türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 93.043
  • Altın 193,423
  • Dolar 4,7189
  • Euro 5,4759
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 25 °C

‘’Camiyi Yık Adaleti Yıkma’’

01.05.2014 18:28
Esra Kardelen / Yazı İşler

Esra Kardelen / Yazı İşler

Bir haftalığına memleketten ayrıldık. Ortadoğu’nun gündemden inmeyen ülkesi İran’a idi yolculuk. Güzergahımız  Tebriz,  Şiraz, İsfahan ve Tahran. 

Sokaklarında Türkçe  konuşarak gezdiğimiz Tebriz bile  vatanımıza olan hasreti,  yağmuruna rağmen hafifletemedi. Türk kültür coğrafyasında bulunmanın  mutluluğu içindeydik. İkinci günde öğrenebildik Mavi Marmara’ya yapılan saldırıyı ve ölümleri. Bir de üstüne İskenderun’da  kahpe  PKK  saldırısı sonucunda yedi şehit verdiğimizi öğrenince, donduk kaldık Şiraz’ın sıcağında , tadımız  kaçtı.

Gezi  dönüşünde bizi kabus gibi olaylar karşıladı memleketimizde. Mavi Marmara yolculuğu ile birlikte, İsrail’le olan diplomatik restleşme sonrası eksen kayması tartışmaları  derken  Gediktepe  karakolunda verilen on bir şehit. 

Ardından  Elazığ ve İstanbul’da ki  terör  saldırıları sonucu toprağa verilen bedenler.

Türkiye’nin güçlenmesi ve büyümesine karşı adı konulmamış bir savaş var. Bunun iç ve dış destekçileri var. Taşeron olsun olmasın manipüle edilen; başı İmralı’da , beyni  kiralık, gövdesi Kuzey Irak’ta, kanlı  elleri Anadolu’da,   besleme  lanet bir örgüt var karşımızda.

Milletin birlik ve beraberliğinin en sağlam olması gerektiği noktada tek yumruk olamayışımız, suçlu arayışı içinde bölünmüş siyaset, reel  politik adına televizyonda  eli kanlıların muhatap alınması için, alenen önerilerde bulunabilen zevat, moralimizi bozdu.

Devlet aklı; tüm siyasi çekişmeleri bir tarafa bıraktırarak bürokratik yapının eklemlenmesi ile birlikte mücadeleyi gerektirir. Bu mücadelenin harcı adalet ve kararlılıktır. Bu sağlandığı takdirde, şer oyunun  kurucuları kendi tuzaklarına mutlaka düşürülecektir.

Şam valisi, Hz. Ömer zamanında şehrin merkezine cami inşaatı için uygun bir yer bulur. Caminin inşaatı bitmek üzeredir ancak bir sorun vardır. Caminin yapıldığı yerde gayrimüslim birinin hakkı vardır ve ne bedel ödenmek isterse istensin kabul etmemektedir. Vali bunun üzerine baskı ile bu işi çözmek ister. Ne de olsa cami bitmek üzeredir. Gayrimüslim, hakkını aramak için halife Ömer’e başvurur. Kendi arazisi üzerinde cami yapımına rızası olmadığını belirtir. Valinin kendisine baskı yaptığını söyler. Hz. Ömer valiye mesajı iletir “camiyi yık adaleti yıkma”…

Bu  olay,  adalet karşısında gücün, konumun, kimliğin, ödenecek bedelin önemi olmadığını  gösterir. Bu emirde ki anlayış devlet yöneticilerinin vazgeçilmezi olmalıdır.

Devlet kendi varlığına, milletinin canına ve cananına  kastedenlere,  merhamet gösteremez. Gösterilen merhamet  acizlikle eşdeğer sayılır,  bu saldırıları gerçekleştirenler tarafından.  Acizlik algısı zalimi cüretkar hale getirir bugün olduğu gibi.

Yıllardır işlenen  suçlara  denk  düşen cezanın verilemeyişinin,  milletin vicdanında açtığı yaralar, ‘’Vatan sağ olsun’’sözünü söyleyen şehit yakınlarının gönlünde hala kanamaktadır. Adalet işlenen suça denk cezayı gerektirir. Reel politik adına verilen canlar yerine sadece ve sadece adalet için bölücü örgütün elebaşına verilen ölüm cezasının infazı, dünya üzerinde kurulu düzene verilecek en iyi cevap olacaktır.

Malazgirt’te  Alpaslan’la olan, Selim Han’ın yanında Şah’a karşı duran, Hamidiye  Alayları’nda  Hınçak ve Taşnak  zalimlerini yok eden, yedi düvele birlikte  karşı koyduğumuz; kıblesi bir,  bayrağı bir, devleti bir, vatanı bir milletiz biz.

PKK teröründen, beşikteki çocuğuna kadar zarar gören bu millet, yirmi altı yıldır devam eden bu belaya rağmen kimlik olarak ayrışmamıştır. Birbirinden vazgeçmemiştir. Bugün de böyledir. Gelecekte de  bu iradenin devamı için kendisini Kürt kökenli Türkiye vatandaşı olarak görenlere, saldırıların arttığı bu dönemde çok hayati bir rol düşüyor. Düşünecekler, taşınacaklar karar verecekler: Tarih boyunca kader birliği yaptıkları Türk milletiyle birlikte güçlü bir Türkiye’de mi yaşamak istiyorlar yoksa kendi  iradelerine  ipotek  koyan  kahpe   PKK’nın  güdümünde  21. yüzyılın  Ermeni  rolünü oynayan bir topluluk mu olacaklar.

Bu millete, günah bizden gitti dedirtecek günler gelmeden, kararlarını vermeli kardeşlerimiz. PKK ve yandaşlarına gereken cevabı hep birlikte vermeliyiz. Böylece güçlü, adaletli bir devletin, refah seviyesi yüksek, hür bir milletin şerefli mensupları olarak  hayat sürebiliriz ancak.

Bu yazı toplam 1307 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim