• BIST 91.686
  • Altın 211,430
  • Dolar 5,3854
  • Euro 6,1343
  • İstanbul : 12 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İzmir : 19 °C

Erdoğan: Bugün Mısır, Yarın Belki de Türkiye

18.08.2013 13:07
Erdoğan: Bugün Mısır, Yarın Belki de Türkiye
Erdoğan, Bursa Kentsel Dönüşüm Töreni'nde "Mısır'da demokrasinin katline seyirci kalanlar yarın çıkıp kimseye demokrasi dersi veremez" dedi.

Erdoğan, Bursa'da kentsel dönüşümle birlikte Mısır'da yaşanan gelişmelere dikkat çekti.

İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Mısır'da darbe karşıtlarına yapılan katliamın ardından BM Güvenlik Konseyinin daimi üyelerinin hepsini aradığını, AB üyesi ülkelerinden bazılarıyla kendisinin, bir çoğuyla Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun irtibat kurduğunu, İslam dünyasıyla görüşmelerin sürdüğünü belirterek, "Herkes sussa biz susmayacağız. Çünkü biz şunu biliyoruz: Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Biz dilsiz şeytan olmayacağız. Hakkı söyleyeceğiz

Bu tuzağı bozacağız

Bugün Mısır'da susanlar, yarın sıra kendilerine geldiğinde konuşamayacaklar. Bugün Mısır'da demokrasinin katline seyirci kalanlar, yarın çıkıp da hiç kimseye demokrasi dersi veremezler. Bugün Mısır'da darbeye darbe diyemeyenler, sıra başka bir ülkeye geldiğinde seslerini yükseltemezler. Bugün Mısır'da oynanan oyunu yarın çıkacaklar, bir başka İslam ülkesinde oynayacaklar. Bugün Mısır'da sergilenen vahşeti yarın belki de bir başka ülkede sergileyecekler. BelkiTürkiye'yi karıştırmak isteyecekler. Çünkü bu bölgede güçlü bir Türkiyeistemiyorlar. Bu bölgede, istikrarlı, huzurlu, kalkınmış ülke istemiyorlar. Biz bu tuzağı bozacağız.

Adalet isteyenlere kurşun yağdırdılar

Mısır'da yapılan darbe ve sonrasında girişilen katliama karşı tutumları nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, AB'nin, İslam İşbirliği Teşkilatının aynaya bakacak yüzünün kalmadığını belirterek, "Mısır'da adalet isteyen insanlara kurşun yağdırılırken susan, susarak onaylayan, susarak teşvik edenler, vicdanlarıyla yüzleşmeyecek kadar o kanın içine batmıştır.

İbadethanelere, camilere, kiliselere yapılan saldırıları da şiddetle kınıyor, tüm tarafları daha fazla hassasiyete davet ediyorum. Ama oyuna bakın, şu anda Müslüman Kardeşler kiliseleri koruma altına alıyor ve malum uluslararası medya, hani 'Gezi medyası' vardı ya Türkiye'de ve dünyada, aynı orada ne varsa burada da onlar var. Bunlar şimdi ne diyor biliyor musunuz? 'Müslüman Kardeşler 30 tane kilise yaktı' diyorlar. Halbuki kiliseleri koruma gayretinde olanlar onlar.

Mısır'da El Fetih Camisi'nin kuşatma altında olduğunu belirterek, "Buradan sesleniyorum, Mısır'a da sesleniyorum, dünyaya da sesleniyorum: İnsanların ibadethanesi mahsundur ama bunlar Suriye'de de Mısır'da da camilerimizi yaktılar, yıktılar. Ha Beşar ha Sisi bunların birbirinden farkı yok. Bunlara destek verenlerin de birbirinden farkı yok, aynı.

Türkiye'nin Mısır ile ilgilenmesinden rahatsız olanlar var

Hem Türkiye içinde hem de dünyada Türkiye'nin Mısır ile ilgileniyor olmasından rahatsız olanların bulunduğu belirterek, "Türkiye de sussun istiyorlar, Türkiye de Mısır'a sırtını dönsün istiyorlar, Türkiye de katliamı görmesin, darbeyi görmesin, ilkelerini ayaklar altına alıp, vicdanını çiğneyip sessiz kalsın istiyorlar. Türkiyekonuştukça, Türkiye tepki gösterdikçe, Türkiye hakkı, adaleti dile getirdikçe birileri vicdanlarıyla baş başa kalıyor ve bundan rahatsız oluyorlar.

Şu anda Mısır'da iki ayrı tablo var, biri Firavun'un izinden gidenler diğeri Musa'nın izinden gidenler. Tarih bunu böyle yazacak.

Mısır'da darbe yönetimine, darbeyi yaptıktan sonra 16 milyar dolar destek geldiğini belirterek, "Şimdi soruyorum: Darbe yönetimine 16 milyar dolar desteği verenler, eğer bana sorarsanız, onlar darbe yönetiminin ortaklarıdır.

Demokrasi ağır yara aldı

Mısır'da ramazan ayının hemen öncesinde bir askeri darbe yapıldığını hatırlatarak, "70 yıl sonra başlayan demokratikleşme süreci, çok ağır şekilde yaralandı. 70 yıl otokratik rejime sabredenler veya o totaliter rejimleri destekleyenler bir yıl yüzde 52 oyla iş başına gelen Sayın Mursi'ye tahammül edemediler.

Hedefimiz yara sarmaktan önce, yara almamak olmalı. Depremlere müdahaleden önce muhtemel deprem durumunda, zararı azaltmak gayemiz olmalı. Bizim artık 'enkaz altından nasıl insan çıkarırız' değil, 'enkaz altında nasıl insan kalmaz' buna yönelmemiz, buna yoğunlaşmamız lazım.

Depremler bize dersler verdi

17 Ağustos depreminde kaybettiğimiz kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyoruz.Depremler bize dersler verdi. O günleri hatırlayın. Deprem gece saat 3.00. Ama kriz merkezi sabah 6.30 da toplanabilmişti. Türkiye'nin çadır stoğu yetersiz kalmıştı. Haftalarca enkaz kaldırılamadı. Depremzedeler aylarca sokaklarda kendi imkanları ile barındı. Can kayıplarının kaydı bile tutulamadı. Afet sonrasında beceriksizliğin bedelini ödedik.İktidarımız AFAD'ı kurarak işlerin koordineli yürütülmesini sağladık.

Bu haber toplam 536 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim