türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C

Dinime küfür eden bari Müslüman olsa

12.01.2014 12:35
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Recep Tayyip Erdoğan, demokrasinin olmazsa olmaz koşulu, tüm muhalif toplumsal dinamikleri baskılayıp, susturmada büyük ölçüde başarılı oldu. Karşısına çıkabilecek engelleri ortadan kaldırmada, azgın bir nehrin önüne gelen her şeyi süpürüp, sürüklemesi gibi, ne sınır tanıyor ne de hukuk. 

Başbakan'ın bu keyfi ve kural tanımaz yönetimi karşısında, Atatürk'ü 'tek adam diktatörlüğü' kurmakla ve faşistlikle yaftalayan Kemalizm düşmanları Recep Tayyip'in 'tek adamcı, otokratik' siyaset tarzına biat etmekte bir beis görmüyorlar ama. 

Günlerdir CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, çok önemli bir siyasi konuda tepkilerini ve eleştirilerini dile getirebilmek için adeta çırpınıyor. Ne yazık ki, bu çabası, konunun vehameti ve bir an önce çözüm bulunması gereken aciliyetine rağmen kamuoyunda ve basında bir türlü hakettiği yankıyı bulamamıştır.

Ülkenin anayasaya aykırı bir biçimde 'kanun hükmündeki kararnamelerle' Başbakan'ın iki dudaği arasından çıkan talep ve isteklere göre yönetilmeye başlandığına dikkat çeken Sayın Kılıçdaroğlu, geçenlerde Cumhuriyet'e verdiği söyleşide bakın bu durumu nasıl gözler önüne seriyor;

'Parlamentonun görevi yasa yapmaktır ama saf dışı bırakılmış. KHK'lerle yönetecekseniz kapatın parlamentoyu. Ne gerek var? Normal zamanda geçiremediklerini KHK ile geçiriyorlar. Türkiye'de parlamenter sisteme, demokrasiye duyulan güven bu KHK'ler ile zedelenmiştir. Böyle demokrasi olmaz. Demokrasinin önünü açması gereken Anayasa Mahkemesi, onun önündeki en ciddi engel olmaya devam ediyor. Yürütmeyi durdurma talebiyle başvurduk. Aradan aylar geçti. Karar vermiyor. Niye? AKP istediklerini çıkarsın diye. Bundan sonra iptal etse dahi geri yürümediği için, aynen yürürlükte kalacaktır. Siz buna hukuk mu, demokrasi mi diyorsunuz.'


1982 Anayasası'nın 87. Maddesi Bakanlar Kurulu'na belirli konularda Kanun Hükmünde Karaname çıkarma yetkisi veriyor. Ancak Kanun Hükmünde Karanameler KHK; meclisin, konu, süre ve amacı belirleyen bir yetki kanunu ile verdiği yetkiye veya doğrudan doğruya anayasasan aldığı yetkiye dayanarak, çıkardığı, kanun gücüne sahip, meclisin tasdiki ile şekli ve organik anlamda kanun gücünü kazanacak olan kararnamelerdir.


Yani, Sayın Kılıçdaroğlu'nun haklı olarak itiraz ettiği gibi, ortada KHK çıkartılmasını mazur gösterecek olağanüstü bir durum ya da süre bakımından bir kanunun hemen çıkartılmasını gerektirecek bir mazaret olmasa da AKP Hükümeti istediği zaman, keyfi bir biçimde bakanlar kurulundan KHK çıkartıyor. 


CHP, aylar önce meclisi by-pass eden bu duruma son verebilmek için Anayasa Mahkemesi'ne itirazda bulunmuş. Sayın Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öğrendiğimize göre, Anayasa Mahkemesi aylardır bu itiraza cevap dahi vermemiş. Bu saatten sonra cevap verse bile geriye dönüşüm olmayacağından bu kararnameler meclisin onayından geçmeden resmen yasallaşmış olacak. 
İşin özü, AKP aylardır KHK'lerle mecilsi devre dışı bırakarak, istediği devlet kuruluşunu rahatça ele geçirmektedir.


AKP yandaşları bütün bu hukuku bertaraf etme kurnazlık ve dalavereleri karşısında hala utanıp, sıkılmadan 'ileri demokrasiden' bahsedebiliyorlar. Kendi putlarına körcesine tapınırken bir yandan da, Mustafa Kemal Atatürk'e diktatör demekten ve zehirlerini akıtmaktan geri kalmıyorlar.


Mustafa Kemal Atatürk'ü, beğenirsiniz, beğenmezsiniz ayrı konu. Ama O'nun dağılan, parçalanmış bir imparatorluktan yeni, modern bir Türk devleti kurduğunu inkar edemezsiniz. Büyük Komutan yedi düvele diz çöktürüp bugün özgürce yaşayabildiğimiz toprakların üzerinde koskoca bir devlet inşa etmiş. 


Devlet kurma dediğimiz, CIA'nin emriyle ve finansmanıyla parti ya da sosyetik otellerde yardakçı sermayenin bahşişleriyle iftar sofraları kurmaya benzemez! 


Peki, ülke yönetimini güllük, gülüstanlık devralan AKP iktidarının, dokuz yılın sonunda memleketi getirdiği yer neresidir?


Doğuda özerklik ilan eden Kürtler, kurmay subaylarının yarısından fazlası hapsedilmiş bir ordu, mütareke basınını aratmayan sus pus olmuş bir medya, tıs diyemiyen akademisyenler ve aydınlar, nüfusunun üçte biri açlık sınırı altında inleyen, gittikçe yoksullaşan halk, işşsizlikten inleyen geniş kitleler!


İşte, AKP hükümeti ve onun tek adam yönetiminin Türkiye'yi 9 yılın sonunda getirdiği nokta budur.
Bütün bu gerçeklere rağmen, hala hayasızca sabah akşam Atatürk'e saldırıp, 'diktatördü' güzellemesi yapanlara ben de güzel bir halk deyişi ile cevap vermek istiyorum. Hani ne demişler; 'dinime küfür eden bari Müslüman olsa.'

Bu yazı toplam 617 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim