türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , izmir escort bayan , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,

  • BIST 94.887
  • Altın 246,814
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 13 °C
  • İzmir : 19 °C

Alegorik hisler Atolyesi

31.08.2013 22:03
Alegorik hisler Atolyesi
Elgar’ı çok iyi hatırlarım. Sokağın ortasında seksek oynayan çocuklara nefret dolu gözlerle bakardı o. Diğerleri de nefret ederdi ondan.

“Neden böyle bakıyorsun bize?” diye sorduklarını ama bunu dile getiremediklerini dışarıdaki çocuk seslerinden bile anlayabilirdiniz. Korku ve çekingenliğin içinde çok mutluydu Elgar. Bir gün yine kızgınlıkla çıktığı evden hızlı adımlarla yürüyüp , hep oturduğu caddenin ortasındaki büyük meşe ağacının altına oturdu ve oynayan diğer çocukları , konuşarak geçen yetişkinleri ve kavga eden alkolik adamları izledi. Ondan yaşça daha büyük bir çocuk arkadaşlarına doğru kirli bir gülümseme atarak elgar’ın yanına doğru geldi. Uzun süre birbirlerine baktılar. Elgar hiç gülümsemiyordu. Diğer çocuğun yüzünde ise iblisvari ve iğrenç bir gülümseme varı. Elgar’ın gizemli sessizliğini bozan çocuğun gülümseyerek tırnaklarını Elgar’ın koluna geçirmesi olmuştu.Elgar hızlı bir hamle ile kolunu kendine çekti ve acıyan yere elini bastırdı. İğrenç gülümsemeli çocuk kafasını arkaya çevirip arkadaşlarına baktı. Onların da gülüp Elgar ile dalga geçmelerini ummuştu bunu yaparken ama hepsi donup kalmış gibiydi. Sanki korkuyorlardı. Şaşırarak tekrar kafasını Elgar’a çevirdi ve o da donup kaldı. Elgar ağlıyordu. Onu hiç ağlarken görmemişlerdi. Sonra diğerlerinde olduğu gibi korku kapladı içini.

Elgar göz yaşları içinde derin derin nefes alıp veriyordu. Bir elini hafifçe çizilip kanayan koluna bastırmış , diğerinde ise oturduğu yerin köşesine sakladığı keskin cam parçasını tutuyordu. Sıktığı cam parçası kendi elini de kesmiş olsa gerek avuç içleri kanıyordu. Ve Elgar’ın sessizliği tamamen bozuldu. Ağlayarak bağırmaya başladı ;

" Bak ! bu Akrilik kırmızı ! bu rengi biraz daha koyulaştırıp tüm bedenini boyayacağım gözlerin mezarda başkalaşırken palete biraz iltihap sarısı ve ayakların çürürken de küf yeşili ekleyeceğim! Hepinizin üstünü toprak kahverengisi ile örtmek istiyorum siz başkasınız , defolup gidin !"

Sokak bu dehşet verici sözler eşliğinde sessizliğe bürünmüştü. Tek duyulan şey meşe ağacındaki rüzgar ve manavın gıcırdayan terazisiydi. Elgar sessizliğini , ve sokağın sessizliğini çığlık atarak bozdu. Ve elindeki cam parçasını çocuğun şakaklarına doğru sapladı. Huzur verici sokak birden bir cenaze evinin kasveti ve tiz , kesik kemanların insan üzerinde yarattığı korku etkisinin renklerine bürünmüştü.

Elgar’ı çok iyi hatırlarım. O dehşet verici bakışları ve sokağı kendi deyimi ile Akrilik kırmızısına boyadığı günü bu nedenle asla unutamam.

Uzun süre Evinden dışarı çıkmadı. Ailesinin yaşadığı eve giren-çıkan kişiler sadece köşeli siyah çantalı doktorlar ve psikologlardı.

Psikologlar Elgar’ın Ailesine resim yapmasının ona iyi geleceğini,bunu kısıtlamamalarını ancak Elgar’ın onlara takıntılı halde anlattığı rengi "Kırmızı"'yı kullanmasını yasaklamaları gerektiğini söylediler.

Kapının önüne kadar gelen kolilerde umut verici renkler vardı hep. En kaliteli boyalar rengarenkti. Ancak kırmızı yoktu.

Annesi odasına girdiği zaman boş bir tuvale anlamsızca bakarken buluyordu Elgar’ı o resme tutkulu çocuk şimdilerde beyaz zeminlere gözünü dikip susuyordu. Ama Elgar’ın sessizliği bozmak gibi bir özelliği vardı ve buna kimse engel olamıyordu.

Bir ekim gecesinde Elgar’ın o korkunç çığlıkları ve gözyaşları ile sarsıldı yine o sessiz sokak. Yatağının yanından çıkan küçük sivri metal parçası ile sol koluna birsürü kesik atmıştı Elgar. Oluk oluk kan akıyordu kollarından. Ağlıyor , Bağırıyor ve bir yandan da fırça darbaleri ile Odasındaki boş tuvalleri boyuyordu. Sol kolu yeni resim paleti , Akrilik kırmızı renkli kanı ise en pahalı en kıymetli boyasıydı o gece. Tüm şehir korku ile sustu , Elgar ise sanatını konuşturdu. Bütün gün boş duran beyaz tuvaller o saatlerde Elgar’ın kanındaki kızgınlık ve canlılık ile adeta feryat ediyordu. Ailesinin değşet dolu bakıişları içerisinde gülümseyerek kendini geriye hızla atarak bıraktı. Çok fazla boya harcamıştı o gece.

Sokağa , Şehre ve insanlara derin sessizliklerini geriverdi Elgar. Ama biliyorduk ki bu güzel sessizlik melodisi çok uzun sürmeyecekti. Çünkü Elgar hakkında emin olduğum birşey varsa “Sessizliği sevmediği” gerçeğiydi.

Boş tuvaller yine gecenin koyu siyahı ve kanın Akrilik kırmızısı ile boyanacaktı.

Bu haber toplam 527 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mazbatayı aldı göreve başladı17 Nisan 2014 Perşembe 17:49
  • Alibeyköy Barajının İlginç Detayı06 Mart 2014 Perşembe 18:21
  • 4. Etap’ta tapu hasreti bitiyor12 Şubat 2014 Çarşamba 21:29
  • Bu fırıncılar uslanmaz12 Şubat 2014 Çarşamba 01:52
  • Milli Eğitim, camiasını ödüllendirdi06 Şubat 2014 Perşembe 17:28
  • Edirne Koleji'nde Bilgilendirme Toplantısı20 Ocak 2014 Pazartesi 20:37
  • Ak-Sek Vakfı Eğitime Destek İçin Hazırlıklarına Başladı!18 Ocak 2014 Cumartesi 01:47
  • Deprem afet gönüllülerine eğitim10 Ocak 2014 Cuma 20:55
  • Dere Yatakları Temizleniyor02 Ocak 2014 Perşembe 19:09
  • Çeşme Ildır'da Otel Yangını01 Ocak 2014 Çarşamba 16:19
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim