• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Biz 1980 öncesinde!

21.12.2013 23:55
Soru - Cevap / Uzman

Soru - Cevap / Uzman

Seksenli yıllarda üniversitede hocalık yaptığım dönemde hatırlıyorum da Yıldız Üniversitesi bahçesinde alevi çocuklar semah oynarken sünni çocuklar da onların arasına girip eşlik ederlerdi. Sorduğum zaman bu oyunun manasını bilmediklerini söylerlerdi. Aslında bana göre bu çok güzel bir olaydı. Çünkü 1970  yıllarına kadar bu alt kimlikler gizlenirdi.

 

Biz 1980 öncesinde, şimdilerde bir kanalda yayınlanan “Hatırla Sevgili” dizisini seyredince o günleri daha iyi gözümüzde canlandırıyoruz. Anlamsız bir sağ sol çatışmasını, alevi, sünni düşmanlığını, Malatya, Maraş, Çorum olaylarını... Her gün beş on kişinin ve bunların arasında bir çok bilim ve siyaset adamının öldürülmesini...Onbeş yaşındaki çocukların gelip dükkan mağaza ve ofislere  “Kepenklerinizi Kapatacaksınız” dedikleri zaman şehirlerin ölüm sessizliğine büründüğünü...Gazın, tuzun, ampulün , kahvenin , benzinin, mazotun yokluğunu ve de günde dört saat elektrik kısıntısının olduğu günleri...

 

Hepimizin çok ama çok kızdığı 1980 askeri müdahalesinden sonra yeni neslin apolitize yetişmesinin doğru veya eğriliğinin tartışmasının yapıldığı günümüzde hayretler içinde görüyorum ki bazı üniversite mezunu gençler başbakanın, cumhurbaşkanının kim olduğunu dahi bilmiyorlar. Bazı işe giriş sınavlarında sorulan çok basit “Cumhuriyet kaç tarihinde ilan edildi” gibi suallere yanlış cevap veriyorlar... Siyaset ve bununla ilgili ülke ekonomisi hakkında en ufak bir fikirleri ve bilgileri yok.Pek çoğu yabancı dil bilmesine ve bilgisayar kullanmasına rağmen ilgi alanları çok farklı....Bu konuların tartışmasını hala bizim altmış sekiz kuşağı yapıyor.Öyle ki hocalık yıllarımda üniversitede gördüğüm başı açık kızla türbanlı bir kız çok iyi arkadaşlık ettikleri halde ikisinin de aileleri görüşmelerini pek istemiyorlardı.Yani benim kuşağım pek değişmemişti.

 

22-Temmuz seçiminden önce siyaset üzerinde yoğun baskısı olan askeri komutanların ne hikmetse seçimden sonra sesleri pek çıkmaz oldu...Temmuzdan beri K.Irak operasyonları haricinde bir demeçlerini görmez oldum internet sitelerinde. Onun yerini şimdi yargının komutanları aldı. Medya da demeç üstüne demeç veriyorlar... Efendim yargı reform yasası çıkarılmadan kendilerine nasıl danışılmazmış da götürülüp Olli Rehn’e takdim edilirmiş...

 

Dünyanın neresinde görülmüştür, yasama organının çıkaracağı yasayı götürüp yargıya danıştığı... Zaten yasama organının komisyonları var. Üstüne üstlük muhalefet her çıkan yasayı iptal için yargıya müracaat ediyor. Her halükarda yargı komutanlarının önüne geliyor yeni çıkan yasalar...Ama asıl mesele reform yasasının Olli Rehn’e sunulması değil, aydınlarımıza çıldır getirten olay AKP’ nin kapatma davasına karşı Olli Rehn, Jose Manuel Barroso ve Joost Lagendijk’ın karşı çıkmalarıdır. Bu üçlü Türk düşmanı ilan edilmiştir.

 

Bu ülkede yargı, yasama ve yürütme arasında ki diyalog düzelmediği sürece, bunun sancılarını ve getirdiği sıkıntılarını  hep birlikte çekeceğiz. Bilgisayarları başında sabahlara kadar kendi alemlerinde yaşayan gençlik hariç tabii...

Sağlıkla kalın , hoşça kalın.....

Bu yazı toplam 490 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim