türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 9 °C

Değişsen Ne?

24.02.2014 20:02
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Geçen yıl, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nin açılışının 85. yıl dönümünde; ülkenin içinde bulunduğu durumu Atatürk’ün koyduğu hedef ve içinde bulunulan ortam doğrultusunda değerlendirmiş, giriş bölümünün ardından şunları yazmışım :.
................................................

“Dünyadaki tek çocuk bayramı 23 Nisan...

Sokaklardaki, işliklerdeki çocukların; tarlalardaki, sürü peşindeki küçük insanların hasretle, gıptayla izlediği veya hiç bilmediği, algılayamadığı bir gün 23 Nisan...

Öğretmenler, Babalar, Anneler, Kadınlar, Polisler, Hemşireler, Sevgililer...günlerinde olduğu gibi; yine nutuklar atacak, çocuklar için yapmadık şey bırakmayacak, onlara ne kadar önem verdiğimizi, onları ne kadar çok sevdiğimizi, onların bizim geleceğimiz olduklarını söyleyecek; yalanlarımızla onların canlarını sıkacak, kulaklarını tıkamalarını sağlayacak, sıkıntılara garkedecek ve büyük bir olasılıkla yüzlerinin kızarmasına yol açacağız...

Merak edip, akıl edip, tenezzül edip sorsalar; deseler ki çocuklar : Ey büyükler, ey ülkeyi bir şekilde yönetenler veya öyle yaptıklarını sananlar; büyük önderin, eşsiz dehanın, sevgili Atatürk'ün bize bıraktığı kısmını anladık da, yani 'Çocuk Bayramı' bölümünü algıladık da, ya öteki kısımları ne alemde? Örneğin;

Ulusal Bağımsızlık ne durumda?

Ulus'un egemenliği gerçek anlamda sağlanmış veya korunabilmiş mi?

Demokrasi, bütün kural ve kurullarıyla yerleşmiş; insan hak ve özgürlükleri kök salmış; çağdaş ve evrensel hukuk normları yerlerini almış; gericilik, akıl dışılık, bağnazlık ortadan kaldırılmış; insanın insana kulluğuna, eşitsizliklere son verilmiş midir?

Sorsalar, vursalar şu utanmaz yüzlerimize, deseler ki : Ey büyükler, en azından yaşları ve bedenleri büyüyenler, özünde bizden emanet olarak aldığınız şu güzelim ülkeye hak ettiği değeri verdiniz, onun için gerçek anlamda emek harcadınız, her gün bir adım daha ileri götürdünüz mü?

Sorsalar, deseler ki; ey gerdan büyükleri, ey karnı büyükler, küçükler için neler yaptınız? Bize Atamızın bıraktığı bayramın dışında hangi bayramları hazırladınız?

Sağlık sorunlarımızı çözdünüz, sağlıklı yaşamamız için gerekenleri yaptınız mı?

Ana okulundan Üniversiteye kadar ve daha sonrasına; ilgi ve yeteneklerimize göre yönlendirilmemizi sağlayarak, her birimizin insan hakkı olan eğitim ortamımızı sağladınız mı?

Sokakta, sahipsiz veya çok kötü koşullarda çalışan, yaşayan çocuk bıraktınız mı?

Sokakları, yolları, yaşam alanlarını güvenli hale getirdiniz mi?

Doğayı, ülkemin doğal kaynaklarını, tarihi güzelliklerini; yer altı ve yer üstü zenginliklerini korudunuz ve bize teslim aşamasına getirdiniz mi?

Atatürk'ün 'Yurtta barış dünyada barış' anlayışına bağlı kalarak, gerek ülke içinde ve gerekse yakın komşularımızdan başlayarak tüm toplumlarla barış içinde yaşamayı becerebildiniz mi?

Çağdaş, akla ve bilime dayalı bir eğitim sistemi kurarak; her çocuğun sonuna kadar eğitim görme hakkını garantiye alarak; merak eden, soran, yargılayan, karar veren; haklarını, görevlerini, sorumluluklarını bilen insanlar yetiştirebilmek için gerekenleri yaptınız mı?

Deseler ki, ey böööö-yük-ler...

Demezler demezler, korkmayın...

Daha bizim kadar rezil duruma gelmediler...

Daha yeterince kirletemedik onları...

Bize rağmen, diz boyunun kısa geldiği pislik ortamlarına rağmen, temizler hala onlar...”

                           *****

Aradan geçen koca bir yılda neler mi değişti? Olumlu anlamda belki dişe dokunur bir şey yok ama tersi gani gani...

Ulus bilinciyle henüz tanışmamış, toplumsal onurla barışık olmayan; her şeyi ama her şeyi sadece çıkarları, koltukları, cukkaları için harcayabilen insanlar ve zihniyetler sayesinde ‘ne olur bizi kullanın, çöpe atmayın...’ cinsinden yüce(!) değerlendirmeler, kafalara geçirilen çuvaldan giysiler, ‘...ananı al git!’ kabilinden sevgi ifadeleri, birilerinin bir yerlerine konulan üç noktalar, hemen her yerden fışkıran pis kokular, çağdışı yapılanmalar, sıkıştıkça birilerine sövmeler, karalamalar da eklenince, alın size bir bayram daha...

Ulusu, Egemenliği olmayan...

Çocuk bayramı...

Sevinin çocuklar, övünün çocuklar...

Bu yazı toplam 671 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim