• BIST 102.270
  • Altın 149,495
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 20 °C

Askerimiz Kandan Nefret Eder

04.01.2014 13:35
Şiir Adam / Twitter Yazarı

Şiir Adam / Twitter Yazarı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kürt sorunu” olduğuna ilişkin açıklamasının ardından, Genelkurmay Başkanlığı çok geniş kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırlattırmaya başladı. 23 Eylülde toplanacak Milli Güvenlik Kurulu’na (MGK) sunulacak raporda, Güneydoğu’da “Kürt değil, terör sorunu” olduğu belirtilecek, yöre halkının ekonomik sıkıntılarının giderilmesinin öncelikli olduğu vurgulanacak..

Genelkurmay Başkanlığı’nda, oluşturulan bir çalışma grubunun MGK için en geniş kapsamlı bir rapor hazırlığına başlandığını, daha önce hazırlanmış raporlardan da alıntılar yapılarak yeni gelişmelerle, komşu ülkelerde yaşananlarla birlikte değerlendirilecek. MGK toplantısına kadar Başbakanın açıklamalarıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı tarafından da herhangi bir bildiri de yayımlanmayacak. Yani gelişmeler sessiz ve derinden izlenecek, her şey MGK’ya taşınacak. 

“DURUMDAN, VAZİFE ÇIKARTIYORUZ”
Güneydoğu’da asıl sorunun geri kalmışlık olduğunu belirten askeri yetkililer, Türk silahlı Kuvvetleri’nin yörenin kalkındırılması için üzerine vazife olmayan konularda “durumdan vazife çıkardığı”nı belirtiyorlar. Askerimiz bunu yalnız ülkemizde değil, gittiği her yerde, Kosova’da, Bosna-Hersek’te, Afganistan’da yapıyor.

Güvenlik güçlerinin şehit edilmesinde en büyük acıyı kendilerinin duyduğunu, her şeyden önce onların kendi mensupları olduğunu anlatan bir komutan, arkadaşlarını şehit eden teröristlerin bile sağ ele geçirilmesine özen gösterildiğini, bunun sayısız örnekleri olduğunu da belirtiyor. Türk askerinin kandan nefret eden askerlerin başında geldiğini öne sürüyor ve şunları ekliyor: 

“Askerin Güneydoğu’daki tek istediği üniter yapının, bölmenin engellenmesidir. Asker, bu halkın düşmanı değil. Bu ülke insanının bir parçası. Güneydoğu’da yaşayanların düşmanı olsaydı oraya okul yapmazdı, köylere su götürmezdi, aç ve perişan insanların düğünlerini yapmaz, Müslüman çocuklarını sünnet ettirmezdi. Kan görmekten zevk duyan asker bunu yapar mı? Bunların hiç biri askerin görevi değil. Durumdan vazife çıkartıp bunları yerine getiriyoruz. Kötü durumu gördükçe halkın yaşam düzeyini yükseltebilmek için halka hizmet götürüyoruz.”

“Türkiye’nin sorununu, PKK terörünün Türkiye’de yarattığı tehditle karıştırmamak lazım” diyen askeri yetkili, “PKKyı kalkar bir halk tabakasıyla özdeşleştirseniz, başka halk tabakası başka bir örgütle özdeşleşerek karşımıza çıkar. Ona da kalkar ‘şu halkın sorunu’ deriz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bunların altından o zaman nasıl kalkacak?” derken, bunlar da olmayacak şeyler değil...

“OHAL TALEBİ” VE YÖRE HALKININ ÖNCELİĞİ
Son günlerde bazı siyasiler ısrarla askerlerin Olağanüstü Hal (OHAL) Yasası’nın Güneydoğu’nun bazı illerinde uygulamaya konulmasını istediğini öne sürüyor. Konuştuğum yetkililer, OHAL istekleri olduğuna ilişkin iddiaların doğru olmadığını belirttiler, bu konuda hiçbir makamdan istekte bulunmadıklarını söylediler.

Terörle mücadelenin etkili bir biçimde yürütülebilmesi için eksiklik duyulan bazı hükümlerin İl İdaresi Yasası’yla düzenlenebilir. Aynı kapsamda Terörle Mücadele Yasası, Ceza Muhakemeleri Kanunu, Türk Ceza Kanunu’nda da bazı düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor. 

Askerin olmayan talebini sanki “varmış” gibi gösterip buna ilişkin değerlendirmeler yapılıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, “terörle mücadelede yetkililerinin kısıtlandığını, buna rağmen terörle en etkili bir biçimde mücadeleyi sürdürdüklerini” söyledi. Genelkurmay Başkanı, terörle mücadelede “yetki kısıtlaması”ndan söz ediyorsa, bu ülkenin de “terör sorunu” varsa askerin bu konudaki önerilerini de görmezden gelinmemeli. 

Başbakanın, Ankara’daki konuşmasından sonra, Güneydoğu halkının sevinç gösterileri yapıp sokaklara dökülmesi gerekirdi. Yöre halkının böyle bir önceliği yok. Bölücü örgüt mensupları ve onların siyasi uzantılarının dışında bu ülkeyi bölmek isteyen de yok. Halk, Başbakanı karşılamayarak gerekli mesajı verdi. Dileriz, Başbakanın Kürt kökenli danışmanları da, ünlü politikacı Sadettin Bilgiç’in elini öpmek için gittiği evinde, koltuğun altına bomba yerleştiren şimdi milletvekili olan kişi de anlar... 

GÜNEYDOĞU’YU, ORADA GÖREV YAPANDAN DİNLEYELİM
Güneydoğu’yu en gerçekçi olarak bilen, oradaki insanın durumunu yakından tanıyanlarla konuştuğunuz zaman, onlar hiç Başbakanın dediği gibi konuşmuyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kademelerinde görev yapan ve bunun önemli bir bölümü Güneydoğu’da geçiren emekli bir general, Başbakanın açıklamalarını şöyle değerlendiriyor:

“Bu ülke insanının Türkiye sorunu var. Bu, ‘Kürt sorunu’ diye ayrımcılık yapılarak ortaya atılacak bir sorun değil. Bugün, Türk halkı bütün coğrafyasında huzur içinde ve asgari ekonomik kaynaklara sahip olacak bir ortamda yaşamaya arzu etmektedir. Sorun budur. Bu sorun bütün coğrafi bölgelerimizde var. Başbakanın, halkın, genel problemlerini unutup sadece Güneydoğuda yaşayan ve çoğunluğu Kürt kökenli olan vatandaşlarımızın sorunlarını ön plana çıkararak bunu etnik seviyede değerlendirip bir ‘Kürt sorunu’ olarak ortaya koyarsanız, ilerde Türk halkının sorunları yerine değişik kimlik taşıyan halkın sorunlarıyla da karşı karşı karşıya kalabilirsiniz. O yüzden, halkımızın temel sorunu olan yaşam şartlarının iyileştirilmesini etnik kökene yönlendirmek çok ama çok tehlikelidir.”

TELSİZ VE CEP TELEFONUYLA PATLATIYORLAR
PKK’nın “uzaktan kumandalı” patlayıcılarına karşı, Türkiye Bilimsel Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) ile ASELSAN tarafından ortaklaşa yürütülen çalışma sonucu, telsiz-telefonların frekans taraması yapacak bir cihaz geliştirmeye çalıştığını dün duyurmuştum. Tabii bu yetmeyecek, terörle mücadele için haberleşme konusunda da bazı önlemler alınması için Başbakanlığa bazı öneriler de bulunulacak. 

Güvenlik güçlerinin elinde ASELSAN’ın ürettikleri ile Almanya’dan alınan mayın dedektörleri var. Ama bu dedektörler plastik malzemeden imal edilen mayınları bulamıyor. Özellikle personele karşı etkili olan İtalyan malı plastik mayınlar büyük tehlike oluşturmaya devam ediyor. Plastik mayınlara karşı uzun süredir devam eden çalışmalardan ise istenilen sonuç henüz alınamadı. 

Bu yazı toplam 307 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim