türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C

Bön-Bak-Der

21.02.2014 21:14
Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

1970’li yıllardı. Dünyanın ve doğal olarak Türkiye’nin her anlamda en hareketli olduğu dönem. İkinci dünya savaşı sonrası taşlar yerli yerine oturmaya başlamıştı. Süper güçler pastadan daha çok pay alma uğraşı içindeyken; mazlum toplumlar uyanmaya, bağımsızlıklarını kazanmaya gayret ediyor, ideolojiler kendilerine yer edinmeye çalışıyor; bir yandan emeğin, diğer yandan sermayenin küreselleşme çalışmaları bütün hızıyla sürüyordu.

İçlerinde frekans farklılıkları (Fraksiyon) olmakla birlikte, dünya genel anlamda ikiye ayrılmıştı: ‘Emek’ten yana olanlar’ ve ‘Sermaye’den yana olanlar’ diye. Emekten yana olanlar ‘Sol’ kesimdi; Sosyalizmi, Sosyal Demokrasiyi, Komünizmi; bağımsızlığı, eşitliği, paylaşımı savunuyordu ve sermayeden yana olan ‘Sağ’ kesime, onun savunduğu Liberalizm, Faşizm, Feodalizm, Militarizm gibi ideolojilere ve bu anlayışların temsilcilerine karşı mücadele ediyordu. Bu mücadele yer yer savaşlara dönüşüyor, köyler, mahalleler kimi anlayış temsilcilerinin kontrolüne geçiyor, ‘Kurtarılmış Bölge’ si oluyordu. Kars, o yıllarda sol anlayışı savunanların egemenliğindeydi ve doğal olarak sağ görüşü savunanlar ve orada sermayesi olanlar hızla boşaltıyordu kenti. Tam da o hızlı trafik içerisinde sağ kesim içinde yer alan bir tanıdıkla aramızda şöyle bir diyalog geçmişti :

 -Yahu kardeşim anlamıyorum sizi. Siz bu kente niye düşmansınız?

-Biz bu kentin düşmanı değil, dostuyuz. Hem öylesine dostuyuzki sizin gibi kanını emen düşmanlarından da korumaya çalışıyoruz.

-İşte ben de tam onu söyleyecektim. Biz belki bir miktar kanını emiyoruz ama hiç olmazsa damarlarını da çalıştırıyoruz. Siz bizi buradan göndermekle bize değil, Kars’a kötülük yapıyorsunuz. Az çok olan iş alanlarını da yok ediyorsunuz. Derdiniz ne?

Adamın haklılık payının bir hayli fazla olduğunu görünce, işi biraz da espriye dökerek;

-Biz, Ka-Fak-Der’in ilkeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. İleride herhangi bir işgalin olmaması için şimdiden tedbir alıyoruz.

-O ne demek?

-Kars’ı Fakirleştirme Derneği...

                         *****

‘Bütün bunlardan bize ne?’ diyenleriniz çıkabilir. ‘Masal dinleyecek halimiz yok’ da diyebilirsiniz. Üstelik kendi açınızdan haklı da olursunuz. Ancak biraz daha sabretmenizi ve asıl meramımı dinlemenizi rica ediyorum...

Bir dernek kurmak istiyorum. Amacım, derneğin kuruluş gerekçelerine ve amacına uygun bir kişilik yapınız varsa üye olmanızı, destek vermenizi sağlamak. Kuracağım derneğin adı: Bön-Bak-Der olacak...

Eğer siz de benim gibi;

*Allah, kitap, iman diye bağıramamış; cin çıkarma, kısmet açma, çarpıklıkları düzeltme, cennete gönderme gibi olağanüstü meziyetlerinizi sergileyememişseniz...

*Olumlu hiçbir özelliğiniz olmasa bile kendinizi üstün bir ırkın muzaffer neferi olarak görmemiş; bu uğurda başka soylardan olduğuna kanaat getirdiğiniz veya birilerinin söylediği insanlara zarar vermemiş; çete, mafya gibi akıldan ve insanlıktan nasibini almamış oluşumlar içinde yer edinmemiş hatta böylesine ulvi bir kuruluşu tesis etmemişseniz...

*Bir yerlerden başlayarak, birilerinin eteğine yapışarak herhangi bir siyasal oluşumun içinde yer alamamışsanız...

*Kimi büyükleriniz gibi ‘Değişim’ denen mukaddes varyansondan habersizseniz; sağdan sola, soldan dinciliğe geçemiyor; iki adım ötede mamanın nerede olduğunu düşünemiyor veya adım atamıyorsanız...

Veee, siz hala...

*İnsanlık, insan hakları, insanlık onuru, toplum onuru, kardeşlik, barış, sevgi, üretim, paylaşım, bağımsızlık, özgürlük, akıl ve bilim egemenliği; hak, hukuk, adalet, eşitlik gibi hiçbir getirisi olmayan; bunların arkasına sığınarak para ve makam kazananlar hariç kimseye doğrudan bir kazanç sağlamayan değerlerin esiri olmuşsanız...

*Herkese hakettiği kadar...

*Her insan yeteneği, donanımı ölçüsünde...

*Kimse kimsenin hakkına dokunmadan...

Diyorsanız...

 “Korkmadan, utanmadan, midem bulanmadan aynaya bakabileyim” derdindeyseniz ve de sümük sorununu bile gideremeyenler köşeleri dönerken siz bön bön bakma durumundaysanız; derneğimize hoş geldiniz!

Alem, haklı veya haksız; şu ya da bu değeri kullanarak veya tamamen kendisini değersizleştirerek malı götürürken...

Günahları, ayıpları, yasakları, utanma duygularını tamamen fakir fukaranın, ezilenin, sömürülenin sırtına yükleyerek kendisini iş bilir, akıllı, işadamı, geleceği gören konumuna getirirken...

Siz de benim gibi geçinme sıkıntısı içine düşüyor, neyi nasıl yapayım, aybaşını nasıl getireyim, çocukların harçlığını nasıl temin edeyim diyorsanız...

Bön Bön Bakanlar Derneği’ne hoşgeldiniz!

Bu yazı toplam 621 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim