türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 96.774
  • Altın 222,659
  • Dolar 5,6525
  • Euro 6,5115
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İzmir : 20 °C

Evlerde Tezek Yakalım

12.04.2014 13:28
Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Sevgili dostum Reşat Demirel’in Göynük’te yapılması düşünülen termik santrali ile ilgili yazılarını okuduktan sonra aklıma ilk gelen şeyin ne olduğunu yazımın başlığında kullandım. Dünyanın hemen hemen her yerinde enerji sorunu vardır ve her yerde bu sorunun üstesinden gelmek için fikirler üretilir.

Enerji üretimi ile ilgili her fikre sıcak bakmama rağmen “Göynük’te termik santral” fikri bana çok ama çok absürd geldi. Sırf Göynük’te düşük kalorili ve bol kükürtlü linyit kömürü var diye termik santral yapmak, şehirde kaloriferli bir dairede oturup, ziyan olmasın diye tezek yakmaya benzer.

Ben termik santrallerinin gerçekleştirilmelerinde ortaya çıkacak tonlarca artı ve eksileri tek tek ortaya koymayı düşünmüyorum. Rakamlarla konuyu dağıtmak yerine dikkatlerinizi bir iki noktaya çekmek istiyorum. Bu küçücük noktalar bile olayın boyutlarını gözler önüne sermeye yeterli olacaktır.

Evet, Göynük’te linyit kömürü var. Fazla ekonomik bir değeri olmayan bu kömürü birileri bir şekilde değerlendirilmek istiyor. Niyet termik santralı kurmak, linyit kömürünü yakmak, çevredeki su kaynaklarını, yani gölet ve dereleri bu uğurda kurutarak, karşılığında enerji üretmek.
Peki dünya kadar kimyevi malzemeyi atmosfere saçarken, ortaya çıkan kükürtü ve külü ne yapacaksınız?

Bu malzemeler havada uçuşacak, mevcut ormanların üzerine yayılacak, yediğimiz sebze ve meyvelerin canına okuyacaklar. Daha da kötüsü, yaşayan tüm canlılar, insanlar, hayvanlar, bitkiler bu kükürtlü ve küllü havayı soluyacaklar.
Çevrenin bir numaralı düşmanı olan “ASİT YAĞMURLARI” nasıl meydana gelir, biliyor musunuz?
Kükürt kömürün bünyesinde organik ve anorganik kükürt olmak üzere iki formda bulunur. Anorganik kükürt, sülfat veya piritik halinde çoğunlukla külde kalır. Organik kükürt ise yanarak SO2’ye dönüşür ve atmosfere yayılır. Atmosferdeki transformasyon onları SO3 (Sülfit) ve SO4 (Sülfat) toz tanecikleri haline getirir.Çökelekler halinde bu tozlar başımıza yağar. İnsanlar SO2’yi hava ile birlikte soludukları zaman, aldığınız her nefes akciğerlerde nem ile birleşince sülfüroz asidine (HSO3) dönüşür.Bu asit solunum yollarını tahriş eder.Gazın yoğunluğu ve etki süresine göre insanların ölümüne bile sebebiyet verebilir.
Yüksek tabakalara çıkan SO2’ler ise hareket halinde havadaki su damlacıkları ile kimyasal reaksiyona girerek asite dönüşür. Tabi önce sülfüroz sonrada çok daha etkili sülfirik asite dönüşerek “ASİT YAĞMURU” olarak bize geri döner.
Bacalardan atılan kükürt ve azot oksitler 2-7 gün içerisinde atmosfere taşınırlar. Yüzlerce kilometreye taşınan bu asitler önce yaprakları, sonra ağaçları öldürür ve fidanların ağaç olmadan kesilmelerini
gerektirirler. Kesilmeyip yıkılan ağaçlar ise toprağın asiditesini yükseltir, mineralleri yok ederler.

Termik santralin külleri ise ayrı bir beladır. Bu küllü dumanlar yoğun miktarda partiküller içerirler. Burada oluşan Radon gazı kısa bir sürede polonyum’a ve aktif kurşuna dönüşebilir. Bu nedenle kül yığınları çevreye radyoaktivite yayarlar. Bacadan atılan maddelerin içinde belki de en önemlisi, linyitte bulunan ve yanma ile açığa çıkarak etrafa yayılan URANYUM’dur.

Kış aylarında Bolu oldukça kötü durumlara düşmektedir. Hava kirliliği açısından şampiyonluğa oynayan ilimizde “SMOG” (BACA DUMANI) yüzünden göz gözü görmezken, en etkili kirleticilerin başında gelen partiküller bu termik santral yüzünden yoğun bir şekilde etrafa yayılacaktır.

Size kısaca iki önemsiz ayrıntıdan bahsettim. Aslına bakılırsa bu iki önemsiz detay bizim sağlığımızı tehdit eden iki önemli unsurdur. Sırf üç kuruşluk linyit kömürünü kullanacağım diye böyle bir riske girip Göynük ve dolayısıyla Bolu’daki ormanları, bitki örtüsünü, tarım ürünlerini ve hatta insanların sağlığını gözden çıkartmak çılgınlıktır.

Ben şahsen orada üreteceğiniz enerjiyi kullanmayı hiç ama hiç düşünmüyorum.

Bu yazı toplam 591 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim