• BIST 102.270
  • Altın 149,495
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 20 °C

Cumhurun Refleksi

12.04.2014 01:31
Şiir Adam / Twitter Yazarı

Şiir Adam / Twitter Yazarı

Türk siyasi hayatında dünyada eşi benzeri olmayan tuhaflıkları yaşamak artık normal bir durum haline geldi. Bazen bu öyle bir hal alıyor ki insanın bu kadarı da fazla ama artık diyesi geliyor.

Türk Siyasi hayatının son 10 yılı bu tür olayların ve şaşkınlıkların zirvede olduğu bir 10 yıl olarak geçti tarihe gecmiştir. Son 10 yılda yaşanan bazı hadiseleri hatırlarsak belki bugüne nasıl gelindiğini ve yarın neler olabileceğini öngörebiliriz. Örneğin 10 yıl öncesinde bu ülkenin siyaset sahnesinde olan önemli şahsiyetlerin bazıları Hakkın rahmetine kavuşmuş bazıları yaşlılık dönemini yaşamakta bazılarını ise millet sandığa gömmüştür. Yine bu 10 yıl içinde birçok siyasi parti kapatılmış ve yerine yenileri kurulmuştur. Hatta bazı siyasi partiler kapatılınca yerine 2 yeni siyasi parti kurulmuştur. Yine bu 10 yıl içinde hükümetler indirilmiş yerine seçimde 4.parti olmasına rağmen bir siyasi partiye ve liderine Başbakanlık ve hükümeti kurma görevi verilmiştir. Ülke ve siyaset son 10 yıl içinde aynı zamanda bir Postmodern darbeye de maruz kalmıştır. Ayrıca bu darbe sayesinde oluşan hassas durum neticesinde oluşan ciddi ekonomik krizlerin faturası halka ödetilmiştir.

Halk tüm bu süreçlere herhangi bir müdahale de bulunamamış halkı güya temsil ettiği varsayılan siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları darbeci birer kurum haline gelmişlerdir.

Tüm bu gelişmeleri cumhur bu kadar da olmaz diyerek izlemiş ve ardından yapılan seçimlerde bu anormal güçleri ve rol alan şahsiyetleri sandığa gömmüştür.

Bugün de maalesef bazı siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ve medya kuruluşları benzer dayatmaları Cumhurbaşkanlığı seçimleri arefesinde yapmaya soyunmuşlardır.

Peki şimdi cumhur ne yapacaktır.

Cumhur olanı biteni bana kalırsa yine ibretle izliyor. Kimin nasıl hareket ettiğini ve kimin kendisinin sesine kulak verdiğini ölçüyor. Ama cumhurun sanırım en çok dikkat ettiği nokta memleketi sürekli geriye götüren darbeci ve anti demokrat zinde güçlerle işbirliği yapan çevreler. Ulusalcılık ve milliyetçilik adı altında bu tür anti-demokratik yollara tevessül eden ve askere davetiye çıkaran isimler pek yakında yeniden gereken cevabı alacaktır.

Cumhur daha fazla kalkınma iş ekmek ve paylaşım beklerken ülkede normal işleyiş açısından gerçekleşecek meseleleri rejim krizi haline dönüştürmek isteyenlere sanırım ilk fırsatta cevap verecektir.

Mesele iktidar olanı muhalefette olanı ve meclis dışında kalanıyla tüm siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının cumhurun sesine kulak vermesidir. İktidar ben iktidarım o zaman seçecek kadar vekilim varsa Cumhurbaşkanı seçerim dememeli muhalefette senin gözünün üstünde kaşın var onun için Cumhurbaşkanı olamazsın olmaya kalkarsan ben işi başka mecralarda çözmeye çalışırım tavrına girmemelidir.

Cumhurbaşkanı seçilecek kişi eğer gerçekten cumhurun istediği bir isim olursa ve Meclis tarafından seçilirse yada tam tersini varsayarsak her iki durumda da Cumhur buna gereken cevabı geçmişte olduğu gibi sandıkta verecektir.Yani Kasım ayında yapılması planlanan seöim aynı zamanda bu anlamda bir referandum niteliğindedir.

Keşke Türkiye nin demokrasi kültürü bir referanduma uygun olsa da ülkenin en önemli makamını ve adını kendisinden aldığı kişiyi Cumhur kendisi seçebilse.

Ama bunun tüm sorumluluğunu bir yere yüklemek yanlış olur. Bunun asıl sorumlusu ülkeyi darbelerle ve krizlerle bu hale getirenler ve onlara alkış tutan sözde sivil darbecilerdir.

 

Bu yazı toplam 850 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim