• BIST 106.474
  • Altın 151,810
  • Dolar 3,6607
  • Euro 4,3032
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İzmir : 19 °C

BAYKAL'IN İSTİFASI EN ÇOK KİMİN İŞİNE GELİR?

27.02.2014 20:14
Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

Burak Kaya / Avcılar Muhabiri

”İyide himmet kalmadı, kötü azdı

Babanın kuyusunu, oğullar kazdı

Türkün tarihini türk olmayanlar yazdı

Hiç  tadı tuzu kalmadı bu dünyanın“ 

1. Anadolu insanının gönül derinliğinden mahrum olan kimi insanımız, aldığı eğitim gereği, sapla samanı hep karıştırır. Baykal’ın istifası ile belli çevreler bir kez daha sapla samanı karıştırmışlar ve Anadolu insanının o enfes deyimiyle “kör ölmüş, badem gözlü olmuştur”.

Baykal ile ilgili kaset, kasetin içeriği, kaseti kimin düzenlediği ve tam da iktidara yürüyen(!) bir partinin genel kongresi öncesinde kimlerin internet ortamına servis ettiği beni pek fazla ilgilendirmiyor.

Buna rağmen kasetle ilgili olarak özellikle bir hususu belirtmek durumundayım ki, o da şudur:

Kaset düzmecedir veya değildirden önce sorulacak ilk soru “bu kaseti internet ortamına servis etmek en çok kimin işine yarar” sorusu olmalı değil midir?

Fakat bakıyorum, kasetle ilgili böyle bir soru sorulmuyor da; parti içindeki zafiyeti örtmek amacıyla, üstü örtülü bir şekilde, kaşla göz arasında, hükümet ve elbet onun kurumsal kimliğinin arkasında inananlar suçlanıyor.

Tıpkı Danıştay saldırısında olduğu gibi...

Tıpkı Uğur Mumcu’nun, Çetin Emeç’in, Bahriye Üçok’un, Muammer Aksoy’un, Abdi İpekçi’nin ve diğer faili meçhullerin öldürülmelerinde olduğu gibi...

Tıpkı Mustafa Kuseyri’nin kendi arkadaşının kurşunuyla öldürüldüğü gibi...

Tıpkı Ali Kalkancı’nın, Fadime Şahin’in, Müslüm Gündüz’ün inananlar adına tezgahlandığı gibi...

Bu parti, ta başlangıçtan itibaren komplolarla ayakta kaldığı ve parti yöneticileri oldum olası bir taşla bir kaç vurmaya alışkın oldukları için; Baykal başta olmak üzere, bir süre sonra partinin mirasıyla ilgili paylaşım sırasında birbirlerinin kafalarını yaracak, gözlerini çıkaracak olanlar, söz birliği ederek kaseti dışarıdan birinin üzerine yıkmanın telaşı içindeler.

Oysa düşünmüyorlar ki, bu internet dünyasında, kısa bir süre sonra her şey açığa  çıkacak ve kaseti kimlerin, ne amaçla hazırladıkları en ince tefarrüatına kadar herkesce bilinecek.

Her neyse bunu burada bırakalım ve Allah kimsenin başına Baykal’ın başına gelen bela gibi bir bela getirmesin diyerek, asıl söylemek istediklerimizi yazalım...

Fakat bu arada Anadolu insanının asırların ötesinde süzerek getirdiği o enfes cümleyi tekrar etmeden de geçmeyelim:

“Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.”

Hem de hiç ummadığın bir şekilde ve ummmadığın bir zaman diliminde...

*

2. Baykal’ın istifası  üzerine, kırk yıllık, elli yıllık dostluklardan dem vurup, O’na övgüler yağdıranlara şu soruyu sorsam, ne cevap verirler dersiniz:

Uzun siyasi hayatı boyunca, kendine dayalı olarak, hangi siyasi başarının ya da başarıların altına imzasını attı dersiniz?

Uzun süre Parti Genel Başkanlığı  yaptığı halde, Parti’nin liderliğine yükseldiğini söyleyebilir misiniz?

Acaba sizler ve bizler ayrı  coğrafyalarda mı yaşıyoruz ki, sizlerin öve öve bitiremediğiniz Baykal’ın meziyetlerini bizler niye göremiyoruz, dersiniz?

Bu sorulara cevap verirsiniz veya vermezsiniz, o sizin bileceğiniz iş. 

Fakat bu konuda size tavsiyem, kaseti kim ne adına hazırlamış ve yayınlamış olursa olsun, kaseti bir kenara bırakın ve Baykal’ın istifasını bir fırsat bilip; el ve gönül birliği ederek CHP’yi ayağa kaldırmanın yollarını arayın ve bulun. İsterseniz bu konuda, 2003 yılında yayınlanan “CHP’den AKP’ye Siyasi Alan Belirlemesi” başlıklı kitabımdan yararlanabilirsiniz. Eğer benim ismimden dolayı kitabımı yakmadıysanız, ya da çöpe atmadıysanız, kütüphanenizde olması gerekir. Çünkü yayınlandığı zaman TBMM.’deki bütün Milletvekillerine göndermiştim.

Bu arada, “CHP’nin ayağa kalkmasından sana ne?” diyebilir siniz.

Laikliği bir kenara bırakarak milletin derdiyle dertlenecek bir sol partiye demokrasimizin ihtiyacının olduğunun farkında değil misiniz?

Eğer değilseniz, en azından bir elli yıl daha havanda su döveceksiniz demektir.

Çünkü, kendi halkınızı(!) bir yana bırakacak olursak, bu milletin gerçek gündeminde laikliğin olmadığını hâlâ öğrenmemişsiniz demektir ki, sizlere de, bu ülkeye de çok yazık.

Böylesi daha kolay ve hoşunuza gidiyorsa o başka.

Avara kasnak misali yola devam...

Piriniz, “yollar yürmekle aşınmaz” demedi mi?

Bu arada sakın birileri çıkıp da o pir onların değil, başkalarının piri demesin.

Bu ülkede Edirne’den Kars’a nasıl bir pislik varsa pir mutlaka oradadır.

Bu bakımdan o pir birilerinin olduğu gibi CHP’nin de piridir.

Nitekim bunu defalarca ispatlamıştır. 

Bu yazı toplam 577 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim