• BIST 104.001
  • Altın 145,495
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 25 °C
  • İzmir : 20 °C

B.J’nin Lanetli Foça Günlüğü - THE END

06.09.2013 12:38
B.J’nin Lanetli Foça Günlüğü - THE END
Şuanda yayınımı Yeni Foça’da bulunan Fotaş Siteleri’ndeki bir evden yapıyorum sevgili seyirciler.

01:35 -Kırılıyorsun, diyor. İnciniyorsun.

Yoruluyorsun gerizekalı.

-Kalk dedim sana!

-Düştüm.

Yerden topladığım taşları çantama doldurdum.

Suratıma bakıp küfür etti. 

-Anne. dedim. 

Benimle konuşmadı.

Bu gün yine babamı gördüm. 

Rüyamda gördüğüm en yakışıklı erkek. 

Hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmakta Oscar’a aday olabilirim.  

05.47 Şuanda yayınımı Yeni Foça’da bulunan Fotaş Siteleri’ndeki bir evden yapıyorum sevgili seyirciler. İçerden gelen televizyon seslerini duyuyor olmam, kulaklığımın henüz takılı olmadığını ve kulaklarımın içeride ki bir tv programına takıldığının en önemli kanıtı olarak günlüğüme işlenmiş  oluyor böylece. Gündemde Obama’nın ne yapacak olduğu tartışılıyor. Her neyse. Evet farkettiğiniz gibi, işten ayrıldım, ve bu konuyu konuşmamak için televizyonda ki boktan bir siyaset programından ahkam kesmekteyim. Yapma bunu. Tamamiyle karşı tarafın götverenliğinden, bugün güneşte tam 2,5 saat boyunca çocuk arabası ile 2 yaşında bir piçi gezdirdiğimden midir bu kadar özverisel hareketlerimin sonucu? yoksa ortada gerçek bir götverenlik mi söz konusudur bilmiyorum ama bildiğim tek şey var; -nefes alıyorum. Bugün de ölmedim. -Buna sevinmeli mi? 

05.09.2013 00:58

Yollar gidiyor… Eğer yola çıktıysak, gitmek zorundayız. Zorundayım. Yorulmamalıyım. Hele ağlamakmış.. O da nedir? Açıklar mısınız rica etsem? Ah istirham ederim.  

 Güzel ve hatta şirin sayılabilecek gülümsemelerle başlayan her şey, bir çukura düşmemle birlikte benimle gelmeyip yukarıda kaldı adeta. Ben bu gülümsemelerin yarattığı, küçük sevinçlere gebe kalan aklıma mükayet olamamanın suçluluğu içerisinde çukurdan, yukarıda bıraktıklarımı seyrettim. -Manzara güzel değil. 

Dostluklar güzeldir. Sonu da güzelse. Sahi dostluğun sonu var mıdır ki? Hangi dostluğa, bitirilmek için başlanır ki…  Şimdi farkediyorum ki, biten her dostluk -daha doğrusu adı dostluk olarak konulmuş her şey, bizim yansımamız. Korkuyorsak, kendimiz gibi korkak insanları çekiyoruz. Eğer egolarımız yaşlı bir ağacın kökleri kadar güçlü ise, kendimize saç tellerini tutan ölü derisi bile ego barındıran insanları çekeriz. Eziksek, ezikleri. Bir orospuysak, orospuları… 

Şimdi çekim yasasından bahsedip de şu seansı 200 liraya meditasyon yaptıran sikimtirik hocalar gibi konuşmayacağım. Direkt söylüyorum. Her şey yalan. Kendine bak. Ne görüyorsun? 

Keşke yumruğum iron-man gibi güçlü olsa ve fiçuuuuuy diyerek uçup beni üzen bütün makaronları tek hamleyle alt etsem. -Ama yürümeyi seçtim. Kendi yolumdayım. Bu kez, uykusuzluktan mah’v olmuş göz çanaklarımda kan değil; hırs var. Bir ben varım Ben nereye gidersem, ben de geliyor benimle. Ben, bensiz artık yaşayamam. Ben kimim? Ben kimsin? -Bilmiyorum.

Her gün bir şeylere takılarak geçiyor hayatım. Bazen yeni bir şarkı, bir duble rakı, bir bakış, bir tur akbil, bir otobüs durağı, bir kahve, bir düşüş, bir papatya, bir güneş ısınması, bir farklılık hissi, bir üşüme, bir yalnızlık…   Yarınımın nasıl olacağını bilen varsa söylesin. Benim Tanrı’m yıllık izne çıkmış da hiç gelmemiş gibi. -Gözlerim beklemede. 

Artık aşkı aramaktan vazgeçtim ve aramaktan vazgeçtiğimde, kainattaki bütün sevgililerimden vazgeçtim. 400 yaşındaki kral sevgilimden, evimizi piramitlerden satın alan Firavun kocamdan, pizza hamurundan harikalar yaratan italyan sevgilimden, böğürtlenli dondurmayı çok seven Girit’li sevgilimden, bana insanlara asla güvenemeyeceğimi kafamı duvarlara vura vura öğreten türk sevgilimden… Ve hiç olmamış dünyadaki bütün potansiyel sevgili adaylarımdan… Vazgeçmek oldukça kolay oldu. Karar vermek zor olan.

02:05 Dünyadan bir şey istemeyince o da seni kendi haline bırakıyor. Bunu yapmak bana daha kolay geldi artık özgürüm. Artık dünyadan bir şey istemeyek kadar büyüdüğümü gördüğümde, küçüklüğüme dönmekle, hayallerimin başladığı o ince çizgi arasında sıkıştığımı farkettim. Yardım elini uzatacak kimsem de yoktu üstelik. Bu trajediden nasıl kurtulduğumu ekstra ücret talep edeceğim bir yayın eviyle anlaşırsam anlatırım. Yani hiçbir zaman anlatmayacağım. Kimseye. Sancılıyıdı bunu bil yeter. (Çok haşin.)

Aslında saldırgan değilim. Bu olaya ”beni bu hale getirenler utansın.” diye arabeskvari bir yaklaşımla yaklaşacağım. Kolay değil. Sakin olmak adam işi. 

Halimden memnun muyum tartışılır ama kim bilebilir ki gerçeği? 

Osho.. Ah Osho’cuğum… Seni hep sevdim. Beni tasvirledin  yazılarında hep… Biliyorum, sende beni severcektin, eğer tanışmış olsaydık… -Yalan. 

03:10 Sanırım en doğrusunu yaptım. 

Bu haber toplam 816 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mazbatayı aldı göreve başladı17 Nisan 2014 Perşembe 17:49
  • Alibeyköy Barajının İlginç Detayı06 Mart 2014 Perşembe 18:21
  • 4. Etap’ta tapu hasreti bitiyor12 Şubat 2014 Çarşamba 21:29
  • Bu fırıncılar uslanmaz12 Şubat 2014 Çarşamba 01:52
  • Milli Eğitim, camiasını ödüllendirdi06 Şubat 2014 Perşembe 17:28
  • Edirne Koleji'nde Bilgilendirme Toplantısı20 Ocak 2014 Pazartesi 20:37
  • Ak-Sek Vakfı Eğitime Destek İçin Hazırlıklarına Başladı!18 Ocak 2014 Cumartesi 01:47
  • Deprem afet gönüllülerine eğitim10 Ocak 2014 Cuma 20:55
  • Dere Yatakları Temizleniyor02 Ocak 2014 Perşembe 19:09
  • Çeşme Ildır'da Otel Yangını01 Ocak 2014 Çarşamba 16:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim