• BIST 105.268
  • Altın 163,674
  • Dolar 3,9702
  • Euro 4,6602
  • İstanbul : 9 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İzmir : 11 °C

Büyük İskender’i sevmemizin nedeni

26.04.2014 18:51
Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Durup dururken ne ilgisi var demeyin. Hem genelde hem de özelde çok ilgisi var.

Filmine bir türlü vakit bulup da gidememiştim. Videosunu da seyredemedim. Neyse ki bu konulardaki açıklarımı kapatmayı kendine görev bilen büyük oğlum, Cuma akşamı bu işi halletti. 

Filmin CD’sini yerleştirdi. Bütün ayarları yaptı. Bana da oturup seyretmek kaldı. 

Bu vesile ile tarihin bu gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden birinin pek bilinmeyen ya da az bilinen özelliklerine değinmek istiyorum. Özelde, neredeyse hiçbirimizin aklına gelmeyen bir konu var ki, o da şu: Kültür olarak bize tamamen uzak bir coğrafyadan gelme bu insanın adını erkek çocuklarımıza bayıla bayıla koymamızın sebebi nedir? 

Öyle ya 2 bin yıldır hemen bütün Türk coğrafyasında Aleksander’ın değiştirilmiş şekli olan İskender’in ismini vermek vazgeçilmez adetlerimizden birisi haline gelmiştir. Neden - söz gelimi - Sezar, Perikles, Antonius, Petro, Annibal veya diğer bir yabancıya aynı ilgiyi göstermemişiz de, bir iskenderperestlik almış yürümüştür? 

Bunun nedeni son derece basit ve yalındır. Çünkü, Büyük İskender, damadımızdır. Bir Türk kızı ile evlenmiştir. 

 

Film’deki Roxanne Asyalı bir Türk kızı 

Hele bir yol filmi hatırlamaya çalışın... Hakkındaki araştırmaları veya romanları okuyanlar da bilgilerini tazelesin. Hani Büyük İskender Asya’nın ortalarına geldiğinde bir kabile başkanının kızını sever ve evlenir ya, işte o genç kız Orta Asyalı bir Türk’tür. 

Büyük İskender’in yiğitliğine ve cesaretine hayran olan Türk boyları, bu evlilik bağı ile kurulan yakınlıktan sonra eniştelerini iyice yüceltir ve bir destan kahramanı mevkiine yerleştirirler. 

Bu husus, bizim unuttuğumuz özel nedenimizdir. Genele doğru gidildiğinde, Büyük İskender’in daha birçok özelliğinin yanısıra, iki nokta daha önemlidir. Bunlardan birisi, İskender’in kurduğu yüz’ü aşkın kentler arasında Güzelİzmir’imizin de bulunmasıdır. 

Olayın öyküsü şöyledir. Apollon Klaros Tapınağı’nda ortaya çıkan bir kehanet sonucu, Büyük İskender’e rüyası aracılığı ile tanrıların Pagos Dağı’nın eteklerinde bir kent kurmasını istediği iletilir. İskender, hemen tapınağa bir komutanını yollar. Bir káhin olayı doğrular ve tanrıların bu isteğini netleştirir. Büyük İskender, İzmir’i kurar. 

 

Globalleşme’nin ‘ilk savunucusu’ 

Bizi ilgilendiren bu daha özel nedenlerden öte Büyük İskender’i tarihteki fatihlerden farklı kılan en önemli üstünlüğü, yerküre üzerindeki küreselleşme akımlarının öncüsü olması özelliğidir. 

Babasının ölümünün ardından iktidarı ele geçiren Büyük İskender; geniş bilgisi, hayál gücü, bilinmeyeni öğrenme duyguları ve üstün komuta yeteneğine batı ile doğu dünyalarını birleştirme misyonunu eklemiştir. 

Gittiği her yerde kentler kuran Büyük İskender, yolculuklarına astronomlar, haritacılar, coğrafyacılar ve tarihçiler gibi bilim insanlarını toplayarak çıkmıştır. Her karşılaştığı kültür ve uygarlığı araştırmayı benimsemiş ve bütün bu çabalarının sonunda insanlığın ortak uygarlığı olabilecek bir senteze ulaşmayı hedeflemiştir. 

Ve bu inanılmaz adam, bu hedefin peşinde bundan 2 bin yıl önce gibi bir zaman diliminde koşmuş, MÖ 323 yılında henüz 33 yaşında iken yaşamını yitirmiştir. 

Bu yazı toplam 537 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim