türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul : 10 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İzmir : 8 °C

Çiftçi Dertli

29.12.2013 19:45
Çiftçi Dertli
Katma değerli ürün satılmaya çalışılmalı, verimsiz işletmeler verimli hale dönüştürülmeli.

TSK ve ZOB olumlu ancak eksikleri var, Havadan ilaçlama yasağı kalkmalı, il Master planı hazırlanmalı, Katma değerli ürün satılmaya çalışılmalı, verimsiz işletmeler verimli hale dönüştürülmeli. 


Antakya Ziraat Odasının dün yapılan genel kurulunda bir kez daha üreticinin sorun yumağı içinde olduğu ortaya çıktı. Oda başkanı Celal Civelek’in verdiği bilgiler ve söz alan konuşmacıların dile getirdikleri konular çiftçilerin olumlu gelişmeler olmakla birlikte yeterli desteği alamadığını ortaya koyuyor.

 

Dünkü genel kurulda yeniden başkanlığa seçilen Celal Civelek yaptığı sunumda Asi nehrine dikkat çekerek başladığı konuşmasına 5000 yıldır ziraatta yapılan Amik ovasının sulama ve taşkın sorununun bugüne dek çözümlenemediğinin altını çizerek şöyle devam etti: “Asi Nehrinde yaz aylarında Suriye’nin tutamadığı sular ve yataktan kaynayan sulardan oluşan çok az bir su bulunmaktadır.

 

1973-1974 senelerine kadar Amik Ovasının yaklaşık 250,000 dönümünü ve Samandağ’ı Ovasını sulayabilen Asi Nehri, 1973-1974 senesinden beri Suriye’nin yaz aylarında su bırakmaması yüzünden kurumakta ova çiftçisi bir takım mağduriyetlere uğramaktadır. Bazı dönemlerde de artık sularını Asi Nehrine bırakarak çevreyi kirletmekte ve nehirdeki canlıların (balıkların) ölümüne sebep olmaktadırlar. Kışları rastgele bıraktıkları suların oluşturdukları taşkınlar, devletimizin aldığı tedbirlerle büyük ölçüde önlenmiştir. Fırat Nehri Suriye için ne kadar önemli ise, Asi Nehride Amik Ovası için o kadar önemlidir. Fırat Nehrine verdiğimiz suyu az bulup yaygara yapanlara Asi Nehrinin de Uluslar arası bir nehir olduğu hatırlatılmalı.Ve suyumuzu kesmelerine müsaade edilmemelidir.

 

Türkiye nasıl Fırat Nehrinden komşu ülkelere 500 m3/sn su veriyorsa, Suriye’nin de bize Asi Nehrinden belli bir miktar su vermesi temin edilmelidir.” Ziraat Odası başkanı Celal Civelek dünkü genel kuruldaki konuşmasında ilimizde yapılması öngörülen “Reyhanlı barajı, dostluk barajı, Karaçay barajı ve Yarseli barajı” konularına da dikkat çekti ve bu konulara ilişkin şunları söyledi: “Reyhanlı Barajı 1970'lerde Menzelet Barajının 8 km mansabında Kılavulu'da Kılavuzlu Barajı yapılarak su kotu yükseltilip Kahramanmaraş'ın Gaziantep’ in bir kısım arazileri sulandıktan sonra Amik Ovası'nın yaklaşık 1.100.000 dekarlık kısmının sulanması planlanmış idi. Bu proje yatırım boyutunun yüksekliği öne sürülerek her yeni iktidar döneminde raftan indirilip tekrar rafa kaldırıldı. 6-7 yıl kadar önce buna alternatif olarak daha düşük maliyetli Amik Ovası'nın yaklaşık 700 bin dekarı sulanacak (Asi, Afrin, Karasu’dan) beslenecek Reyhanlı Barajı projesi yapıldı. Kamulaştırma işlemlerini işlemlerini kolaylaştırmak için Reyhanlı T.İ. arazilerinin becayiş edileceği fikri de atılmıştır.

 

Bugüne kadar bu proje için yeterli ödenek ayrılmadığı için bir ilerleme kaydedilemedi. Global ısınmadan, kuraklıktan bahsettiğimiz şu son günlerde bu yatırımın gerçekleşmesi için gerekli ödeneğin temin edilmesi daha da önem kazanmaktadır. Dostluk Barajı: Asi nehri üzerinde Hacıpaşa yöresinde komşu ülke Suriye ile yapılabilecek ortak Baraj Dostluk Barajı hem taşkın hem sulama yönünden büyük önem arz etmektedir. Komşu ülkenin gerekli işlemleri gerçekleştirememesi bu projenin gerçekleştirilmesini geciktirmektedir.

 

Karaçay Barajı : Antakya dahil olmak üzere 12 yerleşim yerine Samandağı Ovasının sulamasını temin edecek Karaçay Barajı Projesi yine ödeneksizlikten bekliyor. (54.5 milyon m3 hacimli ve 3500 He sulama yapacak) Yarseli Barajının kotunun 1.5 m – 2 m yükseltilmesi: Baraj kotunun yükseltilmesi sonucu, Yarseli Barajında 6-7 milyon m3 daha fazla su tutabilecektir. İnşaat işi bitmiştir, ilave pompalar için kurulacak trafonun kurulması ihaleyi alan firmanın zor duruma düşmesi sonucu gecikmiştir. Şu günlerde çözüleceğini düşünüyoruz! -Yarseli barajındaki fazla suyun yaz aylarında kontrollü bir şekilde Asi Nehrine verilmesi çalışmalarımız Yaklaşık 56 milyon m3 hacimli Yarseli Barajı ile Asi Nehrinin akışına göre sol tarafta kalan yaklaşık 65.000 dekar arası sulanmakta yaz aylarında Asi Nehri kuruduğu için Yarseli Barajından ihtiyaç fazlası su Vilayet Makamının ve DSİ’nin insiyatifi ile kontrollü şekilde Asi Nehrine bırakılarak yatağın akışına göre sağ tarafında yaklaşık 125 – 150 bin dekar arazi sulanmaya çalışılmaktadır. Bu şekilde milli ekonomiye katkıda bulunulduğu gibi ovanın sosyo-ekonomik dengesi de korunmaya çalışılmaktadır.

 

Geçen yıl alınan suya isabet eden enerji bedelinin bir kısmı Özel İdare tarafından bir kısmı da Ziraat Odamız ve Reyhanlı Sulama Kooperatifi tarafından karşılandı. -Yarseli Barajı tam kapasite ile kullanılmalı. ” Genel kuruldaki konuşmasında Gölet projeleri yapılması gerekliliğini dile getiren oda başkanı Celal Civelek, üreticiye destekler konusunda da şunları söyledi: “Sulama sezonunda bizlere gösterdikleri anlayıştan dolayı, Sayın Valimize, DSİ müdürümüze, Tarım İl Müdürümüze, Yarseli Sulama Birliği yöneticilerine teşekkür ederim.

 

1978’den beri devamlı kan kaybetmekten can çekişir hale gelen sektörümüzün durumuna objektif olarak bakmaya çalışalım: Enflasyonun çok üstünde artan girdi maliyetleri, enflasyonun çok altında oluşan satış fiyatları gün geçtikçe çiftçi köylüyü fakirleştirdi. Ülkede birçok krizler yaşadık körfez krizleri, Rusya krizi Uzakdoğu krizi gibi. Her krizde yükün ağır tarafı hep bize taşıtıldı. Her krizden sonra sektöre rehabilite etmek üzere bir takım katkıda bulunulduğu halde bizim sektör hep göz ardı edildi. Globalleşen dünya derken Dünya Piyasası aldatmacasından söz edilir. Oldu. Kamuoyu yanlış bilgilendirilerek batı ülkelerinde desteklemeler sonucu oluşan ve stok fazlası ürünlerin fiyatları bize örnek gösterilerek ürünlerimizi o fiyatlarla satmamız istendi.

 

Ama hiçbir zaman aynı kulvarda koşturulmadık! ABD’de 1 kğ buğday ile 1 lt mazot alırken bizde 6-7 kğ buğday ile 1 lt mazot alır hale geldik! Biz 1 kw elektrik enerjisini 8-10 cent’te kullanırken başkaları 3-4 cent’te kullanıldıkları hiç düşünülmesi.” Antakya Ziraat Odası başkanı Celal Civelek, ABD ve AB ülkelerinde tarıma desteğin çok önemli yer tutuğunu belirttiği açıklamaları sırasında şöyle devam etti: “ABD ve AB üreticilerine destek vermek için yarışırlarken bize hep çok destek veriyorsunuz bunu azaltın dediler.

 

ABD tarıma yaklaşık 75 milyar dolar AB bütçesine yaklaşık yarısını 50 milyar euro destek verirken bizde verilen 3.5 milyar dolarlık desteği hep çok gördüler ( 5 katrilyon oldu )kendileri birikimlerinin 20 katı destek verdikleri halde IMF heyetleri geldiklerinde hep tarıma desteğin çokluğundan bahsettiler. Bizde verdiğimiz niyet mektuplarında hep tarımı küçültme sözü verdik. Gümrük birliği anlaşması yapılır. Tarım ürünleri kapsam dışı tutulur. Avrupa Birliğine girmeye çalışırız . Size ortak tarım fonundan bir şey veremeyiz derler. Hep çifte standart uygulanır . Hiçbir baba yiğit çıkıpta üreticinizi bizden daha fazla destekliyorsunuz ! Çifte standarttan vazgeçin demedi ! İstihdamın % 34’ünün tarım sektöründen karşılanan ülkemizde milli gelirden aldığımız pay sürekli geriliyor . %11-12 lere geriledi. Ekonomimiz büyürken tarım hep küçüldü . AB ye girmeye çalışıyoruz .AB ortak tarım politikasına uyabilmemiz için her yıl 11.3 milyar euro gerektiğini AB belirlediği halde bize böyle bir desteği vermiyor ! 2007 yılına kadar da verecek gibi görülmüyor.

 

Ama Polonya Romanya v.b ne veriyor ! Kendi bütçemizden de böyle bir pay ayıramadığımıza göre nasıl AB’ne uyum sağlayacağız ? Devamlı tarımla uğraşan nüfusumuzu azatın diyorlar ( AB’de % 5ABD % 3 bizde % 34 ) Bu akılcı yollarla bir plan program dahilinde, alternatif gösterilerek olur! Aksi halde kayaya çarparak durdurulmaya çalışan arabadakiler gibi camdan fırlarsınız. Köyden şehire göçler, çarpık kentleşme, şehirlerdeki altyapı eksiklikleri gibi sorunlar ve sosyal problemlerle karşılaşırsınız! Davul hep bizim boynumuzda ama tokmak hep başkalarının elinde oldu! Mevcut halimizle AB ne girersek hayvancılık, hububat, yağlı tohumlar (ayçiçeği, soya) konularında rekabet edemeyeceğimiz çok zarar göreceğimiz, meyve, sebzede ise üretim safhasında sağlıklı üretim ve Europ Gap protokolüne uymamız halinde rekabet edeceğimiz görülüyor. (Bizdeki çeşit ve ekolojik koşullar avantaj sağlayacak.) Bunun için hayvancılığa ve yem bitkilerine verilen desteklemelerine gösterilen özel önemi yerinde buluyoruz.

 

Desteklemeler zamanında ödenmeli. Mazot ve gübre desteklemeleri yeterli seviyelere getirilmeli. ÖTV siz mazot, KDV siz gübre verilmeli. İlimizin selden zarar gören 12 İl listesine alınarak 2006 yılına ait DGD, mazot ve kimyevi gübre desteğinin Şubat sonunda ve bir defada ödeneceği kararı bizi sevindirmiştir.” Ziraat Odası başkanı Celal Civelek konuşmasında hazine arazileri, özel idare destelerine de dikkat çekti. Celal Civelek şöyle devam etti: “ Hazine arazisini ecri misil ile kullananlar ve intikali yapılmamış arazileri kullananlar DGD den faydalanamadıkları gibi çıkartılan kararname gereği prim desteğinden de faydalanamayacak duruma geldiler. Ürün pirim desteklerinde üretim esas olduğuna göre bu üreticiler hem DGD den hem ürün prim desteğinden faydalanmaları temin edilmelidir.

 

Her türlü zirai ürünün ithaline, hele hasat mevsiminde ithaline karşıyız. Zira ithal edilen her zirai ürün ile o ülkenin üreticisi desteklenmiş oluyor. Kendi üreticimizi desteklersek daha iyi olmaz mı? Sadece petrolde değil, övündüğümüz tekstil sektörünün ham maddesi pamukta da dışa bağımlı hale geldik! Tekstil sektörü ihtiyacı olan ham maddenin yarısından çoğunu ithal eder hale geldi. Yaklaşık 1 milyar $ pamuk ithaline ödüyoruz. Gümrük birliği anlaşmasında tarım ürünleri kapsam dışı bırakıldığı halde, preseli pamuk sanayi ürünü olarak tescil edildiğinden Yunanistan AB tarım fonundan aldığı destekler ile pamuk ekim sahasını (2) katına çıkardı.

 

Ürününü de % 75 ini bize satıyor! Biz engel koyamıyoruz! Zeytinyağımızı AB ne satarken zorlanıyoruz! Tahlil sonucu madde fazla, normlarımıza uymuyor deniyor. Ama aynı zeytinyağını ABD, Japonya, Kore, Avustralya alıyor! Onların teknolojileri mi daha geri yoksa AB kendi zeytinyağı üreticisini (Yunanistan, İtalya, İspanya) mi destekliyor? Özel idare bütçesinden desteklenerek üreticiye dağıtılan zeytin fideleri zeytinciliğin gelişimine büyük katkı sağlamaktadır. Destekliyor ve devamını diliyoruz. Dağıtılan fidelerin hastalıklı olmamasına dikkat edilmeli! Batı sen pahalıya üretiyorsun, üretme! Ben sana satarım diyerek kendi stok fazlası tarım ürünlerini bize satmaya çalışıyor. Yapılan bir takım anlaşmalar ile bize buğday bile satıyorlar.

 

73 milyonluk bir nüfus onlar için iyi bir Pazar olarak görülüyor! AB ne girme çabalarımız sırasında milli menfaatlerimizi, şahsiyetimizi daima hatırlamamız gerekir.Aksi halde batının bir pazarı haline gelebiliriz! İhraç kaydı ile dahilde işleme rejimi ile getirilen ham maddenin işlendikten sonra hepsinin dışarı gitmediği duyumlarını alıyoruz. Bu haksız rekabete yol açtığı gibi üreticinin de mağdur olmasını sağlıyor! Yapan ülkeyi vergi kaybına uğratıyor! Buğday, mısır için bunları duyuyoruz. T.M.O’den dahi ihraç kaydı ile ucuz buğdayı işledikten sonra tamamen ihraç etmediğini duyuyoruz.

 

Bundan Tarım Bakanlığının bilgisi yok mu acaba? Bu konudaki denetimler arttırılmalı.” Antakya Ziraat Odası başkanı Celal Civelek konuşmasının son bölümünde de tarım sigortası kanunu ile Ziraat Odaları Birliği kanununun olumlu olmakla birlikte eksikleri olduğunu hatırlattı ve üreticilere yönelik hizmetler ile istekleri konunda şunları dile getirdi: -Tasarım Sigortası Kanunun çıkması olumlu gelişmedir. Zamanla giderilecek eksikliklerin olduğunu biliyoruz. En önemlisi kuraklığında afet kapsamına alınması gerekir. -Değiştirilen Z.O.B. kanununda da eksiklikler var. -Mısırda, pamuklukta havadan ilaçlama yasağı üreticiyi olumsuz etkiliyor.

 

Alternatif aletler üreticiye tanıtılarak ve edinilmesi için uygun koşullar yaratılarak (KDV indirilerek, kredi verilerek) ve bir geçiş süresi verilerek gerçekleştirilmelidir. -İl bazında Tarım Master Planı hazırlanmalı. -Tarıma dayalı sanayi oluşturulmalı. -Katma değerli ürün satılmaya çalışılmalı. -Verimsiz işletmeler verimli işletmelere dönüştürülmeli. 

Bu haber toplam 910 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • McDonald's lisansına kimler talip?12 Kasım 2015 Perşembe 17:27
  • Ardahan Vergi Rekortmenleri Ödül Töreni04 Mart 2015 Çarşamba 18:43
  • Bedava fuar alanı27 Ağustos 2014 Çarşamba 10:33
  • Çankırı Üniversitesi için trilyonluk destek25 Ağustos 2014 Pazartesi 22:00
  • Saf Tuz Dünyanın en modern tesislerinde üretiliyor24 Ağustos 2014 Pazar 20:50
  • 'Bu ülkede yıllarca elbiselere oy verdik'19 Ağustos 2014 Salı 21:16
  • Ordu'da fındık kurutulmaya başlandı03 Ağustos 2014 Pazar 20:50
  • Binalardaki Şantiye Denetimine Tabi Tutulacak22 Temmuz 2014 Salı 13:53
  • Emekliye Banka Promosyonu Veriliyor22 Temmuz 2014 Salı 13:50
  • Ruh halimi REKLAM belirliyor21 Temmuz 2014 Pazartesi 21:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim