türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C

Enerji gücü Türkiye!

04.01.2014 14:09
Ali Rıza Yılmaz / Yazar

Ali Rıza Yılmaz / Yazar

Enerji, maliyeti belirleyen önemli girdilerden biri. Yanlış enerji politikalarıyla ekonomimizin can damarını oluşturan sınai kuruluşlarımız çökertildi. Pahalı enerji girdisi ile uluslararası alanda rekabet edecek güç bırakılmadı. Dışa bağımlılık arttı. Siyaset alanına sıkıştırılan ulusal güvenlik tezleri nedeniyle olsa gerek, ülkemizi çökerten bu gidişe güçlü tepki gösterilmedi.

Enerji Bakanı Hilmi Güler'in duyarlılığı sayesinde bağımlılık zinciri zayıflıyor. Türkiye enerjide kilit bir ülke haline geliyor.

Enerji üreten ülke olmak!

Mevcut enerji kaynaklarımızda verimliliği artıracak düzenlemeler yapılıyor. Ancak yeterli değil.

Türkiye'de kömürün elektrik üretiminde payı yüzde 30 civarında. 1126 Mton taşkömürü, 8075 Mton linyit var. Mevcut kullanım miktarıyla yaklaşık yüz yıl yetecek bu rezerv, kalitesi ve kalorisi düşük olduğu için kullanılmıyor. İleri kömür teknolojilerinin kullanımı ile değerlendirilmiyor. İthalat öne çıkıyor!

Ülkemizde hidroliğin elektrik üretimindeki payı 35 TWh ile yaklaşık yüzde 30. Azami potansiyel 125 TWh. Hidrolik rezervi sürekli yenilendiği için süresi sonsuz. Enerji ihtiyacımızın tamamının hidro-elektrikten karşılanması mümkün değildir. Ancak potansiyelin yüzde 70'lere çıkarılması mümkündür. Bu gerçekleşirse dışa bağımlılık azaltılarak AB ile ilişkilerimizde avantaj sağlanabilir!

Rüzgar potansiyeli çok iyi olmasına rağmen elektrik üretiminde payı yüzde 0.05'tir. Bu payın kısa sürede yüzde 5'e çıkarılması mümkün!

Önemli bir rezerve sahip olmamasına rağmen Türkiye'de doğalgazdan elektrik üretiminin payı yaklaşık yüzde 50'dir. Bu oran her geçen yıl artıyor. Elektriğin maliyeti doğal gaz fiyatlarına bağlı oluşuyor. Bu maliyeti düşürmek için doğalgaz alım ve satış fiyatlarını düşürme politikası sürdürülüyor.

Düğüm elimizde!

Şimdi farklı bir süreçle karşı karşıyayız. Doğalgaz rezervlerine sahip ülkeler Türkiye'yi merkez üs olarak görüyorlar. Hazar enerji havzasının çıkış noktası Türkiye. 72 trilyon metreküp doğal gaz rezervine sahip Mısır da, Ürdün, Suriye ve Türkiye'den geçecek doğalgaz boru hattı projesi planlıyor. 'Mavi Akım'la Rus doğalgazı Türkiye'de. İran ve Türkmenistan da, doğal gazı Türkiye üzerinden pazarlamayı planlıyorlar.

Türkiye'den Avrupa'ya açılacak iki doğal gaz hattı gündemde. Birincisi, Bulgaristan'dan Avusturya'ya; ikincisi, Yunanistan'dan İtalya'ya uzanan hat.

Hatlar birleşince doğalgaz ve petrol pazarı Türkiye'de oluşacak. Bu olanağı çok iyi kullanmak gerekiyor. Petrol ve doğalgazın geçtiği ya da onu ham olarak satan ülke değil, bu ham ürünleri işleyen, mamul mal üretip satan ülke olarak öne çıkmalıyız. Rafineri ve dağıtım sistemini haraç mezat satmak değil, buna göre planlamak gerekiyor. Bunu başarabilirsek güçlü bir ekonomiye sahip olmamız mümkün. Yapılacak yatırımlar sayesinde petrol ve doğalgazda ileri teknolojiye sahip ve onu üreten ülke haline gelebiliriz.

Şimdiden petrol ve doğalgaz teknolojisi ile ilgili araştırma merkezlerinin kurulması ve desteklenmesi gerekiyor. Bu konuda Sn. Hilmi Güler'e büyük iş düşüyor!

Bu yazı toplam 785 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim