• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 21 °C

Erol Günaydın’la çok özel

14.04.2014 13:43
Erol Günaydın’la çok özel
Türk tiyatrosunun efsane isimlerinden Erol Günaydın, sorularımızı yanıtladı. Günaydın, televizyon sektörünü, tiyatroların durumunu, Türk sinemasıyla ilgili düşüncelerini anlattı.

Son dönemde Beyaz Melek, O Kadın filmlerinde rol alan Erol Günaydın, Profilo Alış Veriş Merkezi’nde Nokta Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu ’Namusluyum ki, Namuzsuzum’ isimli oyunda da tekerlekli sandalye ile oynuyor.

Erol Günaydın, "Namuzluyum ki, Namussuzum" oyununun kulisinde arkadaşımız genç tiyatro oyuncusu Hüseyin Yaman’ın sorularını yanıtladı. 


Oyunda bir polisi canlandıran arkadaşımız Hüseyin Yaman, "Erol Günaydın gibi büyük bir ustayla" oynamanın keyfinin yanı sıra, röportaj da yaptı.


Sanat hayatının 53. yılını yaşayan Erol Günaydın’la tiyatroyu, sinemayı, televizyon sektörünü ve gençlere yönelik tavsiyelerini konuştuk. 


Erol ağabey kaç yıldır sahnelerdesin? 

Erol Günaydın:
Sanırım 53 yıl oldu.

Yarım asırı devirmiş usta bir oyuncu olarak Türk tiyatrosunun durumu hakkında neler düşünüyorsun?

Erol Günaydın:
Türk tiyatrosu bir ara bocaladı, ama şimdi yeniden bir şahlanma dönemi yaşıyor. Biraz düzelmeye başladı. Tiyatro haberleri artık topluma da yayılmaya başladı. Gençler yavaş yavaş bu konunun içine adapte olmaya başladı. Gerek televizyonda tiyatro oyunlarıyla, gerek musabakalarla, gerek apartman dairelerinde çalışmalar yapmakla bayağı bir hareket geldi tiyatroya. Zannediyorum ki, bu iyiye doğru bir gidişi sağlayacak. Güzel şeyler olacak.

Peki bu iyiye gidişte televizyonun etkisi nedir?

Erol Günaydın:
Birazcık birazcık insanlar televizyondan sıkılmaya başladılar. Televizyon da reyting yapmak için çeşit çeşit çareler arıyor. Baktı ki tiyatroyu çok ihmal etti, şimdi şimdi televizyonlarda tiyatroya önem veriliyor ve yer ayırmaya başladılar. Çünkü şarkılar, türküler, klipler çuvallamaya başladı. Dizilerde de tiyatrocuların oynadığı oyunlar tutmaya başladı. Onun için tiyatro bir önem ve ehemmiyet kazandı zannediyorum...

erol-gunaydin.jpg

7. sanat sinemamız nerelerde? 

Erol Günaydın:
Sinema daha iyi. Ondaki gelişme ve hareketlilik tiyatronun da üzerinde. Bu sene o kadar çok filmler yapıldı ki hepsi de gerek entellektüel çevrede, gerek gişede başarılara imza atıyor. Kaliteli filmler yapılıyor. İyi oyuncular yetişiyor. Yapılan işlerde oyuncuların da kendini sergilemesi söz konusu oluyor. Memnun edici durumlar var yani. Eskisi gibi değil. Prodüksiyonlara çok büyük paralar sarf ediliyor. Daha kaliteli işler çıkarılıyor.

erol-gunaydin-001.jpg

Sizin de rol aldığınız Beyaz Melek filmi büyük beğeni topladı, büyük para harcandı.

Erol Günaydın:
Evet Mahsun Kırmızıgül’le yaptığımız filme mesela çok büyük paralar döküldü. Sonunda çıkan iş çok kaliteli ve güzel oldu. Hepimizin içine sinen gayet başarılı bir iş yaptığımız inancındayım. Mesela Şener Şen’in filmi çıktı, Kabadayı. Ondan önce Fatih’in filmi (Yaşamın Kıyısında) çok iyi çıktı. Çok güzel filmler var. Duyuyorum ve bu gelişmeler beni çok mutlu ediyor. Sanatta iyiye gidişat var.

Türkiye’de sizce de bir komedyen sıkıntısı var mı?

Erol Günaydın:
Komedyen demek insanları güldüren adam demek değildir. Eeee güldürüler de bir Cem Yılmaz var, onun dışında Ata Demirer var. Beyaz ayrı bir şov yaparak insanları güldürüyor. Yani şöyle bir gerçek var; bunlar tek başına güldüren adamlar. Ama tiyatronun içinde olur komedyen... Komedyen tiyatrocudur. Komedyenin bir gözü ağlar, bir gözü güldürür. Bunlar komplikedir sanatta. Onun için komedi oyunlarına pek fazla talep yok gibi geliyor bana. Eskiden Minür Özkul, Nejat Uygur, Behzat Budaklar vardı. Eskiden tiyatronun meşhur komikleri vardı. Şimdi tiyatronun meşhur komikleri yok yani. Komedi oynayan tiyatrolarda yok artık. Zeki Metin gibi kabere tiyatrosu kalmadı...
Gazenfer var. Ali Poyrazoğlu var, onu da söyliyeyim çok severim kendisini.



Devletin tiyatrolara desteği ne ölçüde, yeteli geliyor mu?

Erol Günaydın:
Devletin desteği yeterli gelmiyor. Geçenlerde Ali (Poyrazoğlu) geldi konuştuk. Buraya 3,30 para neye, ne kadar yeter. İşte Aliciğim getirmiş bana iki kurabiye, o kurabiyelere gitti devlet parası. Ne olacak o kadar. Devede kulak tüyü. Para yetmiyor salon kiralarına gidiyor, dekora gidiyor. Bir de prodüksiyon kolay kolay çıkmıyor. Seyirci de kolay kolay gelmiyor. İlle de popularite arıyor seyirciler, popüler insan arıyor... Oyuncular da çok büyük paralar istiyorlar. Bizim gençlerden oluşan oyuncularla yapılan tiyatroya da halk ’tanınmış oyuncu yok’ diye gitmiyor. Halbuki onlara da gidilecek ki onlar da tanınsın. 

Bu genç oyuncuların mesleğe atılış biçimini de değiştiriyor sanırım.

Erol Günaydın:
Tabii ki... Onun için ne oluyor? Tiyatro eğitimi almış gençler kestirmeden televizyon kapılarına çıkıp şöret olmaya çalışıyolar ki, oradan istifade edip kazanalım istiyorlar. Televizyonlar da büyük maddi güç var. Tiyatroda para yok. Ancak televizyondan paralar kazanılıyor. Bizler de öyle olduk. Tiyatroda harcadık harcadık, borca harca girdik. Allah’tan televizyon çıktı da oradan biraz olsun belimizi doğrultur duruma geçtik. 


Elde ettiğiniz kazanç size yetiyor mu?

Erol Günaydın:
Geçiniyoruz. Çok büyük paralar kazanamasak da yaşamamızı sağlıyor. Ancak şarkıcı türkücüler kaset yapıyorlar, reklam yapıyorlar. Bizim ne kadar reklamımız olacak, tiyatrocuların, sinemacıların... 

Toplumu televizyon ekranlarından koparıp tiyatroyla buluşturmak tiyatroyu canlandırmak için ne tür atılımlar yapılmalı?

Erol Günaydın:
Evvela ulaşım çok önemli; özellikle İstanbul gibi bi metropolde. Eğitim çok önemli. Hadi insanları eğittin diyelim. 5 kişilik bir ailenin tiyatroya gelmesi demek yol masrafları, trafik dertleri insanlara külfet geliyor. Ancak işte böyle Profilo gibi alışveriş merkezlerinde insanlar gündüzleri ailecek alışverişlerini yapıyorlar, yemeklerini yiyorlar, akşam da burada oyunlarını izliyorlar, otoparktan binip evlerine gidiyorlar. Rahatlık arıyor insanlar. Yoksa çok güzel sahnelerimiz var. Mesela Beyoğlu’nun göbeğinde ’Ses Tiyatrosu’ var Balkanlar’ın en güzel sahnesi... Ferhan Şensoy’un tiyatrosu var, orada da oynama şansı yakaladım. Seyirci gelmiyor. Neden? Trafik sorunu var, park yeri sorunu var. Seyirci arabasını park edip oraya kadar yürümek istemiyor. Geceleri İstiklal’in durumu vahim. Eğlence yerleri çoğaldı. İnsanlar oyundan çıktıktan sonra sarhoşlarla ve bir sürü vukuatlarla dolu Beyoğlu’nu görmek istemiyorlar. Eskiden tıklım tıklım dolan sahne zar zor iş yapıyor. 

erol-gunaydin-002.jpg

50 yıllık sanat yaşamında yapmaktan en çok keyif aldığınız oyun hangisi?

Ben tiyatroyu sevdim. Arka kulisini sevdim. Muhabbeti sevdim. Hamlet’i oynayım, şunu oynayım diye bir şey olmadı. Ne verirlerse onu oynarım. Rütbesiz bir erim. Burada, her yerde çalışırım. Ne tiyatro sahibi olmak isterim. Ne reji yapmak isterim. Sadece oyunculuğumu yapmak isterim. 

Yani mesleğinize aşıksınız... 

Erol Günaydın:
İşim bu hakikaten öyle. En iyisini yapayım. Halk beni sevsin, ben onları seveyim yeter bana. Selam verirken aldığım alkışlar yetiyor bana. Daha ne isterim. Niye uğraşayım. Bu meslekten zaten para kazanılmaz. Bu meslekle yaşanır. Aldığın parayla geçinir gider, yaşarsın. Eskiden sıkıntıya düştüğümüzde yan gelirler yapardık. Dublaja gider idare ederdik. Tiyatroyu yürütebilmek için çıkış yolları arar durursun. Hatta bana ’Birikimlerinizi ne yapmayı düşünüyosunuz?’ diye sordular. Ne birikimi, benim ne birikimim olacak. Günaydın muhallebicisi mi açacaktım? 

Sizin için maneviyat, paradan çok daha önemli.

Erol Günaydın:
Bu benim işim. Bu işi sevdim. Bunu asker gibi yapmak çok güzel. Maksat birşeye hizmet etmek. 53 senedir devam ediyorum, ustalık da yoktur bu işte... Biz yoksul bir dönemde başladık. Şimdi şimdi ülke varlıklı bir dönemde. Teknoloji almış başını gitmiş. Ben kömürlü ütü döneminden gelmeyim. Bugün de bugünün gençlerinden öğreneceğim bir sürü şey var. Yani ustalık yoktur da deneyimlerim vardır. Ustalık yok bu meslekte. Her önüne gelen text zaten yenidir. Yeni bir deneyim yeni bir maceradır.

Teşekkürler... 

Bu haber toplam 849 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim