türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul : 13 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İzmir : 8 °C

Cerahatler Patlamaya Başladı

13.12.2013 22:34
Cerahatler Patlamaya Başladı
Türkiye’de; yasal zırhlar altında saklanmasına, hakim odaklar tarafından himaye görmesine, işi kitabına uydurma cümlesinden her türlü tedbir alınmasına rağmen istem dışı şekilde cerahatler patlıyor.

İltihaplar deşiliyor, yaralar açığa çıkıyor.

 

Cerahatler Niye patlıyor?

Yaralar, cerahatler, irinler vücudun her yerini o kadar sarmış ki; ne kadar saklamaya çaba sarf etseniz de gayrı ihtiyari bir yerlerden sızma ve patlamalar oluyor. Maalesef bu cerahatlerin hiç biri yüzeysel değil hep vücudun  “derin” noktalarından besleniyor.

 

Cerahatin teşekkül ettiği, üretildiği yerler içerilerde. Ne hazindir ki cerahatin oluşumunda vücudu korumakla mükellef organların önemli etkisi bulunmaktadır. Vücudu savunmakla görevli savunma sistemleri cerahat ve iltihap üretir hale gelmiştir.

 

Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’un ifadesiyle; “hırsız içeriden”dir ve “kilit kırılmış”tır.

Problemi çözecek merciler ve sorumlular yaranın büyüklüğü anlaşılmasın, ayıplarımız ortaya çıkmasın kabilinden reflekslerle hareket edince tedavi mümkün olmamaktadır. Vücut iltihaplarla, cerahat ve irinlerle boğuşmaya devam etmektedir. Korkarım bu kadar ağır yaranın yükünü bu bünye daha fazla taşıyamaz. Yaralar kangren olabilir, vücut bazı uzuvlarını kaybedebilir, vücut bütünlüğüne onulmaz ve kalıcı arazlar bırakabilir.

 

Hastalıklar ve cerahatler içeriden olunca vücut harici mikroplara ve hastalıklara karşı dirençsiz hale geliyor. Böyle bir vücudu sürekli tedavi etmeniz ve dış tehlikelere-etkenlere karşı dezenfekte ortamlarda, karantinada tutmanız gerekir.  Yoksa içi marazlı bir bünye dışarıdan çok kolay yıkılabilir.

 

Ülkemizde yıllardır vücudu tehdit eden bu tür iltihap merkezlerinin varlığı bilinmesine rağmen hiçbir zaman bu “cerahat odakları”na tedavi merkezli jilet atılmadı. İltihapların kurutulması maksadıyla esaslı tedaviler uygulanmadı. Yara küçük gösterilerek pansuman tedbirlerle geçiştirilmeye çalışıldı. Cerahatin kendine de bulaşmasından endişe eden birileri hep bu derin yaraların üzerini örttü. Cerrahların müdahale etmesi gereken iltihaplara hemşireler, bazen hizmetliler müdahale ettiler. Dolayısıyla yara cerahat üretmeye, vücudu tehdit etmeye devam etti.

 

Milletin Ümidi Kırıldı

Son yıllarda hastanın ruh sağlığı da bozulmaya başladı. Hastayı; “acaba bu marazlardan kurtulamayacak mıyım? Bu benim kaderim mi? Bunun bir çaresi, bir hekimi yok mu dur?”  gibi endişeler sarmaya başladı. Tedaviden ümidini keser hale geldi.

 

“Ümidin olmadığı yerde hiçbir derdin ilacı yoktur” derler. Susurluk’tan sonra Şemdinli için yapılan büyük lafların, tumturaklı konuşmaların, taahhütlerin de boş çıktığının anlaşılması, gelişmelerin “ört-bas et”, “fazla kurcalama” anlayışında yürütülmesi insanımızın ümidini kırmıştır. Bu hastalığın tedavi edilmeyeceği, cerahatlerin yine deşilmeyip örtbas edileceği konusunda  endişeye sevk etmiştir.

 

Son günlerde ülkeyi sarsan “Sauna Operasyonu” sonucu ortaya dökülen “derin cerahatler” silahlı kuvvetlere, güvenlik birimlerine ve “Devlet”e yeni bir fırsat sunmuştur. “Devlet”in ve zan altındaki kurumların kendini temize çıkarması, iltihaplarından kurtulması için, kamu vicdanında aklanması için imkan oluşturmuştur.

 

Siyasi tarihimizde hiçbir siyasi iktidar bu türden “derin yaralara”,  “irin ve cerahat yuvaları”na müdahale etmeye cesaret edememişler, geçiştirmeyi ve örtbas etmeyi tercih etmişlerdir. Daha önceki “derin cerahat yuvaları”nın pek çoğu öncelikle menfaat odaklı idi. Ancak AKP Hükümeti’nden sonra ortaya çıkan “derin depreşmeler” sadece menfaat hedefli değildirler. Bunlar aynı zamanda hükümeti yıkmayı ve ortamı istikrarsızlaştırmayı hedeflemektedirler.Ankara’da ortaya çıkan “Sauna Çetesi”nin gündeminde ve icraatlarında  gasp cinayet, tehdit, şantaj vs gibi adi eylemlerin yanında “bakan ve milletvekillerini fişleme, iktidarı düşürme, siyasi ortamı kargaşaya sürükleme gibi siyasi hedefler de bulunmaktadır. Bu eylemlerin temel hedefi AKP Hükümetidir.

 

Devlet “derin cerahatler”e bıçak atar mı bilemem. Ancak AK Parti Hükümeti kendi varlığına da kasteden bu çeteleşmelerin üzerine “sonuna kadar” gitmek zorunda. Bu olaylar da Susurluk veya Şemdinli gibi örtbas edilirse Hükümet hem kendi celladını beslemiş olur, hem de halkın güvenini tamamen yitirir.

 

*                                                    *                                                             *

Bütün kurgulara ve kanlı provokasyonlara rağmen çıkarılmak istenen Şii-Sünni çatışmasına şimdiye kadar pirim vermeyen Irak halkının basiretini ve soğukkanlılığını  koruyarak Basra Körfezinden Endenozya’ya kadar Şii-Sünni çatışma hattı oluşturulma planına sfırsat vermeyeceklerini ümit eder,  yaşadıkları zulmün sona ermesini temenni ederim.

Bu haber toplam 646 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Güneş sonrası cilt bakımı ve cildimi nasıl nemli tutmalıyım16 Temmuz 2014 Çarşamba 22:28
  • Güneşten cilt kızarması ve tarişi için önemler16 Temmuz 2014 Çarşamba 22:14
  • Songül Sevim ile keyifli sohbet20 Mayıs 2014 Salı 11:07
  • Kalbiniz Haziran'da farklı atacak03 Mayıs 2014 Cumartesi 20:21
  • Türkiye'nin ilk yaşam koçuyum01 Mayıs 2014 Perşembe 16:31
  • Tamamlayıcı Tıp ve Kanser Tedavisi23 Nisan 2014 Çarşamba 22:42
  • Prof. Dr. Aslan Oğuz Kimdir? Hayatı ve Özgeçmişi23 Nisan 2014 Çarşamba 12:24
  • Op. Dr. Nejdet Şişman Kimdir?22 Nisan 2014 Salı 00:00
  • Hastane el ilanı hazırlattı17 Nisan 2014 Perşembe 20:04
  • 10 günde kışa hazırlanın15 Nisan 2014 Salı 22:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim