• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Ertesi gün!

19.04.2014 18:57
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Bana göre gazeteciler hep ‘ertesi günü’ yaşıyor. Düşünsenize, sokaktaki çoğu vatandaşın ertesi gün okuyacağı haberlerden, gazeteciler bir gün önce haberdar oluyor... 

‘İleri görüşlü’ olmak böyle bir şey olmasa gerek (!).. 

*** 

Hele gidilen gazete binası şehir merkezinden uzak bir plazaysa, o zaman bütün ömrünüz, ‘evden-gazeteye, gazeteden-eve’ şeklinde geçiyor... 

‘Gazeteciler halktan uzaklaşmaya başladı’ eleştirilerinin bir kısmı da bu yüzden yapılıyordur sanırım... 

Ama gazetecilere de hak verin... 

Hep bir sonraki günü yaşamak bizler için de çok güzel bir duygu değil... 

Siz hiç ‘günü ıskaladığınızı’ düşünüyor musunuz? 

Ben çok sıklıkla düşünüyorum!.. 

*** 

Mesela ben bu yazıyı bugün (yani dün) yani cumartesi günü yazdım... Ama siz okuduğunuzda benim yazdığım zaman dünde kalmış olacak... 

Ve siz bu yazıyı yarın (yani bugün) yani pazar günü okuyorsunuz... 

Biraz karmaşık öyle değil mi?.. 

Yani ben yazıyı aslında şimdi yazıyorum, fakat yazdım diyorum... 

Siz ise yarın okuyacaksınız, ama okuyorsunuz diyorum... 

Bilmem anlatabiliyor muyum?.. 

Yani siz hep o günü, bizlerse hep ertesi günü yaşıyoruz... 

Çünkü bizim hayatımızda bütün yaşananlar dün olmuştur, yaşanacaklar ise yarın (yazılırken bugün) ya da daha sonraki günler olacaktır... 

Gördüğünüz gibi bugün yok(!).. 

Ne büyük ıska!.. 

(Belki televizyoncular bu konuda biraz daha az ıska geçiyordur...) 

Aslında ne dert yanmak için ne de hızla akan zamanın okuyucu ile gazeteciyi nasıl ayrı noktalara sürüklediğine dikkat çekmek için bunları yazmadım... 

Sadece zamanın önemine dikkat çekmek istedim... 

*** 

Çünkü bana göre vakit çok önemli... 

Ama bazılarının dediği gibi ‘vakit, nakittir’ noktasından bakmıyorum ben hayata... 

Çok para kazanıp, çok çok çok varlıklara sahip olmak istemiyorum ben... 

Kazandığım paralarla altından bir heykel yaptırıp, dünyaya kazık da çakacak değilim... 

Bütün bunlar, dün gündüz saatlerinde dışarıya çıkıp güzel bir havada dolaşırken aklıma geldi o kadar... 

Orhan Veli’nin dediği gibi ‘Beni bu güzel havalar mahvetti’ demiyorum ama bir an da olsa durup ‘bugünün zevkinin bugün yaşanması’ gerektiği fikri geldi aklıma... 

Ne zaman biliyor musun? 

Yine dün(!).. 

Dün hayatta çalışmaktan, para kazanmaktan daha önemli şeylerin olduğu geldi aklıma... 

Dün sadece benim ya da benim yurdumun insanlarının bir kısmının değil, dünyadaki birçok insanın bugünün zevkini yaşamaktan ne kadar uzak olduğu geldi aklıma... 

Dün kiminin çalışarak bu zevkten mahrum kalırken, kiminin çalışmadığı için bu zevkten mahrum kaldığı geldi aklıma... 

Kaldı ki; bana güzel gelen güneşin, Afrika’da açlıkla boğuşan küçük bir çocuk için büyük bir ızdırap olabileceği geldi aklıma... 

Ne zaman mı? 

Tabii ki dün(!).. 

*** 

Sürekli ertesi günü yaşayan bir mesleğin mensubu olarak, bugünü yaşarken çok başarılı olduğum söylenemez sanırım... 

Zaten hep ıska geçiyorum(!).. 

Umarım, bu satırları okuyan sizlerin hayatında ıskalar az olur... 

Bu yazı toplam 491 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim