezimize gelerek işe başlamak istediğini söyledi ve başladı. Profesyonel reklamcımız olan Aynur Eroğlu!, aradan geçen bir aylık süre zarfında tek bir reklam alamadığı gibi, her geçen gün bana taşımaya başladığı sorunlarla kendi niyetini yavaş yavaş ortaya koymaya başlamıştı. 

Bu arada, kendisini profesyonel reklamcı olarak tanıtan bir insandan, reklam isterken insanlara nasıl kaba davranıldığını ve insanların reklam vermeye nasıl mecbur olduklarını öğrenmiş oldum. 
Bizim reklamcımız çalışmaya devam ederken, ailesinin sıkıntıda olduğunu bir kızının staj görmesi gerektiğini söyledi ve bende Sultanahmet'te faaliyet gösteren Alihan Akkoç'un oteli Amber'e göndererek staj görmesine yardımcı oldum. 

Bir sabah Esenyurt Belediyesinden arandım ve Mavi UMUT Dergisi reklamcısı Aynur Eroğlu'nun ağlayarak başkanla görüşmek istediğini söylediler. Bende hemen kendisine ulaşarak, yaşadığı olaylardan haberim olmadığını ve eğer belediye başkanlıyla görüşecekse bunun benim bilgim dahilinde olması gerektiğini söyledim. Aynur Eroğlu ile gazete merkezinde yaptığımız konuşmalarda bana, bir oğlunun Trakya Üniversitesi'nde okuduğunu, eşinden ayrı olduğu için paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bende kendisine yardım edecek ekonomik gücümün olmadığını ama sorunlarını çözmek üzere birkaç insana yönlendireceğimi söylediğimde, buna çok memnun olacağını ifade etti. Esenyurt'ta esnaflık yapan ve yaptığı kişisel yardımlarla adını duyuran bir arkadaşıma yönlendirdiğim Aynur Eroğlu, buradaki tatarsız davranışlarıyla beni ve arkadaşımı rencide etmiştir. Bir insan eğer gerçekten mağdur ise bir takım yapılan yardımları da kabul etmeli diye düşünüyorum, ama Eroğlu, bu arkadaşımın yardım teklifini az bularak kendisine hakarete varan davranışlar sergilemiş ve bunun akabinde de bu insanı karalamaya varan eylemlerde bulunmuştur. Merak edenlere bu insanın ismini de iletebilirim. Bu kadar olumsuzluğa rağmen gene ben iyi niyetimi koruyarak bu hemşerime yardımcı olmanın yollarını aramaya devam ediyorum. Bu arada bizim hemşerimiz ve profesyonel reklamcımız olan bayan! Esenyurt'taki bazı gazeteci arkadaşlarıma, "Bana büronun anahtarlarını vermiyorlar" diyerek şikayet ediyor. Şimdi size sorarım, İşe başladığı daha bir hafta olan bir elemana hangi kurum sahibi anahtar verir?

Mağdur olduğunu söyleyen bayana bu kadar yardım çabalarıma rağmen bir sabah tekrar "Başkanla görüşmek istiyorum" diye karşıma çıkması beni de artık rahatsız etmeye başlamıştı. Bende kendisine, "Bunca çabama rağmen siz Necmi Kadıoğlu ile ne görüşeceksiniz? Belediye bir darülaceze kurumu değil ve orada kimseye para dağıtılmıyor" telkinlerime karşın illa görüşmek istiyordu. Bende kendisine, eğer bu kurumda çalışmaktan rahatsız ise ve sorunlarına çare bulamıyorsa yolarımızın ayrılması gerektiğini söyledim. 

Gelecek Gazetesinin iki usta kalemi! tarafından kaleme alınan yazıda yazılan, "İş aktim fesh edildi" cümlesi tamamen asılsız ve yalandır. Aynur Eroğlu, haberde geçtiği gibi Yeni UMUT Gazetesi'nde hiç çalışmamıştır. Eroğlu, Mavi UMUT Dergisinde reklam koordinatörü olarak bir ay denemiştir ve başarısız olduğu için işten çıkarılmıştır. 

Bizden ayrıldıktan sonra soluğu Esenyurt Belediyesinde alan Eroğlu, Necmi Kadıoğlu ile yaptığı görüşmede yine çok seviyesiz bir dil kullanarak, "Hey hey başkan, siz herkese yardım ediyorsunuz, bana da yardım etmek zorundasınız" çıkışından sonra, Kadıoğlu'nun sürekli elini tutma çabaları başkanı sinirlendirmiş, savcılığa verdiği kendi ifadesinde de yer aldığı gibi, Bir belediye başkanlıyla konuştuğunu, bir belediye başkanının nasıl borç para verebileceğini kendisine anlatmasına rağmen ısrarlarının devam etmesi üzerine Kadıoğlu Eroğlu'nu dışarı davet etmiştir. Bu daveti kabul etmeyen Aynur Eroğlu, başkanın talimatıyla koruma eşliğinde dışarı davet etmiştir. Bu eşliği de beğenmeyen Eroğlu, bu sefer de hakaretlerini korumaya yöneltmiştir. Burada kendisinin iddia ettiği gibi bir yumruk olayının gerçekleşmediğini sonradan yaptığım araştırmalarda öğrendim. Bu arada öğrendim ki, bu bayanın çocuğu Esenyurt Belediyesinden eğitim bursu alıyormuş.

Belediyede yaşadığını iddia ettiği olaydan sonra soluğu GELECEK Gazetesinde ve onun usta kalemleri olan Cihan Güner ve Hüsamettin Erbaş'ın yanında alan sözde mağdur Aynur Eroğlu, yaşanan olayları tamamen benim üzerime yıkarak karalama kampanyasına başlamıştır. Planlı bir kampanyanın bir parçası olan bu olay, GELECEK Gazetesinde manşet yapılarak amaç beni ve Metin Karakoç'u belediye başkanı Necmi Kadıoğlu ile karşı karşıya getirmekti.

Bu haberde ben olmayabilirdim

Bu haber yapılırken yada bu haber kurgulanmaya başlanmadan önce, kahraman gazeteciler! Cihan Güner ve Hüsamettin Erbaş'la yaptığım görüşmelerde sürekli, Esenyurt'ta yazılacak çok konunun olduğunu ve kesinlikle biz bu işi seviyeli tutmamız gerektiğini bir birimize söyleyip durduk. Ama gelin görün ki, bu arkadaşların kafasının arkasında başka planlar varmış.

Bu haberde ben nasıl yer aldım? Birde gelin işin o tarafına bakalım. 

Çok değil, bundan yaklaşık bir ay öncesine döndüğümüzde, SHP tam anlamıyla kaynamaktaydı. İlçe başkanı ayrı bir siyaset yapıyor, Esenyurt Belde başkanı ayrı siyaset yapıyor ve hatta Belediye meclis üyeleri ayrı siyaset yapıyordu. Tam bu süreçte yine bu kahraman gazetecilerin yaptığı bir haberle Esenyurt'ta insanlar adeta kamplara bölünmeye başlamıştı. Adeta insanlar, "Sen bendensin, öbürü benden değil" demenin eşiğine gelmişken, SHP Esenyurt Belde Başkanı ve belediye meclis üyesi hedef seçilmişlerdi. Yaptıkları sıra dışı ve bir kısımın hoşuna gitmeyen açıklamalarla günah keçisi seçilmişlerdi. Ve bu insanların kendilerini anlatması, savunduklarını söylemeleri gerekiyordu. İşin başka bir boyutu ise, bu iki insanda Göleli ve kendi açılarından bir dezavantajdı. Bu iki değerli insana da ben gazetemi sonuna kadar açarak acaba bir hatamı etmiştim?

Bir başka konu ise;

Yine bu haber çıkmadan önce Esenyurt eski Belediye Başkanı Kars'ta yerel gazetecilere bir yemek veriyor ve bu yemeğin haberi oradaki gazetecilerin sunumuyla İstanbul'a kadar geliyordu. Kars'ta yapılan bir haberin İstanbul'u ve özellikle Esenyurt'u neden ilgilendirirdi? Ben bunu düşünürken, Cihan Güner bu haberi Esenyurt'ta gazetemde kullanmamı istemişti. Bende şiddetle karşı çıkarak, bu habere gazetemde yer veremeyeceğimi söylemiştim. Ve akabinde kendi gazetesindeki bir habere ben malzeme ediliyordum. "Sen misin bu habere gazetende yer vermeyen" der gibi.

İşin özü;

Kahraman gazetecilerin meslek adına ve hayatlarını para kazanarak devam ettirmek gibi bir kaygıları olmadığından ve hedeflerindeki adam Necmi Kadıoğlu'na muhalefet yapmak olduğundan bir habere malzeme olduk. Bu arada, bundan sonra yapacakları haberlere yine malzeme olmayacağımın da garantisi yok. Bu arkadaşlar ne yaparsa yapsın, kendilerine gazetecilik meslek kuralları çerçevesinde ve en önemlisi seviyeyi düşürmeden cevap vereceğimi, yasal haklarım saklı kalmak şartıyla hatırlatmak isterim.

YENİ UMUT

Bu haber toplam 819 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim