• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İzmir : 12 °C

Çapan Gazete Cadde'ye Konuştu

31.12.2013 11:50
Çapan Gazete Cadde'ye Konuştu
İstanbul’da yokluk öyküsünün içerisinden 3 mega kent çıkaran Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan, CADDE’ye konuştu:

ESENYURT DA BİZİM OLACAK
İSTANBUL DA, TÜRKİYE DE…


İstanbul'un kıyısında, on beş yıl öncesine kadar bir köyden farksızken HABİTAT ödülünü alarak dikkatleri üzerine çeken, hakkında en çok konuşulan yerlerinden biri olan Esenyurt'u, köyden kente çeviren Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan,“ AKP’liyi de katacağız, MHP’liyi de katacağız, Cumhuriyetin çocuklarını toplayacağız. Burası açık duvar gazetesi, açık pano, resim... İsteyen istediğini yapacak. Burası güneşin sofrası. Herkes cebinde ne varsa alacak, gelecek, beraber yiyecek.” diyor.

“ESENYURTLU’NUN ADAYIYIM”

Daha önce 3 dönem belediye başkanlığı yaptınız. 2004 seçimlerinde seçimi kaybettiniz ve 2014 için yeniden sizi sahalarda görüyoruz. Esenyurt’ta hala tabanınızın olduğunu düşünüyor musunuz?
Beni kim aday gösteriyor sanıyorsunuz? Aday olmayı düşünmediğimi söylemiştim daha önce. Ancak, Esenyurtlular toplanıp “Sana ihtiyaç var” dediler ve bu sebeple adaylığımı açıkladım. 

“ESENYURT’TA HAKSIZLIK VAR”

Şu anda civar AKP belediyeleri “Biz neden Esenyurt gibi olamıyoruz” diyorlar. Esenyurt AKP açısından gerçekten özenilecek bir ilçe mi olmuştur? Esenyurt’taki büyüme doğru bir büyüme midir?
Esenyurt’ta ki büyüme tümeral büyümedir. Biz bin metrekare alana en fazla bin 500 metrekare inşaat yaptırıyorduk. Bu arkadaşlar ben metrekare yeri alıp yirmi bin metrekare inşaat yaptırdı. Bunu yaptırırken bir de kule diktiler. Tabi ki kule de yapılabilir. 30 kat da yapılabilir, 40 kat da... Kule olmasının da derdinde değilim. Olabilir, ancak başka mekanın hakkını yememek lazım, bu haksızlık oluyor. Nasıl haksızlık oluyor, onu da açıklayayım; diğer adamın yol hakkını kullanıyorsun, kanal hakkını kullanıyorsun, yeşil saha hakkını kullanıyorsun, park hakkını, bahçe hakkını kullanıyorsun. Kısacası kentte ne varsa hepsini yağmalıyorsun. Bunun adı kent yağmasıdır. Başka bir noktaya gelelim; gidip Acun Kent’e bir bakın... Hangi kendini bilmez burayı örnek gösteriyorsa, baksın da utansın. 15 katın hiçbiri güneş almıyor. Kibrit kutusu gibi bir yapı... Apartmanlar arası komşular birbiriyle pencereden alışveriş yapıyorlar. Buna gelişme mi diyorlar şimdi? Biz bilmiyor muyuz bir kata 6 tane, 8 tane daire koymayı? Biz her kata 2 daire koyduk ki, komşuluk gelişsin diye. Ataköy, Türk aile sistemine uygun değildir. Bir katta 8 daire var. Adam ölüyor, ancak kokusu çıkınca şüphelenip müdahale ediliyor. Kimse birbirini tanımıyor ki... Bizim atasözlerimizde “Ev alma, komşu al” diye bir söz var. Nasıl komşu olacaksın ki, apartmana gireni - çıkanı tanımıyorsun. 
Esenyurt’ta, Esenkent’te bir tane randevu evi yoktur. Bununla övünürüm ben. İkincisi. Esenkent 7.500 konuttur. Bahçeşehir 56.000 konuttur. Esenkent, Bahçeşehir’in 4 katı gazete tüketiyor. Bu, o lafı diyenlere cevap olsun. 

“DALGA GEÇENLER, ŞİMDİ ANLIYORLAR BENİ”

Son yıllarda Esenyurt’ta çok ciddi bir trafik sorunu baş gösteriyor. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? 
Esenyurt’ta yol açarken, planlama yaparken bize “Kendini Menderes mi zannediyorsun” diyorlardı. Hatta “Buraya uçak mı indireceksin” diye dalga geçenler vardı. Şimdi ne olduğunu gördüler. Herkesin arabası var. Artık nerdeyse herkesin adam başı bir arabası olacak, sorun daha da büyüyecek. 
Belediye başkanlığı yapmış olduğunuz dönemden sonra Esenyurt’ta bir nüfus değişimi yaşandığını düşünüyor musunuz? 
Tabi ki. Mesela bütün sitelere 2. kuşak yurttaşlarımız geldi. Bu durum iyi de oldu. 

“HERKESE EŞİT DAVRANDIM, BU KONUDA VİCDANEN RAHATIM”

Bunun yanında Esenyurt’un Kars, Iğdır, Ardahan bazında bir nüfus değişimi olduğunu düşünüyor musunuz?


Bunu bana niye soruyorsunuz? Mernis sitemi var, basarsınız tuşa, görürsünüz nüfus değişiminin ne yönde olduğunu. Yani ben Karslıların belediye başkanı değilim. Onu aklına öylece yazasın! Şu an evimde misafir ettiğim dostlarımın arasında bile Kars’lı ararsan, az bulursun. Onu söyleyenler “Karslıları getirdi” değil, “Kürtleri getirdi” diyorlar. Kürt’leri ben getirmedim. Devlet onları kovdu, evlerini barklarını yaktı, Kürt de memleketinden kaçtı. Canını zor kurtardı insanlar. Buraya geldiler, Sultanbeyli’ye geldiler. Nereye gideceklerdi ki? Bebek’e mi, Yeşilköy’e mi?.. Ben mi getirdim buraya? Ben davetiye mi gönderdim? Ne yapsaydım; gelen Kürt’ü geri mi çevirseydim “Sen giremezsin” diye? Ben her yurttaşa eşit davrandım. Hepsini sahiplendim. Sözün özü, ben Karslıların değil, Esenyurt’un belediye başkanıydım.

“TÜRKİYE’Yİ YÖNETMEYE ADAYIM”

Yapmış olduğunuz konuşmalarda, “Ben siyasetimi İstanbul için yapacağım” diye bir cümleniz vardı. Bunu bize açıklar mısınız?
Ben siyasetimi Türkiye için yapıyorum, Türkiye’yi yönetmeye adayım. Ben Türkiye’de yerel yönetimlerin ne hale gelmesi gerektiğini konuşan biriyim, onun çalışmasını yapan biriyim. 

“BENİM İÇİN ESENYURT’TAN DAHA ŞIK BİR İLÇE YOKTUR”

Bu cümleniz Esenyurtlular tarafından, “Acaba buraya aday olmayacak mı? İstanbul için bir adaylık mı düşünüyor?” sorularını gün yüzüne çıkardı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
CHP Genel Başkanı benim Esenyurt’tan aday olmamı istemiyordu. Genel Merkez yöneticileri başka ilçe lafları falan ettiler. Ama, ben Esenyurt’tan başka bir yerde aday olmam. Bir ilçeye aday olacaksam, orası Esenyurt olur. Esenyurt’ta tabuta girmek, başka bir yerde tahta çıkmaktan daha iyidir. Ben buradayım. Dost da, düşman da bunu bilsin. Esenyurt’un adayına da Esenyurtlular karar verir. 


Resmi olarak aday adaylık başvurunuzu yaptınız mı?


Yaptım yada yapmadım; ne fark eder? Onları şekilciler düşünüyor. Bizim öyle bir derdimiz yok. 

“BU İĞRENÇ BİR DURUM”

Türkiye’de son zamanlarda ortaya çıkan yolsuzluk olaylarının genel seçimleri etkileyeceğini düşünüyor musunuz? Sizce AK Parti’de bir kan kaybı yaşandı mı?


AK Parti’de kan yok ki kaybetsinler! Başbakan açıklama yapıyor, “devlet kasasından alınan bir şey yok, kendi aralarında alışveriş sağlamışlar” diye. Mesele yok yani. Biz başbakana güveniyoruz, Başbakan ne derse odur! Şahsın ustalık zamanındaki işlerini de görüyorsunuz işte. Söylenecek pek bir şey yok. Bu adi bir vaka yahu... Başka bir açıklaması olamaz. Bir adamın evinde altı tane kasa olur mu? Hani harama dokunmak günahtı? El yakardı? Bu iğrenç bir durum. Bana sormayın bunu lütfen. 

“ONLARIN YAPTIKLARINI YAPMAYACAĞIZ”

Hedefinizde nasıl bir Esenyurt var? Şu anki projelerden mi devam edeceksiniz, yoksa yeni bir yapılaşma mı hedefliyorsunuz?
Hangi projeler, kaçak inşaat projeleri mi? Adam 20 kat kaçak inşaat yapmış. Onu mu soruyorsun? Onu mu yaptırayım diyorsun? Biz bize bırakılan üzerinden devam edersek yada şu anda yapılanın aynısını da biz yaparsak Esenyurt’a nasıl girip çıkacağız? Küçücük yere bir inşaat firması bin daire yapmış. Düşünsene, her evin bir arabası var. Girip çıkarken bile kuyruk olur. Zamanında bağırdık, “Yapmayın - etmeyin” diye ama sesimizi duyuramadık. Parayı verenin düdüğü çaldığı bir devir bu. 

“İSTANBUL AÇIK MÜZE KENT OLACAK”

Devri iktidarımızda parayı veren düdüğü çalamayacak. Devri iktidarımızda İstanbul’un haysiyetini iade edeceğiz. Nedir bu İstanbul’un haysiyeti biliyor musun? Süleymaniye Camii’dir, Sultan Ahmet Camii’dir, Ayasofya Kilisesi’dir, Hipodrom’dur. Biz Hipodromu kazıp açığa çıkaracağız. Pargalı İbrahim Paşa Sarayı’nı yeniden restore edeceğiz. Bizans saraylarını açığa çıkaracağız. İstanbul’u açık müze kent yapacağız. 

“GEÇMİŞİMİZİN HATIRASINI AÇIĞA ÇIKARACAĞIZ”

Fatih’i, Eyüp’ü, yani Sur’un içini restore edeceğiz. Bizans’ın, Doğu Roma’nın, Osmanlı’nın hatırasını açığa çıkaracağız. Cumhuriyet’in ilk dönemlerini açığa çıkaracağız. 

Fener – Balat hattını dinler merkezi halinde tasarlayacağız. Bizim giriş kapımız Eyüp Sultan kapısıdır. Eyüp Sultan’dan Sarıyer’e kadar olan sırtı düzenleyip silikon vadisi şeklinde düzenleyeceğiz. İstanbul bir insan gibi çalışır bir mekanizma haline gelecek. İstanbul’da kapkaç olmayacak. Kaçakçı - göçekçi olmayacak. İstanbul’a dil bilen gelecek. 

Fatih bölgesini, üniversite semti yapacağız. İstanbul ortaklığı kurarak orada dönüştürdüğümüz binaların gelirlerini mülk sahiplerine aktaracağız. Sürekli gelir sahibi olacaklar. 2 milyon civarında özel üniversite öğrencisi planlıyoruz. 

Eminönü’nü konferans merkezi şeklinde tasarlıyoruz. Taksim civarlarına Cenevizli evlerini yeniden yapacağız. Venedik - Ceneviz dediğiniz ev mahzenin de şarap üreten, çatısında kütüphanesi olan, orta katta yaşanılan ev demektir. 

“İSTANBUL, TÜRKİYE’NİN LOKOMOTİFİ OLACAK”

Kısacası formatı yerine koyacağız ve İstanbul’u dünyanın başkenti yapacağız. Avrasya’nın başkenti yapacağız. Becerebilirsek hukuk, ticaret merkezi yapacağız. İstanbul’u turistlere turizm kenti diye satacağımız zaman hedefimiz 30-40 milyon turist talebi olacak. Biz İstanbul’a yılda 30 - 40 milyon turist getireceğiz. İstanbul Türkiye’yi taşıyan lokomotif haline gelecek. Burada elde edilen gelirlerle de tüm Türkiye kalkınacak. 

“ÇOCUKLAR ve YAŞLILAR BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ”

Bu faaliyetler arasında Esenyurt’u hangi noktaya koyacaksınız?
 

İstanbul’un banliyösü noktasına koyacağız. Esenyurt’ta dönüşüm projesiyle kentin dokusunu yeniden açığa çıkaracağız. Kentsel dönüşümün bir örneğini burada yapacağız. Ne yapacağız? Yaşlının rahat dolaşacağı mekanlar yapacağız. Çocuğun serpilip gelişeceği mekanlar yapacağız. Çocuk bu, koşması lazım… Şimdiki apartmanların çoğunun yeşil alanı yok. Olanlara ne mutlu... Çocukların koşup oynayabilecekleri alanlar yapacağız. Esenyurt’ta nerede koşsun çocuk? 

“TÜRBELERİ DEĞİL, KÜLTÜRLERİ GEZDİRECEĞİZ”

Yaşlıların barınacağı yer mi var? Yaşlıların barınacağı tek yer camii avlusu kalmış. Ucuz çay, şakalaşma, muhabbet… Esasen toplum kötüye gidiyor. Bırakın dede torun ilişkisini, artık baba oğul ilişkisi bile kalmadı doğru düzgün. Kiminle konuşacak bu adamlar? Onların tek sosyalleşme mekanı camii avluları. Tiyatro bilmezler, sinema bilmezler, hayatlarında eğlence diye bir şey yok. Son zamanlarda AKP’liler aldılar bunları, türbeleri dolaştırıyorlar. Telli Baba’dan çık, Çanakkale Şehitliği ve Hacı Bektaş’a git, otobüs manyaklığı var şimdi. Yazın Çanakkale Şehitliği’ni dolaşamıyoruz. Ne bu? İstanbul’dan Şehitliği ziyarete gelmişler 40 tane otobüsle. Yani bu değil yahu, bu değil. Kültür bu değil. İnsanını ring seferleriyle kültürleştiremezsin. Kültür İstanbul surlarını temizlemektir. Sur üzerine bina yapılmış, onları kaldırmaktır. Surların altına zindan barlar yapılmış, o barları boşaltmaktır. İstanbul’un çeşmelerini temizleyip açığa çıkarmaktır. Çeşmeleri büfe yapmışlar, orda sosisli satıyorlar. Sebil kafe yapmışlar. Sebil kafe olur mu? Sebil dediğin şey ücretsiz su temin edilen yerdir. İstanbul’un haysiyetini iade edeceğiz. İstanbul’un tamamı da o nimetten faydalanacak. 

“YÜZÜMÜZÜ ÜRETİME DÖNECEĞİZ, ESENYURT’TAN MARKALAR ÇIKARACAĞIZ”

Bir milyon metre karelik bir kompleks yapacağız. Bunun yanına bir santral kuracağız, otoprodüktör dediğimiz, elektriğini üreten, tekstilin girdilerini azaltan, hammadde satan yerler olacak. Özetle komplike bir yapı mekanizması kuracağız. Burada önemli olan verimliliği ve kaliteyi en üst düzeyde tutup tekstil markaları çıkarabilmek. Biz buradan marka çıkaracağız. Bundan sonra kıblemizi üretime çevireceğiz. Bunları bilmiyorduk, yapamadık. Ben sadece konut sorununu çözdüm. Bu uykuluk oldu. Yanına çalışacak iş sahası koymalıyız ki, eksik kalan tamamlansın. Ayrıca bir de araba yan sanayi projemiz var. 

“İNANÇ MASASI KURACAĞIZ”

Belediye’ye 2 masa kuracağız. Biri inanç masası, diğeri göç masası. Bir inançla ilgili işlere bakan başkan yardımcısı, bir de göç ile ilgili işlere bakan başkan yardımcısı olacak. İnanca bakan başkan yardımcısının görevi ibadet yerlerinin temizliği, bakımı, onarımı, yeni hizmetlerin yapılması ve kullanıma sunulması gibi işler olacak. Mezhep farkı, din farkı ayırmadan, kilise ise kilise, havra ise havra olacak. Mustafa Sarıgül’ün yaptığını bütün Türkiye’de yayacağız. 

“GÖÇ MASASI KURACAĞIZ”

Gelelim göç masasına. Burada kente göç edenleri, kabul çalışması içersine sokacağız. Karslı bir hemşerim geliyor, 12 yıl İstanbul’da yaşıyor. Bir gün Esenyurt’a bir akraba ziyaretine gelirken Boğazı fark ediyor ve “Buraları su basmış” diyor. Adam denizin ne olduğunu bilmiyor. Bu drama son vereceğiz. İnsanlara denizi tanıtacağız. Güneşi tanıtacağız. Plajı tanıtacağız. Bu insanlara tiyatroyu tanıtacağız. Ben annemi geçenlerde tiyatroya götürdüm. Oyun bitti. Çıktık, bana dönüp “Tiyatro bu muymuş” dedi. Başka bir şey bekliyormuş. Sinemayı bilmiyorlar. Televizyon var, onun başında afyon yutmuş gibi duruyorlar. Sinemanın, anlamlı film izlemenin ne olduğunu bilmiyorlar. Biz onları resim sergilerine götüreceğiz, heykel sergisine götüreceğiz, heykelin put olmadığını göstereceğiz. Büyük müzik merkezleri kuracağız. 

“HEDEFİMİZ 20 KİŞİLİK SINIFLAR”

Sizce Esenyurt’ta ki okullar yeterli midir? 
Yeterli değil. Bizim için sınıf kavramı en fazla 20 öğrencinin eğitim - öğretim gördüğü yerdir. Hedefimiz 20’şer öğrencilik sınıflardır. Bilemedin 25’tir. 30’u geçtiğinde eğitim mümkün değil. O sadece formal bir şeydir; sabah okulu doldur, akşam okulu boşalt... Eğitim sabah 9’da başlayıp akşam 17.00’de biten eğitimdir, hedefimiz budur.

Esenyurtlu son dönemlerde biraz kültürsüzleşti galiba?

Ben onları sinemaya - tiyatroya götürüyordum. Esenyurtlular alt yazılı film olduğunda bana tepki gösterirlerdi, “Filme bakıyoruz yazı kaçıyor, yazıya bakıyoruz film kaçıyor” diye. Sıkılıyorlar, izleyemiyorlar. Yavaş yavaş alışacaklar. Bende de çok hızlı olmadı bu alışma evresi. Ben de üniversite yıllarımda tanıştım tiyatro ve sinemayla. Doğu’da bunlar yok maalesef. Ben nasıl alıştıysam, öğrendiysem, onlar da öğrenecek. 

“BERAAT ETTİM, BUNU DA SAYMIYORLAR”

2009’da yaşadığınız sıkıntılı sürecin sizi siyaseten geri götürdüğünüzü düşünüyor musunuz?
Bunlar demokrasi işte. Gittiler, beni katillerimle aynı kefeye koydular. Beni Ergenekoncu yaptılar. Bunların merhameti bu işte. Eden bulur. Eninde sonunda bulacaktır. Seçimden ettiler bizi. Ben dövüşelim demedim ki, yarışalım dedim. Yarışmak istiyorum dedim. Bunun temel sebebi 2009 seçimleridir. Beraat ettim, onu da saymadılar. Daha ne diyeyim ki? 


Bir diğer aday adayı olan Hakan Ataklı, Esenyurt’ta aday adaylığını ilk açıkladığında “Gürbüz Çapan’la görüştüm. Desteklerini benden esirgemeyeceklerini söylediler” demişti. Doğru mudur?
Geldi bana. Ben de kendisine destek olacağımı söyledim. Olmasını da çok istedim. Ama yetmiyor. Sonuç almaya yetmiyor. Yoksa Hakan’la bizim bir sorunumuz yok. Kaliteli, düzgün, akıllı ve ahlaklı bir kardeşimiz. Ancak yetmiyor. 

“GÜNEŞİN SOFRASINA DAVET EDİYORUM”

İstanbul Sarıgül’le alınacak mı? Sarıgül etkisini ilçelerde görecek miyiz?

Tabii ki alınacak. Bunun dışında Ankara’yı da alacağız. Herkesi partimize katacağız. AKP’liyi de katacağız, MHP’liyi de katacağız, Cumhuriyetin çocuklarını toplayacağız. Burası açık duvar gazetesi, açık pano, resim... İsteyen istediğini yapacak. Burası güneşin sofrası. Herkes cebinde ne varsa alacak, gelecek, beraber yiyecek. Karaktersiz, uyduruk ne varsa kazıyıp atacağız hayatımızdan. TRT binasını hepimiz biliyoruz, eski opera binasının olduğu yerde... Kazıyacağız orayı, opera binası yapacağız. İstanbul’un da haysiyetini kazandıracağız, İstanbullu’nun da... Hakkımız hukukumuz olacak. Sizi hukuk koruyacak, makam - mevkii sahibi tanıdıklarınız değil. Hepimizi hukuk koruyacak.

KAYNAK: GAZETE CADDE

Bu haber toplam 1261 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Esenyurt Belediyesi Ekim Ayı Bütçe Toplantısı26 Ekim 2015 Pazartesi 11:17
  • Çetin Çapan, sokak sokak çalışıyor26 Ekim 2015 Pazartesi 09:06
  • Esenyurt’ta Yeni Bir Umut01 Ekim 2015 Perşembe 19:34
  • Esenyurt'ta Gözaltına Alınanlar PKK'lı mıydı?27 Temmuz 2015 Pazartesi 10:31
  • AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığı İftar Yemeği06 Temmuz 2015 Pazartesi 19:15
  • Esenyurt'tan Edirne'ye İftar Sofrası06 Temmuz 2015 Pazartesi 19:09
  • Esenyurt'ta 1 Günde 3 İftar06 Temmuz 2015 Pazartesi 19:04
  • Esenyurt Genel Seçim Sonuçları07 Haziran 2015 Pazar 17:26
  • Kemal Kılıçdaroğlu Esenyurt'ta24 Mayıs 2015 Pazar 18:46
  • Geleceğin Bilim Adamları Esenyurt'ta Yetişiyor13 Mayıs 2015 Çarşamba 19:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim