• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 12 °C

Arınç: Eleştiriler duygusal

06.08.2013 23:46
Arınç: Eleştiriler duygusal
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası düzenlenen basın toplantısında Ergenekon davası kararlarına değindi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, 3.5 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Toplantıda gündem maddesi Ergenekon davasıydı.

19 kişinin müebbet hapis cezası aldığı kararlara değinen Arınç, yapılan eleştirileri 'duygusal' olarak nitelendirdi.

Arınç, Başbakan'ın 'İlker Başbuğ'a terör örgütü üyesi diyeni tarih affetmez' sözlerinin hatırlatılması üzerine "Görülüyor ki yargı bizim sözlerimize bağlı değil" ifadesini kullandı.

Davanın ardından alınan kararların 'gayrimeşru' olduğunu söyleyen CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu da eleştiren Arınç, "Maksadını aşan bir söz. Bir genel başkana yakışmaz" diye konuştu.

Arınç'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Bildiğiniz gibi çok sanıklı ve Türkiye için önemli bir dava. Beraat edenler oldu, ceza görenler oldu. Yurt dışına çıkış yasakları kondu. Haklarında davaları tefrik edilenler, yani yurt dışında olduğu için sorgulaması yapılamayanlar oldu. Karar sonrasında haklarında tutuklama kararı çıkarılanlar veya orada hazır değillerse yakalama kararı çıkarılanlar oldu.

Bunların hepsinin bilgisini sizler gibi biz de aldık. Benim söyleyebileceğim şu tabi herkese geçmiş olsun. Öncelikle bir dava sonuçlandı. Bu ağır ceza mahkemesinin özel yetkiyle yaptığı soruşturma ve kovuşturmaya dayalı bir kırar. Bu karar bir yargı kararı. Bu yargıda anayasamızın ister 61, ister 1982 Anayasası olsun, üç erkten birisi olan bağımsız yargıya ait bir karar. Bu bir bidayet kararı. Biz öyle diyoruz hukukçular olarak. Bundan sonraki safhalar bildiğiniz gibi Yargıtay'daki temyiz safhasıdır. Ondan sonra da olağanüstü kanun yolları, eğer şartları varsa bunlardır. Kararın gerekçesi de en kısa zamanda yazılıp ve tebliğ edilecektir.

Bazı kararların, bazı kişiler için çok fazla olduğu söylenebilir şüphesiz. Yakıştırılanlar vardır, yakıştırılmayanlar vardır. Bu kararların pek çoğunda bildiğiniz gibi sadece tek suç yok. Birden fazla suçla isnat edilen ve bu suçların sübut bulmasıyla da haklarında karar verilenler var. Bazıları hakkında yüz yılı aşıyor, bazıları hakkında 40 yılı aşıyor, bazıları hakkında belki 25-30 yıllık bir süreç söz konusu. Şöyle bazı suç nevilerini söyleyebilirim. Ana tema 'Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olmak.

Ergenekon silahlı terör örgütüne yardım etmek, kişisel verileri kaydetmek.' Bunların her biri Türk Ceza Kanunu'nda ayrı ayrı suçlardır. Kişisel verileri vermek ve ele geçirmek. Yasaklanan bilgileri açıklamak. 6136 yani ateşli silahlar hakkında kanuna muhalefet. Hatta uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ticari amaçlı depolamak. Belki birkaç sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik, silahlı terör örgütüne silah temin etmek ve belki onun yanında on tane daha ayrı Ceza Kanunu'nun maddelerinin ihlal edildiği iddiasıyla verilen bir karar var.

'HERKES SAYGI DUYMAK ZORUNDA' 
Kararı beğenmek veya beğenmemek noktasında değiliz. Bir yargı kararıdır. Bu yargı kararına hepimiz beğensek de beğenmesek de uymak mecburiyetindeyiz. Şüphesiz aleyhine karar alındığını bilen, duyan herkesin kendileri veya müdafiileri temyiz edeceklerdir. Bu temyiz hakkında savunmaya mütalik bir haktır. Mutlaka Yargıtayda en iyi şekilde incelenecektir ve Yargıtay'ın vereceği kararda daha sonraki aşamalarda bitmek suretiyle kesinleşmiş bir karar olacaktır. Şu anda kesinleşmiş bir hüküm yok bilebildiğim kadarıyla. Ancak önemli bir aşamadayız. Türkiye son yıllarda böyle bir davayla doğrusu karşılaşmamıştı.

'KİMSENİN SUÇ İŞLEME İMTİYAZI YOK' 
Ama şüphesiz bu da hukukun bir gereği. Kimsenin bir suç işleme imtiyazı yok. Yargı kendine göre en doğru kararı verdi. Bundan sonrasını aşamalarda hep birlikte göreceğiz. Biz kimsenin mahkum olmasından, tutuklanmasından şahsen sevinen, el çırpan insanlar değiliz. Ama bir yargı kararı var. Buna herkes şu anda saygı göstermek zorunda. Ben sanık veya yakınları tarafından yapılan eleştirilerin daha çok duygusal olduğunu düşünüyorum. Önemli olan siyasetçilerin ve üçüncü kişilerin, yani dışarıda bulunanların maksadını aşan ifadeler kullanmaması ve olaya daha objektif bakabilmesidir. Şimdilik herkese geçmiş olsun demekten başka ifade edeceğimiz husus yok.

'YARGI BİZİM SÖZLERİMİZE BAĞLI DEĞİL' 
Sayın Başbakanımızın 'tarih affetmez' sözünü hatırlamıyorum ama birlikte çalıştığı Genelkurmay Başkanı için ona bu suçlamaların yapılmasından üzüntü duyduğunu ifade eden konuşmasını biliyorum. Bu, çok doğaldır, şu bakımdan, ben de bilebildiğim kadarıyla Haberal, seçilmiş milletvekilleri ve bazıları hakkında tutuksuz yargılanmaları gerektiğini, Meclis'in onları beklediğini ifade etmiştim. Yine bazı şahıslar hakkında 'bunlar bilim adamıdır' filan demiştim.

Görülüyor ki yargı bizim sözlerimize bağlı değil. Yargı kendi dosyasına bağlı, kendi vicdani kanaatiyle karar veriyor. Beğenelim veya beğenmeyelim, bizim bir kişi hakkında veya bir grup hakkında söylediğimiz söz, yargıya gerekçe teşkil edecek sözler değildir. Yargı kendi elindeki deliller ve bu konuda kendi vicdani kaanatiyle bir mahkeme hükmü tesis etmeye çalışıyor. Beğenelim veya beğenmeyelim. Şüphesiz başkaları hakkında da başka kişiler övücü sözler söylemiş olabilir, kendi kanaatlerini ifade etmiş olabilirler veya kendi gönlünden geçenleri söylemiş olabilirler ama yargının buna ayak uydurması ve yargının bunu aynen kabul etmesi de herhalde beklenmemeli.

KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİ 
Kılıçdaroğlu'nun açıklaması maksadını fazlasıyla aşan bir söz. Bir genel başkana yakışmaz, bir siyasetçiye yakışmaz ama bilelim ki Sayın Kılıçdaroğlu, bundan daha ağırlarını, yargılama sırasında söylemişti. (Bu örgüt nerede, bana adresini gösterin gidip üye olayım) deyinceye kadar, ondan önceki genel başkanın bu örgüte avukatlık yapmasına kalkışmasına kadar, CHP'nin hemen hemen pek çok milletvekililinin, bugün zannediyorum sayıları 30 civarındaymış, oraya giderek mahkeme basmaya varıncaya kadar yaptıkları eylemleri hepimiz biliyoruz. Bu konuşmalara, o eylemlere bakıldığı zaman da bugünkü sözü biraz daha hafif kalıyor ama o toptan yanlış, tümden yanlış. Hiçbir siyasetçi Türkiye'deki adli yargıyı, mahkemeleri, 3 erkten birisi olan gücü böylesine ağır sözlerle suçlayamaz."

Bu haber toplam 383 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim