• BIST 106.474
  • Altın 151,810
  • Dolar 3,6607
  • Euro 4,3032
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İzmir : 19 °C

Bağırmanın Zararları

20.02.2014 15:03
Buket Seven / Yazar

Buket Seven / Yazar

Nerede ve ne zaman olursa olsun... Başbakan Erdoğan, sürekli olarak tok sesle konuşur. Oturup kalktığı mekanlarda bağırarak vaaz verenlerin etkisinde kaldığı her halinden belli oluyor. Dinleyenlerin tepesine vura vura demagoji yapmakta üstüne yoktur. Telkin yöntemini burada buluyor. Buradan sonuç alıyor.

Gerçek şu ki, kimi çevreleri tam da istediği gibi yönlendiriyor. Hele hele bir de cehalet sınıfından olanları çok iyi etkiliyor. Cahil vatandaş, aç karnını doyursun diye seçtiği kişinin tok sesiyle bir güzel aldanıp yerine oturuyor.

Partisini, milletvekilleri ve bakanlarını korurken bağıran Başbakan. Dış politikadaki yetersizliği ve yanlışları yüzüne gözüne bulaştırırken, yine bağırıyor. Tüm eleştirileri ilgisi olmayan konuları kalkan yaparak savuştururken de bağıran aynı Başbakan. Halk bunalımda, intiharlar gittikçe artmakta, 40 milyon insanımız açlık sınırının altında yaşamakta...

Ama bunlar hiç yokmuş gibi her şeyi toz pembe gösterirken bağıran da Başbakan. Dışarıya borçlanarak gününü gün eden, bir anlaşılmaz yönetimin başındaki bağıran Başbakan. Açlarla cahillerin sayısı arttıkça, partisinin oylarının artacağını iyi hesaplayan, aydın ve bilinçli kesimden köşe bucak kaçan kaçarken de bağıran Başbakan. Cumhuriyet döneminin en zor günlerini vatandaşa yaşatan, sosyal gruplar arası ekonomik uçurumları en zirveye taşıyan, bunu yaparken de uyduruk ekonomik rakamları bağırarak savunan bir başbakan. Karnı aç halkın, tok sesli Başbakanı. Sadece bağırarak konuşan, gerçekleri perdeleyip ilgisiz şeylerle toplumu avutan bir Başbakan.

Açlık sınırı 700 TL. Bunu kazanamayan vatandaşın sayısı 40 milyon, tuzu kuruların kasası dolu, sırtı pek, elbette bağıran Başbakana destek. Kimler mi?... Paradan para kazananlarla halkın ensesinde davul çalanlar... Sokaklar giderek karamakta, her mekanda kan akmakta. Halk açlık çığlığı atarken, bir Başbakan'da tok sesiyle bağırmakta. Her sektör kan ağlıyor, en başta tarım kesimi karalar bağlıyor. İthalat ihracatı ikiye katlıyor. Ülke borcu dağa tırmanırken. Bir başbakan da tok sesle bağırıyor. Aç halkın tok sesli başbakanı. Sahi, halinden memnun olanlarla olmayanlar ayrı ayrı toplansa, iki Türkiye çıkmaz mı? Bir yanda bağıran Başbakan'a destek veren tuzu kurular ve de olup biteni bilmeyen zavallı vatandaşlar, öte yanda her şeyin bilincinde olanlarla perişan olmuş vatandaşlar...

Bir yanda Başbakan'a kanmayan yüzde seksen, öte yanda da sadece yüzde yirmilik bir grup...

Sözde demokrasiyle, zenginlere ait bir seçim sisteminin öldüren farkı. Cumhuriyet Türkiye'sinin utanç sayısı. Halkı telkin etmek, yönlendirmek, zaman kazanmak, iktidar olup amacına ulaşmak isteyenlerin bağırarak konuştuğu bir acayip gidişat. Bağırın, bağırarak konuşun, eleştiri konularını uyduruk şaşırtmacalarla savuşturun. Yandaşlarınızı zenginliğe, halkın çoğunluğunu sefalete kavuşturun. Aç halkın tok sesli Başbakanı, bağırın bağırın!..

Böylesine suskun ve de duyarsız bir halka bağırılmaz da ne yapılır? Açlık cehaleti, cehalet bağırarak konuşanları besler...

Aç ülkelerde neler oluyorsa burada da aynısı...

Ülkeler bağımlı, halkı yönetenler bağıran oldukça!..

Bu yazı toplam 950 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim