• BIST 107.673
  • Altın 151,891
  • Dolar 3,7069
  • Euro 4,3562
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 21 °C
  • İzmir : 23 °C

AKP 5 Yılda Neler Yaptı?

21.02.2014 20:51
Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

Ahmet Durmaz / Esenyurt Haber Muhabiri

14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) geçtiğimiz hafta 5. yılını kutladı. Kurulduktan 15 ay sonra tek başına iktidar olma başarısını elde eden AKP, iktidarda olduğu 3.5 yıl içinde aynı başarıyı gösterebildi mi?

   Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan partisinin 5. kuruluş yıldönümü nedeniyle yaptığı konuşmada eğitimden, sağlığa, ekonomiden, siyasete kadar büyük işler yaptıklarını söyledi. Hükümetin diplomatik performansı sayesinde uluslararası alanda da itibarımızın arttığını savundu. Peki bu söylenenlerin ne kadarı gerçek, ne kadarı hayata geçirilebildi, tek başına iktidar olan AKP gerçekten başarılımıydı ?

   AKP’nin yetkili ağızlarına göre, Türkiye büyük atılımlar gerçekleştirdi, ekonomideki kara tablo yerini pembe bir tabloya bıraktı. Ancak, her nedense, bu pembe tablo bir türlü sokağa yansımadı. Cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını da yine, “ekonomi güllük gülistanlık” diyen AKP iktidarı yaptı. 2002 sonunda 219.3 milyar dolar olan iç ve dış borç toplamı, 2006 yılının ilk 6 ayında 139 milyar dolar artarak 358.3 milyar dolara ulaştı. Oran olarak bakıldığında bu dönemde ülkenin iç ve dış borç stoku yüzde 36.8 oranında arttı. Cumhuriyet tarihinde gelmiş geçmiş tüm iktidarların yaptığı toplam borçlanmanın yarısından fazlasını 3,5 yılda AKP yaptı. Böylesine büyük borçlanmaya rağmen üretim, yatırım ve istihdam artışına yönelik  politikalar hayata geçirilemediği gibi, ‘altın yumurtlayan tavuk’ olarak bilinen en önemli kuruluşlar özelleştirme adı altında 2-3 yıllık net kârları tutarında bedellerle satıldı. Yüzde 10’larda olan işsizlik oranı yüzde 12’yi aştı. Gerçek yaşamdaki işsizlik ise çok daha büyük boyutlara ulaştı. Şu an Türkiye'de 18 milyon kişi yoksulluk sınırının altında, 2 milyonu da açlık sınırının altında yaşıyor.

   Sağlık alanında ise tam bir kaos yaşandı. İktidar partisinin, IMF dayatmaları sonucu halkının sağlığı üzerinden tasarrufa gitmesi büyük tepkilere neden oldu. Ömrünün 3’te 2’sini çalışarak geçirmiş emeklilerimiz özel hastanelerle devlet hastaneleri arasında ‘pinpon topuna’ döndüler. Emekli maaşı dışında hiçbir geliri olmayan insanlarımızın kullanmak zorunda oldukları ilaçlar ya listeden çıkartıldı yada kısıtlama getirildi. Devletten parasını alamayan eczaneler iflasın eşiğine geldi bazıları ise kepenk kapattı.

   AKP iktidarına göre, eğitim alanında da reformlar yapılmıştı. Okullarda bedava kitap dağıtmakla övünülürken bir taraftan da  sınırsız kadrolaşma hırsıyla milli eğitimin içi boşaltıldı. Eğitimde başarı oranı giderek düştü. Türkiye ilk kez bu dönemde  ‘sıfırcı öğrenci’ kavramıyla tanıştı. 2006’da OKS’ye giren 798 bin 307 öğrenciden 46 bin 733'ü sıfır puan aldı. Üniversite sınavlarında da durum iç açıcı değildi, 2005 yılında 1977 lise üniversiteye tek bir öğrenci bile sokamadı, 29 bin 300 öğrenci sıfır çekti. 2006 yılında ise, sıfırcı öğrenci sayısı 28 bine ulaştı.  

   Köylünün, çiftçinin durumu malum. Çiftçi, AKP döneminde Cumhuriyet tarihinin en büyük iki mitingini gerçekleştirdi. 2005 yılı Eylül ayında Manisa’da 70 bin çiftçi bir araya gelerek hükümetin tarım politikasını protesto etti. 30 Temmuz 2006’da ise, 80 bin fındık üreticisi meydanlara indi. Fındık ve FİSKOBİRLİK üzerinde akıl almaz oyunlar sergilendi. Çiftçimiz yabancı ülke çiftçisi ile rekabet edemez hale geldi, ürettiğini satamıyor sürekli borçlanıyordu. Tarım ürünlerinde kendi kendine yeten ülke konumundan, yılda 3milyar 500 milyon dolarlık tarım ürünü ithal eder duruma geldik.

   AKP’nin en çok eleştirildiği konuların başında terör olayları geldi. 2002’de Türkiye’de sıfır olan terör yeniden hortladı. Her gün askerimiz-polisimiz ikişer üçer şehit edilmeye başladı. AKP iktidarı döneminde şehitlerimizin sayısı 300’ü aştı. Buna karşın hükümet harekete geçmek için ABD’nin ağzına bakıyor, Türkiye ise, Başbakan Erdoğan’ın ‘sabrının taşacağı’ günü ‘sabırla’ bekliyor. Bu arada her geçen gün mayınlar patlıyor, terör örgütü Mehmetçiği kalleşçe şehit ediyor.  

    Dış politikada görülmedik biçimde itibar kaybına uğradık. Dışişleri Bakanı’nın görevini danışmanlar aracılığıyla yürüten bir ülke olduk. Devlet olma ciddiyetiyle bağdaşmayan olaylarla karşılaştık. İlk defa bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı için, ABD’ye “bu adamı delikten süpürmek yerine kullanın” diyen danışmanlar gördük. Danışmanların kapı arkalarında verdiği sözleri çoğu kez öğrenemedik. Bakanlık bürokratları ve büyükelçiler en önemli görüşmelerde odadan dışarıya çıkartıldı. AB kapısında  ise, ‘şamar oğlanına’ döndük. Kuzey Irak’ta Barzani’nin bile kırmızı çizgileri varken, bizim kırmızı çizgilerimiz ‘delik deşik oldu. AB sevdalısı olarak iktidara gelen AKP, orada aradığını bulamayınca yönünü körfez ülkelerine çevirdi.

   Türkiye’de, ilk kez AKP dönenimde Anayasa ve rejim tartışmaları yaşandı. Cumhuriyetin kazanımları üzerinde sinsice oyunlar oynandı. Yargı ve AİHM kararlarına en sert tepki Başbakan Erdoğan ve bakanlardan geldi. Devleti yönetenler devletin en temel kurumlarıyla sürekli kavga içinde oldular. Ülkenin en saygın, en önemli kurum ve kişileri yıpratılmak istendi. Alışık olmadığımız bu durum karşında gerilim dolu günler yaşadık. Bunların hepsi son 3,5 yıl içinde yaşandı.  

   İşte AKP’nin 5 yılda yaptıkları ve yapamadıkları. Zayıflarla ve başarısızlıklarla dolu bir karne. Böylesine olumsuz bir tabloya imza atan iktidara ‘başarılı’ demek ancak saflık olur…

Bu yazı toplam 579 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014 Esenyurt Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim