• BIST 102.270
  • Altın 149,495
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 20 °C

Fillerden şikayet edenler

13.01.2014 16:44
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

Timurlenk’in köylüye gönderdiği fil köylünün canını bezdirince Nasreddin Hoca’ya giderler;

-Hoca, Timurlenk’e varalım, şikayet edelim, bu fili başımızdan alsın, diye yakınrlar.

 

 Dolduruluşa gelen Hoca da arkasına köylüyü alarak yola çıkar. Biraz gittikten sonra arkasına dönüp bakar ki, peşine takılan köylüler birer, birer eksilmeye başlamış. Nihayet Timulenk’in huzuruna varan Hoca arkasında hiç bir köylünün kalmadığını görünce; hünkarım demiş; ‘bize bakıp, besleyin diye bıraktığın filden o kadar memmun kaldık ki ne olur bir tane daha gönderin’.


 Memleketteki Atatürk ulusalcısı ve milliyetçisi kesim de aynı Nasrettin Hoca’nın bu fıkrasındaki köylüye benziyor.

 

 Gerçek yurtsever aydınlar ve önderler Atatürk devrimlerini ayakta tutabilme ve Cumhuriyetin ilkelerini savunabilme uğruna kelle koltukta mücadele verir ve bu yolda varlıklarını ortaya koyarken ‘vatan, millet, Sakarya’ nutuklarıyla her gün yeri, göğü inletenler iş fedakarlık yapmaya ya da eylem koymaya geldiğinde bir bakıyorsunuz ortadan kaybolmuş.

 

 Fethullahçılar ve PKK yanlıları amaçlarına varmada  nasıl başarılı oluyorlar ve  bu kadar ilerleyebiliyorlar diye merak edenler artık bir gerçeği teslim etsinler. Türkiye Cumhuriyeti’ne kast eden her iki hareketin destekleyicisi kitleler birbirlerine ve hedefledikleri ideallerine büyük bir inançla bağlılar.


 Her şeyin temeli inanç. İnanan bir insanı kessen, kellesini verir, ancak baş koyduğu yoldan vazgeçmez. Hz. Muhammed soruyor; ‘hiç inananlarla, inanmayanlar bir olur mu!’.

 

Olmuyor gerçekten de. Olmadığı o kadar açık ki, Atatürk devrimlerinin ve laik Cumhuriyetin bekçisiyiz diyenler patır, patır dökülüyor. Bakıyorsunuz, aralarında ne bir beraberlik ülküsü ne dayanışma bilinci. Kimse elini taşın altına koymak istemiyor. Ya asker gelsin vatanı kurtarsın ya da aydınlar kendini öne sürüp, feda etsin diye bekliyorlar.


 Ne şiş yansın, ne kebap! Ne vatan elden gitsin, ne de yılan bana dokunmasın durumları yani.

 

 Özünde ülkücü olmayan ve sağlam bir inanç temeline dayanmayan hiçbir fikir ve ideal amacına ulaşamaz.

 

 Bu yüzden sadece ucuz laf salataları ve bölücü çevrelere karşı yöneltilen, ilkokul düzeyindeki  ‘bu vatanı size bırakmayacağız, şehitlerimizin kanını yerde koymayacağız’ gibi kuru sıkı tehditler artık, bunları söyleyenler tarafından bile ciddiye alınmıyor.

 

 Hala, vatan kurtarma sevdasında olan birkaç yürekli, onurlu ve yılmaz Türk milliyetçisi ve ulusalcısı ise Nasrettin Hoca’nın Timurlenk’in huzuruna yalnız çıkmasındaki gibi şaşkın ve çaresiz çırpınıp duruyorlar. Atatürk’ün izinde olduğunu söyleyip kendilerine gaz veren kesimlerden medet umuyorlar!

Bu yazı toplam 320 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim